11. Hukuk Dairesi 2022/4574 E. , 2024/778 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1210 E., 2022/1174 K.
DAVALILAR : 1.... ...
2.Deka Petrol Ürünleri Nak. Tur. İnş. Mağ. İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.
3.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/767 E., 2022/222 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile asıl kredi borçlusu ... ... arasında 05.06.2018 tarihli 10.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kefalet limitinin 13.300.000,00 TL olduğunu, sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, davalılarca borcun ödenmediğini, bunun üzerine Ankara İcra Dairesi'nde icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2020/2674 E. sayılı dosyası üzerinden yeniden ödeme emri çıkarıldığını, davalı borçlular tarafından borca itiraz edildiğini ileri sürerek itirazlarının iptaline ve takibin devamına, %20'den ... olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davaya konu edilen krediye kefil olmadığını, bu nedenle takip konusu kredi nedeniyle herhangi bir borçlarının bulunmadığını, takibin iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, kefalet sözleşmesinde kefaletin önceki borçları kapsamadığının açıkça belirtildiğini, takibe konu borcun hangi kredilerden kaynaklandığının açıklığa kavuşturulmasının zorunlu olduğunu, bu hususun belli olmayıp, yargılamayı gerektiren bir konuda doğrudan icra takibi yapılmasının açıkça kanuna aykırı ve haksız olduğunu, ödeme emrinde talep edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep edilen faiz oranının belirtilmediğini, bundan böyle alacak için faiz talep edilmesine muvafakatlerinin olmadığını, takip tarihine kadar işletilen faiz oranının ise haksız ve fahiş olduğunu, kredi borcuna karşılık yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini ileri sürerek davanın reddi ile takibin iptaline karar verilmesini, kabul etmemekle beraber takibin likit bir alacağa ilişkin olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin ve davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine dayanak yapılan takip talebi ile takip borçlularına çıkarılan ödeme emrinin içerik olarak birbirinden farklı olduğu, geçerli bir ilamsız icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği, geçerli bir takip bulunmadığı, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunu gösterir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, kötü niyet tazminatı isteminin koşulları bulunmadığı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ödeme emrinin şekil unsurlarının varlığını inceleme ve takdir etme yetkisi bulunmadığını, borçlunun da bu yönde bir icra şikayeti de olmadığını, dolayısı ile resen Yerel Mahkemenin ödeme emrindeki unsurları inceleyerek davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka uygun bulunmadığı, bunun üstüne kusur atfeder şekilde arabuluculuk ücreti ve vekalet ücreti tahmilinin kesinlikle haksız ve kaldırılmaya muhtaç olduğunu, ödeme emrinin takip talebine uygunluğunu icra hukuk mahkemeleri tarafından incelenebileceğini, ödeme emri hazırlanmasının sorumluluğunun kendilerine bırakılamayacağını, yerel mahkemece, tesis edilen bu karar ile hukuki yarar ve usul ekonomisi prensipleri de göz ardı edilerek aleyhe bir hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisinin de ortada geçerli bir icra takibinin bulunması olduğu, geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamayacağı, bu hususun dava şartı olup, mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, dayanak takip talebi ile takip borçlularına çıkartılan ödeme emrinin talep edilen faiz ve BSMV kalemleri yönünden birbirinden farklı olduğu, bu halde geçerli bir ilamsız icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!