WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2254 E.  ,  2024/780 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/211 Esas, 2022/146 Karar
ASIL DAVADA DAVACI
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın reddi, birleşen davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki asıl menfi tespit ve alacak, birleşen itirazın iptali davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından duruşmalı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne dava konusu meblağ 59.955,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında 17.04.2005 tarihli franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile müvekkilinin Mersin ilinde "GİTANE - ..." adı altında cafe - butik faaliyetine başladığını, ismin daha sonra "TZGana ..." olarak değiştirildiğini, davalının her ay en az bir defa müvekkili işyerine geleceğine söz vermesine rağmen, sadece açılışta hazır bulunduğunu ve bir daha uğramadığını, gönderdiği ayıplı mallar ile ilgilenmediğini, müvekkilinin sözleşmenin gerektiği tüm sorumluluklarını hatasız ve eksiksiz yerine getirdiğini, piyasa fiyatları üzerinde şarap faturaları düzenlendiğini, ayrıca davalının sözleşmeye aykırı olarak KDV talebinde bulunduğunu, mallardaki gizli ayıp nedeniyle 3 gün içerisinde malların iade edilemediğini ileri sürerek, müvekkilinin borcu olmadığının tespitini, franchise sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespitini, haksız fesih sonucu müvekkilinin uğradığı zararların tazminini olarak şimdilik 24.000 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

2. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesine istinaden doğan alacaklarının 2006 yılı yaz aylarından itibaren ihtarda bulunulmasına rağmen ödenmediğini, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine dair ihtarname gönderildiğini, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, icra takibine itirazın iptalini, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.09.2015 tarih, 2011/128 E. ve 2015/173 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin feshine asıl davada davacının kusurlu hareketlerinin neden olduğu, sözleşme haksız feshedilmediğinden zararı olsa dahi asıl davada davalının asıl davadaki taleplerden sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada sözleşmeden kaynaklanan birleşen davada davacının alacağının bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle 7.862,08 TL asıl alacak ve temerrüt tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 134,62 TL faizden oluştuğu, takip dolayısıyla birleşen davada davacının davalıdan 7.996,70 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında asıl alacağa itirazın 7.862,08 TL, işlemiş faize yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam 7.996,70 TL alacak üzerinden ve takipte değişken oranda avans faizi uygulanmak suretiyle davamına, fazalaya ilişkin asıl alacağa ve işlemiş faize itirazın iptali talebi ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.06.2017 tarih, 2016/4856 E.ve 2017/3523 K. sayılı kararıyla dosyaya ibraz edilen raporlarda yer alan ihtilaf konusu talepler ve yapılan mali tespitlerin birbiriyle çeliştiği, mahkemece alınan bilirkişi raporları ve ek raporlardaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini karşılıklı talep ve alacakları belirleyen alacak kalemleri ile muhasebe kayıtlarını yeniden değerlendiren raporlardaki aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, sözleşmenin 12.2. maddesinde yer alan sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, franchise verenin sözleşmenin sona ermesini veya kafe-butiğin kapatılmasını takip eden 1 ay içinde envanterdeki tüm ürünleri aksi taraflar arasında kararlaştırılmadıkça, piyasa değerleri üzerinden satmayı kabul ve taahhüt ettiği hükmü nazara alınarak mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı, bu hükmün değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.10.2022 tarih, 2021/211 E. ve 2022/146 K. sayılı kararı ile asıl dava davalısının franchise sözleşmesini feshetmesinde haklı olduğu, feshe davacının kusurlu hareketleriyle neden olduğu sonucuna varıldığı, sözleşme haksız feshedilmediğinden zararı olsa dahi asıl davada davalının sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada takip dosyasında asıl alacağa itirazın 7.862,08 TL, işlemiş faize yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam 7.996,70 TL alacak üzerinden devamı gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2006/10720 sayılı takip dosyasında asıl alacağa itirazın 7.862,08 TL, işlemiş faize yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam 7.996,70 TL alacak üzerinden ve takipte değişken oranda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin asıl alacağa ve işlemiş faize yapılan itirazın iptaline icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin haksız feshedildiğini, delillerinin değerlendirilmediğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 12.2 maddesi gereğince malların davalı tarafından alınması gerektiğini, bu hususun değerlendirilmediğini belirterek asıl davanın reddi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda detaylı inceleme yapılmadığını, ek madde kapsamında mimari projenin 65.000,00 TL olarak kabulünün hatalı olduğunu, ayrıca 16.737,00 TL bedelli fatura yönünden de bilirkişi raporunda hatalı tespit yapıldığını, rapora itirazlarında bu hususları belirtmesine rağmen ek rapor alınmadığını belirterek birleşen dava yönünden kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, taraflar arasında 17.04.2005 tarihinde düzenlenen franchise sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespiti, davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile uğranılan 24.000,00 TL zararın tahsili istemlerine, birleşen dava ise franchise sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Taraflar arasında imzalanan 17.04.2005 tarihli franchise sözleşmesinin 12.2. maddesi "İşbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, franchise veren, sözleşmenin sona ermesini veya kafe butiğin kapatılmasını takip eden 1 ay içinde envanterindeki tüm ürünleri, aksi taraflar arasında kararlaştırılmadıkça, piyasa değerleri üzerinden satmayı kabul ve taahhüt etmiştir" şeklinde düzenlenmiştir. Dairemizin 08.06.2017 tarih, 2016/4856 E. ve 2017/3523 K. sayılı ilamında, sözleşmenin 12.2.maddesine göre davacının envanterindeki ürünlerle ilgili olarak alacak miktarının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmasına ve asıl davada davacı birleşen davada davalı lehine usuli müktesep hak oluşmasına rağmen asıl davada davalı birleşen davada davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle bu madde kapsamındaki taleplerin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece sözleşmenin 12.2. maddesinde belirtilen envanter alacağının asıl dava dilekçesinde hangi kalem adı altında talep edildiği tespit edilerek davacının bu madde kapsamındaki alacak hakkının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilin tüm, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davacı-birleşen davadalıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.