WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/25010 E.  ,  2024/1404 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/241 E., 2019/245 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2013/217 Esas, 2014/491 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2013/217 Esas, 2014/491 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/25362 Esas, 2017/23220 Karar sayılı kararı ile "sanığın katılanı arayarak, kendisini başkomiser ve başsavcı olarak tanıtıp, dolandırdığının iddia edilmesi karşısında; eylemin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin (son) fıkrası gereği kazanılmış hakları saklı tutularak bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2018/241 Esas, 2019/245 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi ile 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin (son) fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçu işlediğine dair delil olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... tarafından 0536 *** ** ** numaralı hattan 14.08.2012 tarihinde 09:30 sıralarında katılanın kullanmış olduğu 0232 *** ** ** numaralı sabit hat ve 0535 *** ** ** numaralı cep telefonu aranarak kendisini emniyet görevlisi ve Cumhuriyet Başsavcısı olarak tanıttığı, katılanın adına alınan 30 adet cep telefonu hattıyla örgüt adına çeşitli bankalarda hesaplar açılıp örgüt adına kullanıldığı, bankada hesabı varsa bu paranında örgüt tarafından çekilebileceğine inandırıldığı ve Türk Ekonomi Bankasındaki hesabında bulunan 15.000,00 TL paranın güvende olması için çekilerek, sanık tarafından bildirilen Garanti Bankası...Şubesindeki ...numaralı hesaba paranın yatırılması için ikna edildiği, katılanın aynı gün saat 11.55 sıralarında Garanti Bankası ... Şubesine giderek havale işlemini gerekleştirdiği, sanık ...'nun da saat 12.33 sıralarında Garanti Bankası...Şubesinden paranın tamamını çektiği, sanık ...'nun bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla dolandırıcılık suçundan işbu kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
3. Katılan aşamalarda; "olay tarihinde 0536 *** ** ** numaralı telefondan benim 0232 *** ** ** nolu ev telefonumu ve 0535 *** ** ** numaralı cep telefonumu aradılar. Şahıslar bana kendilerini başkomiser ...ve Cumhuriyet Savcısı ... olarak tanıttılar. Benim adıma bir çok cep telefonu numarası alındığını ve bu numaraların örgüt adına kullanıldığının tespit edildiğini, ayrıca bankada adıma bulunan paraların da örgüt adına çekilebileceğini söylediler. Ben onlara sadece 15.000 TL param olduğunu söyledim ve bu paranın güvende kalmasını sağlamak için bana bu parayı...nın Garanti Bankası...şubesi hesabına yatırmamı istediler. Bende yatırdım. Bunların dekontları da vardır. Bu zamana kadar zararım giderilmemiştir. Beni kandırarak 15.000 TL paramı alan bu şahıslardan şikayetçiyim. Davaya müdahale talebim vardır. Cezalandırılmalarını talep ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ve katılanın kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın gerçekleşmediğine ilişkin 12.12.2018 tarihli beyanını içerir uzlaştırmacı raporu dosya arasına alınmıştır.

5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanık ...'nun atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2018/241 Esas, 2019/245 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.