11. Ceza Dairesi 2024/541 E. , 2024/1189 K.
"İçtihat Metni"İ T İ R A Z
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 23.03.2021
SAYISI : 2020/1408 E., 2021/32 K.,
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
EK KARAR : Temyiz isteminin reddi kararı
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar kaldırılarak istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İTİRAZA KONU KARAR: Ek kararın onanması
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 16.03.2023 tarihli ve 2022/890 Esas, 2023/1637 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KD - 2024/2433 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan sanık lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
1. İtirazın konusu, sanık ... temyiz istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 23.03.2021 tarihli ve 2020/1408 Esas, 2021/32 Karar sayılı ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün sanığın kendisi yerine avukatına tebliğ edildiğine, temyiz isteminin süresinde kabul edilerek değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir. Bu uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/02/2022 tarih, 2019/16-573 Esas ve 2022/119 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun ''Vekile ve kanuni mümessile tebligat'' başlıklı 11. maddesinin 1.fıkrasında, ''Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.'' hükmü yer almakta olup, eklenen son cümle ile değişiklik yapan 6.6.1985 tarih ve 3220 sayılı Kanun'un 5. maddesinin gerekçesinde, "...Diğer taraftan, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 'Kararların tefhim ve tebliği'"başlığını taşıyan 33. maddesinde, ilgililerin yüzüne karşı verilen kararların tefhim olunacağı ve diğer kararların tebliğ edileceği esası kabul edilmiştir. Görülüyor ki her hükmün ilgiliye bildirilmesi CMUK'nın ana ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Kanun koyucu bu konuda çok hassas davranmış, ilgililerin kanuni haklarını kullanabilmeleri için sanıkların karar ve hükümlerden haberdar edilmelerini öngörmüştür. Hâl böyleyken Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun eski 124. maddesinin mukabili olan Tebligat Kanununun 11.maddesinde geçen 'vekil' kavramı çoğu zaman müdafi kavramıyla aynı mahiyette telakki edilmekte, bu nedenle ceza yargılamasında, tebligat bakımından birbirinden farklı uygulamalara ve hatalı sonuçlar doğmasına sebep olmaktadır. Bilindiği gibi hukuk yargılamasındaki 'vekil' ile ceza yargılamasındaki müdafi kavramları birbirinden farklıdır. Vekil, müvekkilden ayrı ve bağımsız bir statüye sahip değildir, bağımlıdır. Temsil ettiği kişinin talimatıyla hareket eder ve onun yokluğunda onun yerine geçer. Müdafi ise yalnızca ceza davasında söz konusudur. YCGK.'nın 25.12.1978 gün ve 427/507 sayılı kararında da belirtildiği üzere, duruşma vekil için değil, sanık için yapılmaktadır. Akıbeti de sanığın özgürlüğü veya mali durumu ile kısacası şahsı ile ilgili bulunmaktadır. Bu itibarla ceza davalarında kararların sanıklara tebliğ edilmesine gerek görmemek, müdafiine yapılan tebliği geçerli saymak adalet ilkeleriyle bağdaştırılamayacak bir durumdur. İşte yukarıda belirtilen görüşlerin ışığı altında uygulamaya açıklık getirmek için 11.maddenin 1. fıkrası yeniden düzenlenmiştir..." şeklinde açıklanmıştır.
2.Bu açıklamalar ve sanık müdafiinin kendisine yapılan tebligata rağmen hükmü temyiz etmemesi karşısında, sanığın temyiz hakkının kısıtlanması hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Bu nedenle; sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde kabulü gerekirken reddine dair olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ek kararın kaldırılarak esasa girilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 11 inci maddesine göre "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır" hükmü gereğince sanık ... müdafiinin yokluğunda verilip 31.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra sanığın 22.02.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık ...'ın temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III.KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 16.03.2023 tarihli ve 2022/890 Esas, 2023/1637 Karar sayılı ek kararın onanması kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!