11. Ceza Dairesi 2021/626 E. , 2024/1195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/210 E., 2016/82 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 Tarihli ve 2014/210 Esas, 2016/82 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; önceden doğan borç için senet verildiğinden dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suç kastıyla hareket etmediğine, sanık hakkında beraat kararları verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanlarla arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle katılanlara borcunun bulunduğu ancak borcunu maddi durumu iyi olmadığından ödeyemediği, bunun üzerine katılanlara elinde bulunan müşteri senetleri ile kalan kısım için kendisinin düzenleyeceği senetleri vermeyi teklif ettiği, katılanların kabul etmesi üzerine 5 adet ve her biri 1.000,00 TL bedelli düzenlenmiş ... isimli şahsın borçlu olarak göründüğü toplam 5.000,00 TL değerinde senet ve kendinin düzenlediği iki adet senedi verdiği, ancak 1.000,00 TL değerindeki ilk senedin ödeme günü geldiğinde borcun ödenmemesi üzerine katılanların yaptığı araştırmada senette yazılı olan ...'nin TC kimlik numarasının sahte olduğunun ve senette yazılı adreste de böyle bir şahsın oturmadığının tespit edilmesi üzerine sanık hakkında atılı suçları işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın suçlamaları kabul etmemesi senetleri kendisinin yazdığını ancak imzaları müşterisi olan ...'nin attığını söylemesine karşın aralarındaki alışverişe ilişkin herhangi bir belge ibraz edememesi, ...'nin açık adres ve kimlik bilgilerini bilmemesi dosya arasında yer alan bilirkişi raporları ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamından Mahkemece sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşımasının gerekeceği, yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiilin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 688 inci (6102 sayılı TTK'nin 776 ncı) maddesinin altıncı fıkrası uyarınca senet metninde düzenleme tarihinin, aynı Kanun'un 688 nci maddesinin beşinci fıkrasına (6102 sayılı Kanun'un 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi) göre de, “kime veya kimin emrine ödenecekse onun ad ve soyadını” içermesi gerektiğine dair emredici hükme göre bononun, kambiyo senedi niteliğini haiz olabilmesi için gerçek veya tüzel kişi olan lehtarın açıkça gösterilmesi gerektiği, bu açıklamalar ışığında suça konu senedin lehtar kısmının boş olması nedeniyle bono niteliği bulunmayıp özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı,
2. Dolandırıcılık suçu yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı, somut olayda sanık ve katılanlar beyanına göre söz konusu senetlerin önceden doğan borç için verildiğinin anlaşılması ve bu nedenle sanık hakkında unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi,
3. Kabule göre de;
a. Dolandırıcılık suçu yönünden; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
b. 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunda hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmesine karşın, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi,
c. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 Tarihli ve 2014/210 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!