11. Ceza Dairesi 2021/31031 E. , 2024/1162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/398 E., 2016/47 K.
SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/398 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyizinde özetle; atılı suçu işlemediği, yargılamadaki savunmalarını tekrar ettiği, tüm lehe hükümlerin uygulanmasını ve cezanın ertelenmesini istediği, cezanın fahiş olduğu, alacaklı iken borçlu, parasal yönden mağdur iken mahkûmiyetle her yönden mağdur duruma düştüğü gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenler ile kararın bozulmasını istemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın oluşturduğu sahte senedi icra takibine koyduğu, ancak katılanın takibe itirazının Akhisar İcra Hukuk Mahkemesince değerlendirildiğinden bahisle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istenmiştir.
2. Sanık özetle, katılanın kendisine borçlu olduğunu savunmuş ve suçlamaları reddetmiştir.
3. Katılan özetle; sanığa borçlu olmadığını belirtmiş ve iddia gibi beyanda bulunmuştur.
4. Mahkemece, nitelikli dolandırıcılık suçundan ve her ne kadar resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de senette düzenleme tarihi bulunmadığı gerekçesi ile özel belgede sahtecilik suçundan yukarıdaki şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın katılan adına sahte senet düzenleyerek icra takibine koyduğu iddia ve kabul edilen olayda, sanığın, katılanla birlikte kredi çektiklerini zira katılanın kredi çekemediğini, katılana bunun haricinde 4.000,00 TL civarında para verdiğini, tüpünü dahi kendisinin aldığını, katılanın borçlarını ödemediğini savunduğu, katılan her ne kadar Mahkeme beyanında sanıktan hiç borç almadığını, aksine sanığın borçlarını ödediğini ileri sürmüş ise de polis ifadesinde sanıktan 500,00 TL borç aldığını taksitler halinde ödemekte olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından, sanığın aşamalardaki beyanlarında geçen banka kredi sözleşmesi getirtilerek 5237 sayılı Kanun'un 159 uncu ve 211 inci maddelerinin uygulanma alanı bulunup bulunmadığının tespiti ile sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekliliği,
2. 5237 sayılı Kanun'un kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna ilişkin 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi bakımından hapis cezasının alt sınırı 3 yıl olmasına rağmen alt sınırın 2 yıl olarak belirlenmesi
Nedenleriyle sanık hakkındaki hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/398 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!