WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/2925 E.  ,  2024/736 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/626 Esas, 2021/1678 Karar

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/274 E., 2020/16 K.

Taraflar arasındaki alan adının tahsisinin iptaline ilişkin kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Türkiye sınırları dahilinde “Tr” uzantılı alan adları tahsisinin uygulamada Nic.tr adlı kuruluş tarafından yapıldığını, kuruluş tarafından “tr” alan adı uzantılı tahsis işlemlerinin hukuk ilkelerine aykırı şekilde marka tescil belgesi isteyerek yaptığını, söz konusu belgenin zamanında kendileri tarafından da alındığını ve hediyesepeti.com.tr alan adının kendisine tahsis edildiğini, alan adının iptali sebeplerinin kirasının zamanında ödenmemesi ve alan adının kanunlara uygun kullanılmaması olduğunu, marka tescil belgesinin geçerliliğinin olmaması ve buna bağlı sebeplerden ötürü bir iptal olacağı hususunda kendisine bilgilendirme yapılmadığını, ... tarafından davacıya mail yoluyla yapılan bildirimde, kendisine tahsisli olan ve alan adı ücretini 2023 yılına kadar ödemiş olduğu “hediyesepeti.com.tr” alan adının marka koruma süresinin dolması, bu suretle markanın müddet olduğundan bahisle DNS çalışma grubuna görüş sorularak iptal edileceği ve bir başkasına devredilme sürecinde olduğu bilgisinin verildiğini, bu karar karşı yaptığı itirazının reddedildiğini, İnternet Alan Adları Yönetmeliği’ne göre şikâyet, ihtilaf ve itirazlarla ilgili Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yetkili olduğunu, anılan yönetmeliğe göre "com.tr" uzantılı alan adlarının tahsisi için belge gerekmediğini, marka ile ilgili mevzuatı bilmediği için yenileme işlemi yapamadığını, 3. bir şahsın seneler sonra firma adını hediye içeren bir isim yapması ya da hediye ibaresi içeren marka tescil ettirmesi nedeniyle alan adının ilk başvuru ve kendisine tahsis yapılan ve seneler sonrasının dahi kira ücretlerini ödemiş olan taraftan alınarak bir başkasına verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, anılan ibarenin yeniden marka olarak tescili için başvurduğunu, ancak kuruluşun bu konuda kendisine süre vermediğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (6769 sayılı Kanun) mevcut “tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusunun önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir” hükmünün internet alan adları için de uygulanması gerektiğini, itiraz yapan firmanın kötü niyetli olduğunu, daha önce başvuran kişinin haklarını gasp etmeye çalıştığını ileri sürerek alan adı tahsisin iptali ile ilgili kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “hediyesepeti.com.tr” ibareli alan adının 01.08.2007 tarihli marka başvuru belgesine istinaden NIC.TR Alan adları yönetimi tarafından davacı adına tahsis edildiğini, söz konusu alan adı ile ilgili olarak Ümit Rüstem Zorlu isimli şahıs tarafından 28.11.2018 tarihi itibariyle yapılmış bulunan itirazda, davacı ... adına tahsisli “hediyesepeti.com.tr” isimli alan adının dayanağını oluşturan markanın iptal edildiği ve alan adı altında herhangi bir faaliyette bulunulmadığı belirtilerek alan adının davacı üzerinden terkinini talep ettiğini, yapılan inceleme neticesinde markanın müddet olduğunun tespit edildiğini, itirazın karar vermeye yetkili DNS Çalışma Grubu’na iletilerek, görüş istenildiğini, DNS Çalışma Grubu tarafından yapılan incelemelerde söz konusu alan adının rezerve durumda olup aktif olarak kullanılmadığının ve markanın müddet olduğunun tespiti üzerine, itirazın kabulüne karar verilerek Nic.tr alan adları yönetiminin bilgilendirildiğini, söz konusu itiraz ve gerçekleştirilecek işlemlerin davacıya gerek e-posta gerek yazılı olarak 11.02.2019 tarihinde bildirildiğini, alan adı tahsisi için yapılan başvuruda evveliyatla “tr Alan adı kayıt politikası ve kuralları” deklarasyonunun başvuranın bilgisine sunulduğunu ve bunu onaylamasını müteakip başvuru işlemlerine devam edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İnternet alan adlarının tahsisini yapacak kurum veya kuruluşun tespiti ile alan adı yönetimine ilişkin usul ve esasların 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 35 inci maddesi gereği Ulaştırma Bakanlığı tarafından belirleneceğinin düzenlendiği ve bu doğrultuda Bakanlıkça hazırlanan İnternet Alan Adları Yönetmeliği'nde, “.tr” uzantılı internet alan adı sistemine ilişkin ".tr ağ bilgi sistemi (TRABİS)"nin kurulmasının öngörülmüş olup, Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinde ise bu sistem kurulana kadar mevcut işleyişin devam edeceğinin hüküm altına alındığı, Danıştay 13. Daire Başkanlığı’nın iptal kararı uyarınca; TRABİS’in faaliyete geçmesinin halen söz konusu olmadığı, buna göre alan adı