11. Ceza Dairesi 2021/15452 E. , 2024/954 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/257 E., 2018/471 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/24 Esas ve 2015/149 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca on ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek 51 inci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca cezanın 1 yıl denetim süresine tabi kılınarak koşulsuz olarak
ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/24 Esas ve 2015/149 Karar sayılı kararının, sanık ve müşteki vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 30.05.2017 tarihli ve 2017/18692 Esas, 2017/16728 Karar sayılı ilâmıyla;
"Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2017/257 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca on ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek 51 inci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca cezanın 1 yıl denetim süresine tabi kılınarak koşulsuz olarak ertelenmesine karar verilmiştir. Yasal ihtarlara rağmen ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL'den adli para cezasına çevrilerek sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyizleri; verilen cezanın temyiz edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. ...'nun şüpheli tarafından yakın arkadaşında alman markı olduğunu, alabildikleri halde çok kar edeceklerini ...'e söyleyerek para istediğini ve bu şekilde dolandırıldığını belirttiği, müşteki ... ile görüşüldüğüne dair dosya arasındaki tutanak incelendiğinde müştekinin ...'nun kendisine arkadaşında tedavülden kalkmış alman markı olduğunu yardımcı olmasını söylediğini, bu nedenle de kendisinin Almanya'dan ... ilçesine gelerek ...ve ... ismindeki şahıslarla görüştüğünü ancak anlaşamayarak geri döndüğünü, daha sonra ...'nun kendisine tekrar arayarak ikna ettiğini, İş Bankasından 8.850 Euro gönderdiğini ancak markları almadan para teslim etmemesi konusunda ...yı tembihlediğini ancak daha sonrada ...nın paraları verip markları almadığını öğrenmesi üzerine polise gitmesi gerektiğini söylediğini, ...nın ise kendisine müracaat da bulunduğunu ancak kayda girilmediği şeklinde yalan söylediğini, bu nedenle bu şekilde ...'nun kendisini dolandırdığını ve şikayetçi olduğunu belirttiği, şüpheli ... beyanında; beraber çalıştıığı ... ismindeki kişinin akrabasında alman markı olduğunu, bu konuyu ...'e anlattığını, ...'in Almanya'dan gelip markları gördüğünü, ...'in 8.850 Euro gönderdiğini, bu paraya kendisinin de para ilave ederek ...ve ... ismindeki şahıslara verdiğini belirttiği, dosya arasında müşteki olarak alınan beyanında Haziran ayı içerisinde kendisini 8467 nolu telefondan arandığını, daha sonrasında ise paraları Veysel'e verdiğini belirttiği, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. CMK' nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin ve müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2017/257 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve müşteki vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin ve müşteki vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!