11. Hukuk Dairesi 2022/4586 E. , 2024/799 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/697 Esas, 2022/1032 Karar
vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/60 E., 2021/180 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Avanos Kapadokya Otelcilik ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden anılan şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin geri ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek asıl borçlu şirket ile kefillere ihtarname ve eki hesap özetinin tebliğ edildiğini, ihtarnamede belirtilen sürede kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını,davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptalini, davalı aleyhine % 20'den ... olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı Avanos Kapadokya Otelcilik Tur. San. Tic. Ltd. Şti arasında 28.10.2013 tarihli kredi genel sözleşmesinin düzenlendiği, anılan sözleşmeyi davalıların aynı tarihte müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davalıların kefaletinin hukuken gerekli şartları taşıdığı ve geçerli olduğu, davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu şirket arasında bila tarihli yeniden yapılandırma protokolü imzalandığı, protokolde davalıların imzasının ve kefaletlerinin bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki kredi genel sözleşmesinin bir cari hesap kredisi olduğu, yeniden yapılandırma kredisinin de sözleşmenin 3/f bendinde sayılan kredilerden olduğu değerlendirildiğinden davalıların yeniden yapılandırma kredisine kefil olduklarının kabulü gerektiği, ayrıca davalıların 10.11.2020 tarihli celsede borcun tamamına değil, sadece faizine itiraz ettiklerini beyan ettikleri, davalılar öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesini, borcu karşılanamaması halinde kendilerine başvurulmasını talep etmişlerse de 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 ... maddesinin kefiller hakkında uygulanamayacağı, ancak kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise haklarında öncelikle anılan Kanun'un 45 ... maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğu bulunulduğu, genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalıların kredi asıl borçlusu olmadığı gibi ipotek veren de olmadığı, bu durum karşısında bankanın davalılar aleyhine tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla takip yapmasında hukuken engel bulunmadığı, borcun varlığının ve miktarının icra takip tarihi itibari ile tespit edilmesi için bilirkişiden rapor aldırıldığı ve hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin toplam 522.787,99 TL üzerinden devamına, yasal şartları oluştuğundan 522.787,99 TL'nin %20'si oranındaki 104.557,60 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, eski borca kefil olanların yenilenen kredi borcuna da ayrıca kefil olarak imza atmaları gerektiğini, aksi halde kefillerin yapılandırılmış ... kredi sözleşmelerinden kefil olarak sorumlu tutulmalarının mümkün olamayacağını, Hakimin res'en kefaletin geçerli bir şekilde vücut bulup bulmadığını araştırmak zorunda olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinin sonucunun bekletici mesele yapılmadan davanın kabulüne karar verildiğini, bu durumun tahsilde tekerrüre neden olacağını, yasal şartları oluşmadan %20 icra inkar tazminatına karar verilmeyeceğini, bilirkişi raporunun ilgili bölümünde tecdit (yenileme) nedeniyle kefaletin geçersizliği tespit edilmesine karşın bilirkişilerce hasaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından 28.10.2013 tarihli kredi sözleşmesinin ilgili hükümlerindeki faiz oranı tespiti yapılmadan sözleşmenin cari hesap sözleşmesi olduğunun tespitine dayanarak faiz hesaplandığını, ticari işlerdeki faiz serbestiyeti ilkesinin yanlış yorumlandığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların kefili oldukları 28.10.2013 tarihli kredinin 2019 yılında yapılandırıldığı, aldırılan bilirkişi raporuna göre 2013 tarihli kredi sözleşmesinin cari hesap kredisi olduğu ve bu yönüyle yeniden yapılandırma kredisinin de sözleşmenin 3/f bendinde sayılan kredilerden olması nedeniyle davalıların yapılandırılan krediye de kefil olduklarının tespit edildiği, diğer taraftan davalıların 10.11.2020 tarihli celsede borcun tamamına değil sadece faizine itiraz ettikleri de dikkate alındığında yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit, hesaplama ve sair değerlendirmelerin dosya içeriğine ve yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekraren usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2.Katılma yoluyla davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de söz konusu alacak kalemlerinin toplanmasında hata edildiğini, alacak kalemlerinin toplamının 532.237,79 TL yaptığını, mahkeme kararındaki maddi hatanın bu şekilde düzeltilerek kararın onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Gerekçeli kararın hüküm kısmındaki % 5 BSMV'den kaynaklanan toplama hatasının maddi hata olarak İlk Derece Mahkemesince her zaman düzeltilebilecek bir husus olduğu anlaşıldığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!