11. Ceza Dairesi 2021/2485 E. , 2024/1213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/145 E., 2016/259 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiye
TEMYİZ EDENLER : Sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/145 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında yakalama kararları bulunan sanığın ... adına düzenlenmiş ancak kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık atılı suçları ikrar etmiştir.
3. İstanbul Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğünün 21.11.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre suça konu belgelerin tamamen sahte olarak tanzim edildikleri ve yapılan tahrifatın ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekmeyecek nitelikte olması nedeniyle aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu kanaati bildirilmiştir.
4. Mahkeme sanığın atılı suçları işlediğinin kabulü ile mahkûmiyetine hükmetmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay ve yakalama tutanakları, kriminal raporu, hâkim gözlemi ve sanığın ikrarı uyarınca atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması hâlinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, tekerrüre esas alınabilecek tüm hükümler yazılarak infazda tereddüt oluşturulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinde uygulama yapan polis görevlilerince durdurulan sanığın, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan, mağdur ...'ın kimlik bilgilerini içeren suça konu sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini verdiği, kolluk görevlileri tarafından öncesinde sanığın gerçek kimliği bilinmekle kimliğin sahte olduğunun anlaşıldığı ve tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği, hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinde düzenlenen "iftira" ve 268 inci maddesinde düzenlenen "başkasına ait kimlik" veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçlarının unsurlarının oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu, gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/145 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden "ve Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/41 Esas 2013/67 Karar sayılı 06.03.2013 tarihinde kesinleşen resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına dair mahkumiyet ilamından" ibaresi çıkartılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/145 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 21.11.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun'un 322 ve Kabahatler Kanunu'nun 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanunu'nun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!