11. Ceza Dairesi 2021/29540 E. , 2024/1263 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/212 E., 2016/45 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/212 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)158 inci maddesinin birinci fıkrası (j) bendi ve son cümlesi, 62,52 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 24.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan, aynı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık, dosyanın lehine beraatle sonuçlanması talebi ile hükümleri temyiz etmiştir.
2. Cumhuriyet savcısı, iddianame içeriğinde sanığın başka suçu nedeniyle alınan yazı ve imza örnekleriyle Denizbank Şubesinden getirilen kredi sözleşmesindeki yazı ve imzaların sanığa ait olduğunun bildirildiği ve bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken ayrıca özel belgede sahtecilik suçundan dolayı da aynı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 10 ay süre ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.... vekilinin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada sanığın şikâyetçi ...’ın kimlik bilgilerine göre hazırlanmış, fotoğrafı kendisine ait sahte nüfus cüzdanı ile Denizbank Zincirlikuyu şubesine giderek 14.475.5TL bireysel kredi aldığı ve ele geçmeyen sahte kimlik ile bireysel kredi kullanarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında esnaf olduğunu, iflas ettiğini sahte kimliği tedarik edip Denizbank'a gittiğini, krediyi aldığını, daha sonra nüfus cüzdanını yırtıp attığını pişman olduğunu beyan etmiştir.
3. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyiz
incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/212 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararında sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!