11. Ceza Dairesi 2021/29792 E. , 2024/1079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/43 E., 2016/42 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (j) bentleri, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyizinde özetle; hükme esas sevk maddelerindeki cezalatın alt sınırının toplamı 5 yıl olduğundan kendisine zorunlu müdafi atanması gerekirken atanmadığı, adil yargılanma hakkı ve AİHS’ne aykırı şekilde savunma hakkının kısıtlandığı, iddianamede 204 üncü madde sevki var iken hükmün 207 nci madde üzerinden kurulduğu, Mahkemenin kendisine verilen görevde hükmü değiştirir nitelikte hata etmesi nedeni ile hatanın beraati gerektirdiği, cezasına itiraz ettiği gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenler ile kararın bozulmasını istemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ile müşteki bankadan kredi kullandığı iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık özetle, suçu ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İkinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yüklenen suçların cezalarının alt sınırları itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu müdafii atanmasının gerekli bulunmadığı ve sanığın sorgusu yapılırken yasal haklarının hatırlatılması üzerine müdafi talebinde de bulunmadığı, sanığın iddianamede resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istenmiş ise de sahte nüfus cüzdanının ele geçmediği, bu nedenle aldatıcılık niteliğinin tespit edilemediği, bununla birlikte sanığın, katılan ...'ın kimlik bilgileri ile kredi sözleşmesi imzalamasının özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, bu kapsamda sanığa 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesi yönünden ek savunma hakkı tanınarak bu maddeden mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı hususları anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!