WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/2390 E.  ,  2024/1271 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/569 E., 2016/93 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/569 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suç unsurları oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanığın beraati yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Emlak komisyoncusu olan sanığın, temyiz dışı sanık ...'ye ait taşınmazı temyiz dışı sanık ...'a satışı için aracılık yaptığı, bu taşınmazın tarım arazisi olması nedeniyle Tarım İl Müdürlüğünce satışın uygun görülmediğine ilişkin cevabi yazı verildiğini öğrendiğinden inceleyip iade etmek üzere yazıyı memurdan alıp arkadaşı olan temyiz dışı sanık ... ile birlikte belgenin üzerinde yer alan "uygun görülmemiştir" ibaresini "uygun görülmüştür" şeklinde değiştirdikleri ve bu haliyle memura verip gittikleri, tahrifatın memurlarca fark edildiği, bu suretle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, tapu dairesinden çıkarken temyiz dışı sanık ...'ı tesadüfen görüp konuştuklarında Tarım İl Müdürlüğü yazısının olumsuz olduğunu söylediğini, sanık ...'in de İl Tarım Müdürlüğünde tanıdığı olduğunu, para karşılığı uygun görülmüştür yazısını alacağını söylediğinden 1.000,00 TL ve Tapu Müdürlüğünden memurdan aldığı yazıyı sanık ...'e verdiğini, Galip'in Tarım Müdürlüğüne gidip yazıyı aldıktan sonra Tapu Müdürlüğünde buluştuklarını, belgedeki yazıdan şüphelendiği için durumu Tapu Müdürlüğü çalışanı tanık H.A.'ya söyleyip uyardığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Uzmanlık raporuna göre, inceleme konusu belge üzerindeki tüm unsurların lazer yazıcıyla oluşturulmuş olduğu, belge üzerinde yer alan mühür izi ve aynı bölümde ... adına atılı imzanın kalem ve mühür kullanılmak suretiyle mürekkeple oluşturulmayıp lazer bir yazıcı yardımıyla renkli olarak oluşturulmuş olduğu, belge üzerindeki mavi renkli mühür izi ve aynı bölümdeki imza hariç diğer tüm siyah renkli yazılarla ibarelerin çift olarak bulunduğu ve ikincil (gölge) yazılarla ibarelerin orantılı bir şekilde belgeye göre sola doğru ötelenmiş vaziyette bulunduğu, belgeye göre sola doğru ötelenmiş vaziyetteki ikincil (gölge) yazılar ve ibarelerin siyah renkli olarak belirgin vaziyette görülen ibarelerlerden farklı olarak renkli olarak oluşmuş olduğu, belge üzerinde bulunan mavi renkli mühür izi ve aynı bölümdeki imzanın ikincil (gölge) hallerinin bulunmadığı, sonuç olarak ikincil gölge görüntülerin siyah renkli yazılar ve ibarelerin yazdırılması esnasında yazıcıdan kaynaklı olarak oluşmuş olabileceği değerlendirilmiş, söz konusu belge üzerinde bulunan mühür izi görüntüsünün ve imzanın kalem ve mühür kullanılmak suretiyle mürekkeple oluşturulmayıp lazer bir yazıcı yardımıyla renkli olarak oluşturulmuş olmasının ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği cihetle belgenin aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Sanık savunmaları, tanık beyanları, müfettiş raporu dosya içerisindedir.
5. Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Suç tarihinin 02.12.2014 olması gerekir iken gerekçeli karar başlığından 2014 olarak eksik yazılması mahallinde tamamlanabilir yazım hatası kabul edilmiş, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri ve düzelterek onama nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.02.2010 tarih ve 230/32 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki denetim süresi kazanılmış hakka konu olamayacağından, cezası ertelenen sanık hakkındaki denetim süresinin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/569 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 üncü bendinin altıncı paragrafındaki "1 yıl" ibaresinin "1 yıl 8 ay" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.