WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/885 E.  ,  2024/1050 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/96 Değişik iş ...
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04.04.2022 tarihli ve 2022/7868 Soruşturma, 2022/2899 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2022/240 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2022 tarihli ve 2022/96 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.04.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli ve 2022/14392 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/158258 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/158258 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Her ne kadar şüpheliler hakkında düzenlenen iddianamenin," ..Tanık ...'un pasaportları şüphelileri otele getiren ayrı bir şahsın kendisine verdiğini belirttiği, şüphelilerin de tanık beyanı ile uyumlu bir şekilde Türk uyruklu insan kaçakçısı şahsın pasaportları otel görevlisine teslim ettiğini, kendilerinin pasaportları hiç görmediklerini belirttikleri birlikte değerlendirildiğinde; beyanlarda geçen insan kaçakçılığı yapan şahsın tespit edilerek beyanı alındıktan sonra şüphelilerin durumlarının tespit edilmesi, şahıs tespit edilemediği taktirde şüphelilerin parmak izi ile pasaportlar üzerinde parmak izi incelemesi yapılması gerektiğinden suçun sübutuna etki eden deliller toplanmadan şüphelilerin lekelenmeme hakları ihlal edilmesi ..." gerekçesiyle iadesine karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesinde yar alan, "Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." düzenlemesine nazaran, somut olayda, şüphelilerin olay tarihinde konakladıkları Diana otelde yapılan kontrollerde ibraz ettikleri pasaportların sahte olduklarının tespit edildiği, şüphelilerin ifadelerinde Hacı Nasır isimli şahıs tarafından sahte pasaportların düzenlendiği ve şüpheliler ile resepsiyon görevlisi olan tanığın ifadesinde de belirtildiği üzere, şüphelilerin otele kayıtlarının Hacı Nasır isimli şahıs tarafından yapıldığı, dosya arasında bulunan 29/03/2022 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere, Hacı Nasır isimli şahsın kimlik bilgilerinin tespitinin mümkün olmadığı ve

şahsın kullanımında olduğu belirtilen 0919 895 30 41 numaralı hattın kapalı kaynak sorgulamasında herhangi bir bilgiye rastlanılmadığının bildirildiği, atılı suçun sahte belgeyi düzenlemek ya da kullanmak şeklindeki seçimlik hareketlerden birinin gerçekleşmesi ile sübut bulacağı cihetle, şüphelilerin ifadelerinde ilgili pasaportları bilerek ve isteyerek yaptırdıklarını beyan ettikleri ve sahte pasaportlar ile otel kaydı yaptırdıkları nazara alındığında, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu, pasaportlar üzerinde parmak incelemesi yapılmasının dosyaya bir katkısı bulunmayacağı anlaşıldığından, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin...e ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası;
"...
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
...
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk

kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
..."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Resmi belgede sahtecilik suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde hükme bağlanmıştır.
4. Kanun koyucu, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin gerekçesinde resmi belgede sahtecilik suçunun seçimlik hareketli bir suç olduğunu belirttikten sonra, bu seçimlik hareketleri şu şekilde sıralamıştır; "...Birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmi belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir. Sahtelikten söz edebilmek için, düzenlenen belgenin gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerekir. Başka bir deyişle, sahteliğin beş duyuyla anlaşılabilir olmaması gerekir. Özel bir incelemeye tâbi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmesi gerekir. İkinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmi belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Mevcut olan resmi belge üzerinde sahtecilikten söz edebilmek için, yapılan değişikliğin aldatıcı nitelikte olması gerekir. ...takdirde, resmi belgeyi bozmak suçu oluşur....e ikinci seçimlik hareketle bağlantılı olarak belirtilmek gerekir ki; sahteciliğin, belgenin üzerindeki bilgilerin bir kısmına veya tamamına ilişkin olmasının, suçun oluşması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmi belgeyi kullanmaktır. Kullanılan sahte belgenin kişinin kendisi veya başkası tarafından düzenlenmiş olmasının bir önemi yoktur."
5. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04.04.2022 tarihli ve 2022/7868 Soruşturma, 2022/2899 Esas sayılı iddianame ile şüpheliler hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2022/240 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...tanık ...'un pasaportları şüphelileri otele getiren ayrı bir şahsın kendisine verdiğini belirttiği, şüphelilerin de tanık beyanı ile uyumlu bir şekilde Türk uyruklu insan kaçakçısı şahsın pasaportları otel görevlisine teslim ettiğini, kendilerinin pasaportları hiç görmediklerini belirttikleri birlikte değerlendirildiğinde; beyanlarda geçen insan kaçakçılığı yapan şahsın tespit edilerek beyanı alındıktan sonra şüphelilerin durumlarının tespit edilmesi, şahıs tespit edilemediği taktirde şüphelilerin parmak izi ile pasaportlar üzerinde parmak izi incelemesi yapılması gerektiğinden suçun sübutuna etki eden deliller toplanmadan şüphelilerin lekelenmeme hakları ihlal edildiği..." gerekçesiyle, iddianamenin iadesine müteakip, Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine merci ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2022 tarihli ve 2022/96 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, belirtilen durumda Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin yapılması hususunda takdir yetkisinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında elde edilebilecek diğer deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerektiği anlaşılmakla; somut olayda, ülkemize yasadışı yollardan giriş yapan Afgan uyruklu şüphelilerin, kaldıkları otel resepsiyonuna bırakılan sahte pasaportlar nedeniyle haklarında resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, şüphelilerin soruşturma aşamasında alınan beyanlarında adlarına düzenlenen sahte pasaportlardan haberdar olduklarını, hatta bunun için pasaportu düzenleyen ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen Hacı Nasır isimli insan kaçakçısına para ödediklerini beyan etmeleri karşısında, Mahkeme tarafından iade gerekçesi olarak belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suçun sübuta mutlak surette etki edecek delil niteliği taşımadığı ve şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil bulunduğu anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2022 tarihli ve 2022/96 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.