11. Ceza Dairesi 2021/713 E. , 2024/1330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/310 E., 2016/35 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/310 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 211 inci maddesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Çağrı Enerji İnşaat Pazarlama firmasında pazarlama elemanı olarak çalışan sanığın, katılanın Manisa'da bulunan iş yerine giderek satışını yaptığı enerji tasarruf cihazının özelliklerinden bahsettiği, ancak katılanın cihazı kullanmadan sözleşmeyi imzalamayacağını belirtmesine rağmen sanık ...'ın 03.12.2012 tarihli sözleşmenin cihazı teslim alan kısmını katılanın yerine imzalayarak özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın ikrarı, katılanın beyanı ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına, tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına dair temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşarak sahtecilik suçunun gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlediğini kabul eden ve sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hükmolunan netice ceza miktarı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümleri ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı değerlendirilmek suretiyle lehe hükümlerin uygulanmaması yönünde takdir kullanan Mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın tekerrüre esas alınan Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2008 tarihli ve 2007/287 Esas, 2008/448 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin us'ul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/310 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!