WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4690 E.  ,  2024/841 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1138 Esas, 2022/525 Karar
vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1....
2.... (TÜRKPATENT) vekili
Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/67 E., 2017/333 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, ticaret unvanının ayırıcı unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğunu, davalı Şirketin "... ŞAHİNLER GIDA PEYNİRCİM ... Peynir Peynircimden alınır+ŞEKİL" ibareli, 29 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2016/13428 tescilli başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." esas unsurlu markaların ... hak sahibi olduğunu ve bu markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen kullanıldığı gibi şekil unsurları arasında da benzerlik olduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, bunun yanında müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının ayırt edici kısmını teşkil ettiğini ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin beşinci fıkrası karşısında dava konusu başvurunun tescil edilemeyeceğini, davalı Şirketin marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-12406 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının markalarının "..." ibareli olduğu, davalının başvurusunun ise "... ŞAHİNLER GIDA PEYNİRCİM ... Peynir Peynircimden alınır+ŞEKİL" ibareli bulunduğu, başvuruda "..." ibaresinin değil, "... ŞAHİNLER GIDA PEYNİRCİM ... Peynir Peynircimden alınır+ŞEKİL" ibaresinin kullanıldığı, davalının "ŞAHİNLER GIDA" ayırıcı ekini taşıyan ticaret unvanın, davacı tescillerinden de önce 1995 yılı başında tescil edildiği, başvuru kapsamındaki ürün ve hizmetlerin bir kısmının davacının markalarında yer aldığı, başvuru konusu işaretin özgünlük bakımından davacı markasından farklı olarak bir yaratıcılık içerdiği, başvuru konusu işaretin asıl ve ayırt edici unsurunun "..." değil, "... ŞAHİNLER GIDA PEYNİRCİM ... Peynir Peynircimden alınır+ŞEKİL" ibaresinden oluştuğu, ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak yapılan gözlemde, başvuru konusu işaretin, görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intibaı itibariyle davacının ... ibareli markası ile benzer olmadığı, bu marka ve işaret ile sunulan 29 ve 35. sınıftaki ürün ve hizmetlerin idari ve ekonomik olarak bağlantılı şirketler tarafından verildiği şeklinde herhangi bir ilişkilendirme kurulmayacağı, davacının ... ibareli ... biçimli markasının et ve et ürünleri bakımından belli bir bilinirliğinin olduğu, ancak tanınmış markanın da kendisine iltibas yaratacak derecede benzer olan markalara karşı korunabileceği, yargılama konusu işaretin davacı markalarından farklı olduğundan bunun sonuca etkisinin bulunmadığı, davacının ticaret unvanı tescili bakımından da aynı sonuca ulaşılmasının gerektiği, başvurunun kötü niyetli olduğunu gösteren bir emare bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, dava konusu markaların incelenmesinin teknik bilgi gerektirip bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken dosyada bilirkişi incelemesi yapılmadan ilk celselerde karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, YİDK kararına konu 2016/13428 başvuru numaralı "... ŞAHİNLER GIDA PEYNİRCİM ...+şekil" markasının, müvekkili adına tescilli "..." unsurlu markalar ile aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, markalar arasındaki benzerlik incelemesinde dikkate alınacak kısmın markada yer ... "şahinler" ibaresi olduğunu, müvekkili markalarının da esas ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, buna göre itiraza konu marka ile müvekkili markaları kıyaslandığında, müvekkili şirketin tescilli markalarında esas ve asli unsur olarak yer ... "..." ibaresinin itiraza konu markada aynen yer aldığını, benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınacak kısımların da bu kısımlar olduğunu, bunun yanında markanın bir bütün halinde incelendiğinde müvekkili marka ailesinden geliyor izlenimi yarattığını, "... ŞAHİNLER GIDA EYNİRCİM ... + Şekil" markasının, müvekkili markasının esas unsurunu birebir ihtiva etmesinin yanında, dairesel şekil ve ... figürü teması altında müvekkili markaları ile karıştırılabilecek derecede benzerlik ihtiva ettiğini, 556 sayılı KHK ve 6769 sayılı Sinaı Mülkiyet Kanunu uyarınca tanınmış olan müvekkili markasının mal ve hizmet sınıfı gözetmeden korunması gerektiğini, dava konusu markanın tescili halinde başvuru sahibinin; müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını, itiraz konusu markanın tescili halinde müvekkilinin markalarının itibarının ve ayırt edici niteliğinin zarar göreceğini, her ne kadar Yerel Mahkeme davalı şirketin kötü niyetli olduğuna dair herhangi somut veri bulunmadığını belirtmişse de başvuru sahibinin "..." ibaresini kullanmakta iyi niyetli olduğunun da düşünülemeyeceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ŞAHİNLER GIDA PEYNİRCİM ... Peynir Peynircimden alınır+ŞEKİL" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuruda "..." ibaresi öne çıkarılmadığı gibi tertip tarzı itibariyle dava konusu başvuruda ilk bakışta dikkati çeken unsurun "PEYNİRCİM ..." ibaresi olduğu, "ŞAHİNLER" ibaresinin ise davalı Şirketin ticaret unvanına vurgu yaptığı, markalarda yer ... şekil unsurlarının da benzer olmadıkları, bu itibarla davacının markalar arasında iltibas olduğu yönündeki iddiasının yerinde bulunmadığı, bunun dışında marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından ve 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen hallerin gerçekleşeceği ispat edilmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmalarının da bir tescil engeli oluşturmayacağı, yine işaretler arasında benzerlik olmadığından davacının ticaret unvanına dayalı iddiasının da yerinde olmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.