11. Hukuk Dairesi 2022/6567 E. , 2024/783 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/131 Esas, 2022/105 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş, 22.09.2022 tarihli ek karar ile hükümde tavzih yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.02.2024 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacıya yönelik 3 adet senede dayalı kambiyo senedine özgü takip başlatıldığını ancak, dosya ekine sunulan protokole göre, ... İcra Müdürlüğünün 2012/507 E. ve 2011/4342 E. sayılı takip dosyalarında borçlu sıfatını haiz davacının yeğeni ... ... ...'ın borçlarına karşılık senetlerin, bu takip alacaklılarına teslim edildiğini, fakat alacaklıların protokole göre bu takip dosyalarından ve ortaklığın giderilmesi davasından feragat etmesi gerekirken, yargılamaya ve takibe devam edildiğini, taşınmazların satışından elde edilen bedelin de iade edilmediğini, protokol gereklerinin yerine getirilmediğini, dolayısıyla senetlerin de hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle davalının alacaklı sıfatının bulunmadığını, davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek takip konusu 3 adet senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senetlerin teminat senedi olmadığını, davacının yeğeni ... ... ...'ın borçlarına karşılık davacı tarafından imzalanarak davalıya teslim edilen senetler olduğunu, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda tahsil edilen 22.212,08 TL'nin mahsubu ile dava konusu takibe girişildiğini, senetlerin vadesinin protokolden sonra olduğunu, senetlere ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmadığını, mükerrerliğin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2019 tarih, 2017/361 E. ve 2019/217 K. sayılı kararıyla; davacının protokolü ... iradesiyle imzaladığı, ancak protokol gereği davalıya teslim edilen senet bedellerinin davacı tarafından ödenmediği, bu nedenle davalı tarafından senetlere dayalı olarak, ortaklığın giderilmesi davasından tahsil edilen bedelin mahsubu ile kalan tutar bakımından davacıya yönelik takibe girişildiği, davacının iddialarının borcu ortadan kaldırır nitelikte olmadığı, kötü niyet tazminat şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2020 tarih, 2019/1779 E. ve 2020/556 K. sayılı kararıyla; usul ve kanuna uygun olan ilk derece mahkemesine yönelik taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.01.2022 tarih, 2020/5486 E. ve 2022/476 K. sayılı kararıyla yapılan protokolün davacının üçüncü kişinin takip alacaklılarına olan borcunun üstlenilmesine ilişkin olmadığı, davacı tarafından protokol gereği 3 adet senedin davalıya teslim edilmesine rağmen, ortaklığın giderilmesi davasından feragat edilmemesi, takip dosyalarından tahsilat yapılmaya devam edilmesi, sonuç olarak protokol gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile protokol gereklerinin davacı tarafından yerine getirilmesine rağmen, davalı ve dava dışı takip alacaklıları tarafından yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne davacının ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/1179 E. sayılı takip dosyasında takip dayanağı 03.02.2014 tanzim, 15.07.2014 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli senet, 03.02.2014 tanzim, 15.05.2014 vade tarihli 125.000,00 TL bedelli senet, 03.02.2014 tanzim, 28.02.2014 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, 22.09.2022 tarihli ek tavzih kararı ile davaya konu icra dosyasının 2017/1179 E. olduğu, gerekçeli kararın hüküm aşamasına kadar tüm safhalarında bu esasın yazılarak tanımlandığı ancak hükmün 1 numaralı maddesinde sehven 2011/1179 E. yazıldığı gerekçesi ile hüküm fıkrasının tavzihine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek tavzih kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tavzih kararı ile düzeltilemeyecek bir hususun düzeltildiğini, bunun bozma sebebi sayılması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan protokolün üçüncü kişinin borcunu üstlenme niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından düzenlenerek davalıya teslim edilen 3 adet senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 nci madde.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 196 ncı madde.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!