11. Ceza Dairesi 2021/30283 E. , 2024/1279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/350 E., 2016/27 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2016 tarihli ve 2014/350 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrası d bendi ve son cümlesi, 35, 62,52 ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezanın ertelenmesine, resmi belgede sahtecilik suçundan, aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, müvekkilinin ve katılanın tanışmadıklarını, sahte bir senet olmadığını, katılanın isim benzerliği nedeniyle hatalı işlem yapıldığını beyan ederek hükümleri bozulması istemi ile temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın kendisine ait taşınmazın satışı için tapu müdürlüğüne başvuru yaptığı sırada taşınmaz üzerindeki haciz şerhi olduğunu öğrenmesi üzerine yaptığı araştırma sonucu haczin icra sebebiyle olduğunu, icranın da 01.09.2008 tarihli 06.06.2009 vade tarihli bononun ödenmemesi nedeniyle olduğunu öğrendiğini beyan ederek sahte senet düzenleyenler hakkında şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; suça konu bononun tamamen sahte olarak düzenlenip, kullanılması suretiyle, sanığı üzerine atılı suçları işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık savunmasında, suç tarihi ve öncesinde mobilya işi ile uğraştığını, satış elemanlarının suça konu senedi aldıklarını, sahte senet düzenlemediğini beyan etmiştir.
3.26.11.2014 tarihli celsede suça konu senet üzerinde yapılan incelemede; "06.06.2009 ödeme tarihli 750 TL ye yönelik borçlusu ... olan senet olduğu Berk Mobilya adına daha önceden matbaada basıldığı, arkasında 18 icra müdürlüğü kaşesi bulunduğu, borçlu karşısında iki adet imzanın bulunduğu görüldü, incelenen belgenin önceki TTK ‘nın 692 ve 734. maddelerindeki şekil şartlarını taşıdığı" şeklinde tespit yapılmıştır.
4.Dosya içerisindeki evrakdan İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli 2013/102 Esas ve 2013/384 Karar sayılı ilamı ile menfi tespit davasında katılanın senetten dolayı katılana borçlu olmadığına dair kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
5.14.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda senet aslında bulunan yazı, rakam ve borçlu imzalarının katılanın ve sanığın el ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
6.Mahkemece sanığın suça konu bonoyu tamamen sahte olarak düzenleyip kullanmak suretiyle, üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçlarını işlediği kabulü ile mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın katılan aleyhine sahte senet düzenleyerek icra takibini başlatmak suretiyle müsnet suçları işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, sanığın her iki suçtan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanığın taksitli halı satışı yaptığı ve elemanları vasıtasıyla suça konu senedin elinde olması sebebiyle katılan ile bizzat muhatap olmadan alınan senedi, ödenmemesi sebebiyle daha sonra avukatı vasıtasıyla icra takibine koydurduğu ancak yapılan yanlışlığın farkedilmesi üzerine takibi geri aldıklarına dair savunma yaparak müsnet suçları inkar ettiği, katılan ismi ile taksitli satış yapıldığına dair satış sözleşmesi ve bu satış sözleşmesi ile uyumlu senedin bulunması, senette katılan TC numarası olmaması ve icra takibinde TC kimlik numarasının tespitiyle takibe geçilmesi, takip aşamasında durumun fark edilerek katılan lehine icra takibinin geri çekilmesi, sanığın suç tarihinde sabıkasız olduğu ve müsnet suçlar nev'inden suçlara yönelik hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma olmaması da nazara alındığında sanığın suç kastıyla sahte senet tanzim edip icra takibine girişip girişmediğinin dosyaya ibraz edilen taksitli satış sözleşmesi ile sanığın suç tarihi ve öncesinde belirttiği ticari faaliyetle iştigal edip etmediğinin, varsa ticari faaliyetinde eleman çalıştırıp çalıştırmadığının tespit edilmesi, tanık olarak beyanı alınan şahsın bu çalışanlar arasında olup olmadığı ve senetteki imzanın tanığa ait olup olmadığının tespit edilmesi, gerekirken eksik inceleme ile hükümler tesisi,
2.Hakkında katılma kararı verilen ...'un gerekçeli karar başlığında "müşteki" olarak belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2016 tarihli ve 2014/350 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!