WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4763 E.  ,  2024/842 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1009 Esas, 2022/283 Karar
DAVALILAR : 1-Sistem Patent A.Ş. vekili Avukat ...
2-Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili
Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/201 E., 2019/7 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “İZMİR DANIŞMANLIK” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet 2014/31460 sayılı "İZMİR PATENT" ibareli markası arasında iltibas bulunduğunu, sektördeki kullanımlar ve kullanıcıların algılaması dikkate alındığında marka, patent ve tasarım tescili, başvurusu ve danışmanlık hizmetleri veren şahıs ve firmalarca ilave “PATENT” ve “DANIŞMANLIK” eklerinin birbirinin yerine sıklıkla ikame edilmesi nedeniyle markaların bütünü itibariyle kavramsal olarak benzer olduğunu, markaların birbirinin devamı serisi ve/veya bir başka versiyonu olarak algılanması nedeniyle iltibas tehlikesinin oldukça yüksek bulunduğunu, davalı Şirketin marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalı Şirkete, müvekkili adına tescilli toplam 20 markaya tecavüz niteliğindeki 65 adet web sayfası kullanımı nedeniyle ihtarname gönderilmesinden sonra hem olası dava ve yaptırımlarından korunmak hem de tecavüzlerin devamını sağlamak amacıyla dava konusu başvuru haricinde de müvekkili markları ile iltibas teşkil eden marka başvurularında bulunduğunu, davalının seçebileceği onlarca ibare mevcutken fikri ve sınai mülkiyet hakları alanında danışmanlık hizmeti verdiği de göz önünde bulundurulduğunda bilerek kötüniyetli bir şekilde “İZMİR PATENT”, “İZMİR OSGB” ve “İZMİR WEB TASARIM” ibareli ve dava konusu markayı kullanmak istediğinin açık olduğunu, taraflara ait emtia listelerinin aynı ve benzer bulunduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2017-M-2230 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacı markası arasında anlam fonetik, yazılış ve şekil itibariyle bir benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında ortak olan "İZMİR" ibaresinin coğrafi bir yer adı olduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğünün aynı davada istenemeyeceğini, hükümsüzlük istemi bakımından İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu markanın dava tarihinden önce tescil edildiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince davalının yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle hükümsüzlük talebi yönünden tefrik kararı verildiği, YİDK kararının iptali istemi yönünden de dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında görsel özellikleri ve teleffuzları ve yarattıkları kavramsal çağrışımlar yönünden benzerlik bulunmadığı, markalarda ortak unsur İzmir ibaresinin coğrafi yer adı olup herkesin kullanımına açık ve ... başına kimsenin tekeline verilemeyecek işaretlerden olduğu, zayıf markalarla ilgili olarak iltibas tehlikesinin önlenebilmesi için tescili istenilen markada ufak bazı değişikliklerin yapılmasının yeterli bulunduğu, davacı ve davalı markalarında yer ... farklılıklar ve farklı ekler nedeniyle markalarda farklı algı oluştuğu, bütün olarak bıraktığı genel izlenimin farklı bulunması nedeniyle davacı markaları ile davalı markasının birbirinin serisi olarak algılanma riskinin söz konusu olmadığı, bu nedenle taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, başvurunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece çekişmeye konu coğrafi yer adı ve aynı hizmetin aynı neviden kombin edilen markalar, birebir aynı olmadıkça aralarında iltibas tehlikesi olmayacağı yönündeki kabulünün hukuka aykırı olduğu gibi Anayasa ile korunan mülkiyet hakkının da ihlali niteliğinde bulunduğunu, her iki taraf markalarında ortak bulunan il isimlerine ilave edilen "Patent” ve "Danışmanlık" ibarelerinin 45. sınıftaki hizmetler yönünden birbiriyle bağlantılı, ilişkili ve birbirinin yerine ikame edilen sözcükler olduğunu, markada yer ... ibarelerin ... ... değil de bütünün yarattığı genel izlenim, yani "İzmir Patent" ile "İzmir Danışmanlık" ibarelerinin bütünü dikkate alındığında, markalar arasında görsel benzerlik bulunduğunu, her iki tarafın ... senelerdir patent firmaları olarak faaliyet gösterdiğini dolayısıyla markaların marka, patent, faydalı model, tasarım tescil vb. fikri ve sınai mülkiyet hakları alanında danışmanlık hizmetlerinde kullandıklarını, 'Patent', 'Danışmanlık', 'Marka Tescil', 'Faydalı Model', 'Tasarım Tescil' ibarelerinin, 45. sınıf kapsamındaki "sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri " kapsamında olduğunu, sıklıkla ilgili sektörde birbirinin yerine ikame edildiklerini, genel halk kitlesinin markaların bütününü gördüklerinde sınai haklar alanında danışmanlık ve tescil hizmeti verdiklerini algılayacağının açık ve net olmasına rağmen Mahkemenin markalar arasında iltibas bulunmadığı yönündeki kabulünün hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme kararının Yargıtayın benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararlara da aykırı bulunduğunu, davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin "İzmir Danışmanlık" ibarelerinden oluşan marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet 2014/31460, 2014/41316 sayılı "İZMİR PATENT" ve "İZMİR WEB TASARIM" ibareli markaları karşılaştırıldığında, markalarda bulunulan coğrafi yer adının herkesin kullanımına açık bulunduğu, davacı markalarında yer ... diğer ibarelerinin de markanın üzerinde kullanılacağı bir takım hizmeti ifade ettiği, genel izlenim itibariyle ortalama tüketici nazarında bütün olarak yapılan incelemede tarafların markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma riskinin bulunmadığı, nitekim davalı Şirketin benzer nitelikteki "... Danışmalık" ibareli başvurusu ile davacının " "... PATENT", "... WEB TASARIM+şekil" ve "... OSGB" ibareli markaları arasında benzerlik bulunmadığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.01.2020 tarih, 2019/1754 E., 2020/74 K. sayılı ilamıyla kabul edildiği, diğer taraftan kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.