WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4776 E.  ,  2024/981 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ
:
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
TARİHİ
:
14.04.2022
SAYISI
:
2020/1144 Esas, 2022/530 Karar
DAVACI
:
... Bankası A.Ş. vekili Avukat
...
DAVALILAR
:
1.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... ...
2.AVD Teknolojik Çözümler San ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
:

HÜKÜM
:
Esastan ret
TEMYİZ EDEN
:
Davacı vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ
:
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ
:

SAYISI
:
2018/270 E., 2019/119 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/50885, 2017/40744, 2016/97422, 2016/97420, 2016/40081, 2016/40076, 2016/40069, 2016/30847, 2016/30828, 2015/111105, 2012/05723, 2012/05724, 2005/03788, 2000/20658, 2000/16284, 2000/10404, 2007/36555, 2007/36554, 2000/10408 sayılı ve "garanti plus+şekil", "garanti robo advisor", "paragaranti", "paragaranti", "igaranti", "garanti 1", "garantione", "garanti", "garanti", "garanti", "i-garanti", "i-garanti", "garanti.net", "garanti bonus", "garanticard", "garanti", "garanti teknoloji+şekil", "garanti technology+şekil", "www.garanti.com.tr" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “artı garanti+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere TÜRKPATENT nezdinde yaptığı başvurusuna müvekkilinin itirazları sonucu 36. sınıftaki “Sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri” hizmetlerinin çıkartılarak sair itirazlarının reddedildiğini, ancak müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanılacağını, başvurunun müvekkilin markasının tanınırlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2018-M-4419 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; iltibas tehlikesinin 36. sınıf “Sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler, gayrimenkul komsiyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri” yönünden oluştuğunu, söz konusu hizmetlerin davalının marka başvurusundan çıkarıldığını; diğer emtialar yönünden iltibas tehlikesi ve diğer itiraz koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını; yerleşik içtihatlara göre bir markanın ayırt edici niteliğinin zayıf olması halinde karıştırılma ihtimalinin zayıf olduğunun kabulü gerektiğini, davacı markasının 37. ve 42. sınıflarda tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı yada benzer olması gerektiği; dava konusu başvurunun “artı garanti+şekil” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 36, 37, 42. sınıftaki -kararda sayılı- mal ve hizmetlerinin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "garanti plus+şekil", "garanti robo advisor", "paragaranti", "paragaranti", "igaranti", "garanti 1", "garantione", "garanti", "garanti", "garanti", "i-garanti", "i-garanti", "garanti.net", "garanti bonus", "garanticard", "garanti", "garanti teknoloji+şekil", "garanti technology+şekil", "www.garanti.com.tr" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 01 - 45. mal ve hizmetlerin yer aldığı, buna göre başvuru kapsamındaki çekişmeli 37, 42. sınıftaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, davacı markalarında esas unsurun "garanti" ibaresi olduğu, ayırt ediciliğinin düşük olması sebebiyle benzerlik değerlendirmesinin Türkiye'nin de uygulamayı kabul ettiği European Union Intellectual Property Office (EUIPO) (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi) ve ... üyesi ülkelerin kamuoyuna duyurdukları “Ayırt Ediciliği Olmayan veya Zayıf Bileşenlerin Karıştırılma İhtimaline Etkisi”ne ilişkin Ortak Bildirge doğrultusunda yapılması gerektiği, markaların ortak olarak içerdikleri unsurun ayırt edici niteliğinin bulunmaması halinde ortak olmayan unsurların benzerlikleri, farklılıkları ve ayırt edici niteliklerinin dikkate alınacağı, dava konusu marka başvurusunda yer ... “artı” ibaresinin, markadaki “garanti” ibaresi ile birlikte değerlendirildiğinde herhangi bir şekilde öne çıkmadığı ya da geride kalmadığı, anlamsal olarak “garanti”yi pekiştirme gibi bir çağrışım yapacak olsa da markaların bütünsel olarak değerlendirilmesine ilişkin ilke karşısında; dava konusu marka başvurusunun ayırt ediciliği zayıf “garanti” ibaresi ile birlikte kullanılan “artı” biçimindeki sözcük unsurunun, başvuru markasındaki sözcük unsurlarının birlikte esas unsur oluşturmaları karşısında bütünsel olarak ilgili tüketici nazarında birbirlerinden farklılaştığı, davacı markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olmasının, dava konusu marka başvurusunda bu unsurdan başkaca bir unsura markanın esas unsuruna ilişkin bir parça olarak yer verilmiş olması karşısında markaların farklılaşması nedeniyle aralarında benzerlik ve iltibas oluşmayacağı, bu farklılıklardan dolayı davacını finans sektörü ile sınırlı tanınmışlığından kaynaklı bir tescil engelinin olmadığı, mevcut delillere göre davalı şirketin kötü niyetli olmadığı, davacının ticaret unvanı ile marka başvurusunun farklı olmaları nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduklarını ve bu benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açacağını, tanınmışlık iddialarının değerlendirme dışı bırakılmasının hatalı olduğunu, davalı şirketin faaliyetleri ve YİDK kararının gerekçesinde "garanti" işaretinin ayırt edici gücünün zayıf olduğunun kabul edildiği göz önüne alındığında, dava konusu "artı garanti" işaretinin 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri hükümleri kapsamında marka olabilecek bir işaret olarak kabul edilmemesi gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin "garanti" markası gibi kullanım sonucu ayırt edicilik de kazanmadığını, "artı garanti" işaretinin marka olarak tesciline izin verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "artı garanti+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "garanti" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, işbu dava açısından emsal alınabilecek nitelikteki 27.10.2020 tarihli ve 2020/554 E., 2020/4475 K., 08.03.2021 tarihli ve 2020/1683 E., 2021/2144 K. sayılı ilamlarında, davacı markalarının asli unsurlarını oluşturan "garanti" ibaresinin, mal ve hizmetlerin kalitesini ve hizmetin standardını göstermesi açısından tanımlayıcı bir ibare olduğunun, ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek ve bu sebeple kullanımı bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden bulunduğunun açıklandığı, bu nedenle anılan ibarenin markalarda ortak yer almasının markalar arasında karıştırılmaya yol açmayacağı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacı vekilinin tanınmışlığa dayalı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yalnızca "garanti" ibaresinden oluşmayıp, şekil ve başkaca kelime unsuru içerdiğinden 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesi kapsamında bir mutlak tescil engelinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddi kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,

2. 6769 sayılı Kanun'un 5, 6 ncı maddeleri,

3. EUIPO, Ayırt Ediciliği Olmayan veya Zayıf Bileşenlerin Karıştırılma İhtimaline Etkisi”ne ilişkin Ortak Bildirge

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.