yönetiminin yeni sistem henüz kurulmadığından hala davalı üniversite bünyesindeki “Nic.tr” yönetiminde olduğu, hukukumuzda internet alan adlarının tahsisine ilişkin konuları düzenleyen bir kanun bulunmasa da, emsal içtihatlar uyarınca "tr" uzantılı alan adlarının belirlenmesi konusunda “Nic.tr” bünyesindeki DNS Çalışma Grubu tarafından çıkarılan "tr" Alan Adları Politikalar, Kurallar ve İşleyiş başlıklı düzenlemenin kanun niteliği taşımamakla birlikte "tr" uzantılı alan adlarına ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanmasına da bir engel bulunmadığı, “ davacının “tr” uzantılı alan adının dayanak belgesi olan marka tescil belgesinin müddet olması nedeniyle, alan adı tahsis dayanağının ortadan kalktığı anlaşıldığından, davalı üniversite tarafından verilen kararın "tr" Alan Adları Politikalar, Kurallar ve İşleyiş başlıklı düzenlemeye uygun olduğu ve alan adının iptali yönündeki kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; fikri mülkiyet haklarının mülkiyet hakkı kapsamında anayasal koruma altında bulunduğunu, usulüne uygun yaptıkları başvuru sonucu davalı tarafça adına tahsis edilen internet alan adının hukuka aykırı şekilde 2019 yılında Ümit Rüstem Zorlu'ya tahsis edildiğini, alan adının iptali ve bir başkası adına tahsisi konusunda yetki kullanan ve sonrasında itirazları değerlendiren kurumların yetkilerinin kanuniliğinin tartışmalı bulunduğunu, "tr" uzantılı alan adlarının kamu malı olduğunu ve bunun için ilgili Bakanlık tarafından Yönetmelik hazırlandığını, Yönetmeliğin yürürlükte bulunduğunu, DNS Çalışma Grubunun bağlı olduğu iddia ve ifade edilen İnternet Kurulu ile ilgili herhangi bir yasal düzlenme bulunmadığını, bu nedenle alan adları ile ilgili itirazları değerlendirmeye yetkili olmadığını, DNS Çalışma Grubunun "tr" uzantılı alan adı tahsisi ile ilgili yürütme organı olup uyuşmazlık çözme yetkisinin bulunmadığından verdiği kararın yok hükmünde olduğunu, yürürlükte olan İnternet Alan Adları Yönetmeliğ'ine göre "com.tr" uzantılı alan adlarının belgesiz tahsis edildiğini, bilirkişi görevlendirilmesi talep edilmediği halde mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi heyetinde idare ve kamu hukukundan anlayan kişilerin yer alması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 35 inci maddesinde, internet alan adlarının tahsisini yapacak kurum veya kuruluşun tespiti ile alan adı yönetimine ilişkin usul ve esasların Ulaştırma Bakanlığı tarafından belirleneceğinin düzenlendiği, anılan Bakanlık'ça hazırlanan İnternet Alan Adları Yönetmeliği'nde, “.tr” uzantılı internet alan adı sisteminin ve buna ait merkezi veritabanının işletilmesine, rehberin oluşturulmasına, güncellenmesine ve rehberlik hizmetinin sunulmasına ve alan adı başvuru işlemlerinin gerçek zamanlı olarak yapılmasına imkân veren ".tr ağ bilgi sistemi (TRABİS)"nin kurulmasının öngörüldüğü, Yönetmeliğin geçici 1. maddesinde ise bu sistem kurulana kadar mevcut işleyişin devam edeceğinin hüküm altına alındığı, dava konusu karar tarihinde TRABİS sistemi kurulmadığından ve İnternet Alan Adları Yönetmeliği hükümleri henüz yürürlüğe girmediğinden davacı tarafın alan adı tahsisin iptali kararına ilişkin itirazının mevcut işleyişe göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre dava konusu karar tarihinde alan adı yönetiminin 1991 yılından beri olduğu gibi davalı ... tarafından yerine getirildiği, yine mevcut durumda hukukumuzda, internet alan adlarının tahsisine ilişkin konuları düzenleyen bir kanun hükmü olmayıp, "tr" uzantılı alan adlarının belirlenmesi konusunda DNS Çalışma Grubu tarafından çıkarılan "tr" Alan Adları Politikalar, Kurallar ve İşleyiş başlıklı düzenlemenin mevcut bulunduğu, söz konusu düzenleme kanun niteliği taşımamakta ise de "tr" uzantılı alan adlarına ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanmalarına da bir engel olmadığı, "tr" Alan Adları Politikalar, Kurallar ve İşleyiş başlıklı düzenlemenin ".tr" Alan Adı Kayıt Politikası ve Kuralları başlıklı kısmında, ".tr" altında yer alacak alan adları ile ilgili yapılan tüm başvurularda, başvuruyu yapan özel ve tüzel kişiliklerin belirtilmiş olan yöntem ve kuralları kabul edeceklerinin belirtildiği, yine "com.tr" Politika, Yöntem ve Kurallar başlıklı bölümde de yapılan her alan adı başvurusu için, alan adı üzerindeki hak sahipliğinin gösterir belge aranacağının düzenlendiği, buna göre davacıya tahsis edilen "hediyesepeti.com.tr " alan adının dayanak belgesi olan markanın müddet hale gelmesiyle alan adı tahsis nedeni ortadan kalktığından alan adı tahsisinin iptaline ilişkin dava konusu kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıya ait alan adı tahsisinin iptaline ilişkin kurum kararın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.