11. Hukuk Dairesi 2022/4756 E. , 2024/732 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/878 Esas, 2022/359 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/963 E., 2019/605 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında web sayfası tasarımına ilişkin şifahi sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşme ile üstlendiği işi tam ve gereği gibi ifa ettiğini ve davalıya ödenmesi gereken miktarı içerir faturayı gönderdiklerini, davalının geçen süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturaların tarafların ticari defterlerine işlendiğini, davalıya borcun ödenmesi için defaatle talepte bulunulmasına rağmen taleplerinin cevapsız kaldığını ve davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin takipte belirtilen 30.11.2017 tarihli faturadan kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığı ve bu nedenle borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini, icra takip dosyasında borcun dayanağı olarak gösterilen 30.11.2017 tarihli fatura icra dosyasında yer almadığı gibi taraflarına da ödeme emri ekinde söz konusu faturanın gönderilmediğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi müvekkil ile davacı arasında bir web sayfası tasarım sözleşmesi bulunmadığını, takip dayanağı olarak belirtilen 30.11.2017 tarih ve 288.862,68 TL bedelli faturaya takip tarihine kadar faiz işletilmesi hukuken olanaklı olmadığı gibi talep edilen faiz oranın da yerinde olmadığını savunarak davanın reddine ,asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı yanın tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında mal satışına dayalı bir ticari ilişkinin olduğu, ancak taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir anlaşma ve/veya cari hesap sözleşmesi olmadığı, davacının cari hesap alacağını tahsil edememesi üzerine 26.09.2018 tarihinde, ödenmeyen fatura alacağını dayanak göstererek davalı aleyhine icra takibine geçtiği, davacının ibraz ettiği yasal ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu,davacının dava konusu alacağını teşkil eden davalı yana tanzim etmiş olduğu faturaları yasal ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydettiği, davacının yasal ticari defterlerine göre, takip tarihi (26.09.2018) ve dava tarihi (10.10.2018) itibariyle davalıdan 288.862,68 TL cari hesap alacağının olduğu, davalının aleyhine olan ticari defter ve belgelere göre takip tarihi itibariyle davacıya 224.893,37 TL borçlu olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle malların davalıya teslim olgusunun ihtilafsız olduğu, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda davacının, davalıya verdiği 25.000,00 TL'lik çekten dolayı da alacaklı olduğu ve bunun davacı alacağına yazılması gerektiği belirtilmiş ise de, söz konusu çekten kaynaklı alacağın icra takibine konu edilmediği, bu nedenle davacı alacağı içerisinde değerlendirilemeyeceği, kaldı ki çekin bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilebileceği aksinin davacı tarafından ispat edilemediği, ödeme emrine alacaklı olunan tüm faturuların tek tek yazılmaması, takip konusu yapılan faturaların ödeme emrine eklenip icra dosyasına sunulması karşısında sonuca etkili olmadığı, neticeten davacının takibe konu faturalardan kaynaklı olarak davalıdan olan bakiye alacağının takip ve dava tarihi itibariyle 263.862,68 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün 2018/17487 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve belirli bir vade de olmadığından, takip tarihi itibariyle davacının işlemiş faiz alacağının bulunmadığı, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibinin cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde temel ilişki olarak önce taraflar arasında şifahi web sayfası tasarım sözleşmesi bulunduğunu iddia ettiğini, oysa taraflar arasında böyle bir sözleşme ve 30.11.2017 tarihli 288.862,68 TL bedelli fatura bulunmadığını, icra takip dosyasında zikredilen borcun dayanağının 30.11.2017 tarihli fatura icra dosyasında yer almadığı gibi ödeme emri ekinde söz konusu fatura gönderilmediğini, Mahkeme dosyasında da bu yönde sunulu fatura bulunmadığını, gerçekte var olmayan bir faturaya dayalı talepte bulunduklarını, takip talebinde ve gerekse de ödeme emrinde borcun sebebi olarak 30.11.2017 tarihli fatura belirtilmiş olup fatura bedeli olarak 288.862,68 TL ve 32.164,89 TL faiz olmak üzere toplam 321.027,57 TL talep edildiğini,
dava aşamasında ise bu kez icra takibinde zikredilmeyen/icra takibine konu edilmeyen bir takım faturaları icra dosyası ve icra takibinin devamı niteliğindeki itirazın iptali davasına dahil etmeye çalıştığını, takip hukukunun şekli hukuk olup bu esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini, itirazın iptali davasının amacı itiraz sonucu duran takibin devamını sağlamak olduğu gibi takip talebi ve ödeme emri ile bağlılık olduğunu, Mahkemenin ödeme emrine ödenmeyen faturaların eklenmiş olduğu şeklindeki değerlendirmesinin tamamen afaki ve temelsiz olduğunu, istinaf dilekçe ekinde takip talebi-ödeme emri-itiraz dilekçesi-ödeme emri tebligat zarfını sunduklarını ve ne takip talebi ve ödeme emrinde ne de tabligat zarfında faturalara ilişkin bir kayıt yer almadığını, bu nedenle Yerel Mahkemenin faturaların ödeme emrine eklendiğini dile getirmesinin maddi gerçeklerle örtüşmediğini, 26.03.2019 tarihli bilirkişi raporundaki hukuki değerlendirmelerine ve taraflar arasında temel ilişkiye dair tespitlerine katılmadıklarını, ek rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, müvekkili şirketin davacı yandan söz konusu faturalara konu herhangi bir mal veya hizmet almadığını, davacının ticari defterlerine üstünlük tanınarak hüküm tesis edildiğini, davacı defterlerinde 288.863,21 TL davalı defterlerinde 224.893,37 TL borç görünürken davacı defter kayıtlarına itibar edilerek hüküm tesisinin hatalı olduğunu, gerçekte var olmayan bir faturaya dayanılarak açılan icra takibine yapılan itirazın cezalandırılması düşünülemeyeceğinden aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu, reddedilen kısım üzerinden haksız takip tazminatına hükmedilmesi gerekirken, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!