WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4319 E.  ,  2024/866 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/753 Esas 2022/491 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/127 Esas-2018/1262 Karar

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde cari hesaptan bakiye alacağı olduğunu, bu alacağın 21.11.2008 tarihli 53.218,19 USD,18.12.2008 tarihli 24.283,80 USD ve 22.01.2009 tarihli 4.667,04 USD bedelli kit ve test cihazı faturalarından kaynaklanan 01.05.2013 tarihine kadar olan kur farkı alacağı olduğunu, üç fatura bedelinin 76.534,71 USD ve 137.402,76 TL olarak karşılıklı anlaşma ile sabitlendiğini, bu konuda taraflar arasında yapılan anlaşmanın 13.10.2015 tarihli mutabakata bağlandığını ve davalı tarafından da kaşelenip imzalanarak kabul edildiğini ancak ödenmediğini belirterek alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının haksız itirazının iptaline takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, distribütörlüğünü yaptığı dönemde, ilgili cihazların sarf malzemesi karşılığı çeşitli hastanelere konsinye olarak verildiği, daha sonra varılan mutabakat çerçevesinde davacı tarafından yürütülen sarf malzemesi satışlarına ilişkin hizmet bedellerinin davacı şirkete fatura edildiği ve müvekkilinin borcuna mahsup edildiğini, davacı şirketin 2012 yılı itibarıyla müvekkili şirketin hizmet bedeli komisyon faturalarını durdurmasına rağmen sarf malzemesi satışlarına devam ettiğini, bu nedenle bedelleri müvekkili tarafından ödenen ve hastanelere satış yapılabilmesi için konsinye bırakılmış cihazlar için 2012 yılından bu yana hangi firma tarafından sarf malzemesi temini yapıldığının ve halen yerinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyorsa hangi firma tarafından geri alınmış olduğunun ekli listede gösterilen hastanelerden sorularak tespitinden sonra borç ve alacaklılık durumunun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ticari ilişki olduğu yönünde bir husumet olmadığı, davalı tarafın takibe konu faturaların cihazlar ile ilgili olduğunu beyan etmiş ise de yapılan defter incelemesi neticesinde faturaların cihaz faturası olmadığı; kit ve test faturası olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davalının cihazlar hakkında ilgili hastanelere müzekkere yazılması talebinin yerinde görülmediği, taraflar arasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 92 nci maddesi anlamında yazılı, imzalı ve kaşeli bir mutabakat mevcut olup, defter incelemesi neticesinde icra takibine konu borcun mevcut olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle faiz alacağı dışındaki asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; satın alınan kan gazı ölçüm cihazlarının sarf malzemesi satışları karşılığı çeşitli hastanelere geçici konsinye olarak bırakıldığı, belirli bir süre sonra davacıyla varılan anlaşma çerçevesinde sarf malzemesi satışlarını da doğrudan davacının yürütmeye başladığı, buna ilişkin hizmet bedellerinin müvekkili tarafından davacı şirkete fatura edilerek, bedellerinin de müvekkilinin borcundan mahsup edilmeye başlandığı dolayısıyla cihazların 2012 yılından sonraki durumların açıklığı kavuşturulmasının önem arzettiği, davacının ileri sürdüğü alacak iddiasını dayandırdığı borç içinde gösterilen cihazlara ilişkin durum açıklığa kavuşturulmadan bir sonuca ulaşılmasının hukuka aykırı olduğu, hizmet komisyon bedellendirme devam beklentisi ve görüşmelerinin yapıldığı, cihazların henüz müvekkili bünyesinde bulunduğunun düşünüldüğü kimi dönemlere ilişki yazı ve yazışmalardan bahisle bir borç kabul ve mutabakatının olduğunun ileri sürülmesinin yerinde olmadığı, mahkemece benimsenen raporun eksik incelemeye dayalı olduğu, davacı ve davalı şirket arasındaki tüm ticari ilişki incelenerek sonuca ulaşılması gerekirken, davacının beyanlarında belirtilen 3 fatura kaydından yola çıkılarak bilirkişi raporu düzenlenmesi ve bu raporun hükme esas teşkil etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı para üzerinden devam eden ticari ilişkide, her iki taraf defterinde de; kur farkı değerlemesinin yapıldığı, davacının, cari hesaptan bakiye alacağının, üç ayrı faturanın kur farkından kaynaklandığı ve bu alacağın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde tespit edildiği, öte yandan davalı tarafından imzası inkar edilmeyen 13.10.2015 tarihli mutabakatta, davacının 137.402,76 TL alacaklı olduğunun belirtilmesi karşısında, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.