WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/14045 E.  ,  2023/3438 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2013/228 Esas, 2014/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir ve şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2013/228 Esas, 2014/102 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.05.2017 tarihli ve 2017/14233 Esas, 2017/12419 Karar sayılı kararı ile, sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... ... Ltd. Şti.'den katılanın Kurtuluş Mevkii, Sarper Caddesi üzerinde 111 parselde bulunan binanın 5. kat 5 nolu dairesini 105.000,00 TL karşılığında satın aldığı ve sanığa 50.000,00 TL’sini peşin ödediği, geri kalan 55.000,00 TL'yi de daha sonra sanığa ödeyerek söz konusu daireye taşındığı, katılan iki yıl boyunca söz konusu dairede oturduğu ancak sanığın dairenin tapusunu katılana vermeyerek oyaladığı ve bu süre içerisinde söz konusu dairenin ... ... isimli şahsa tapuda satışını yaptığı, ... ...'ın kira alacağı için icra takibine başladığında katılan ...'ın oturmakta olduğu dairenin başkasına satıldığını öğrenerek icra takibini durdurmak ve tapu kaydını almak için ... ...'a 90.000,00 TL vererek söz konusu dairenin tapusunu aldığı iddia edilen olayda; sanığın taşınmazı sattığı ... ...’ın tanık sıfatı ile beyanı alınarak suça konu taşınmazın tapu kayıtları getirtilip incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/191 Esas, 2018/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir ve şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; taraflar arasında alacak borç ilişkisi olduğuna ve kararın bozulmasına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. ... ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan sanığın, aynı daireyi birden fazla kişiye satarak haksız menfaat elde etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, katılan ... ile aralarında yapılan satış sözleşmesinin doğru olduğunu, yapmakta olduğu inşaatta 5 nolu daireyi 105.000,00 TL bedelle ...'a sattığını, sözleşmede belirttiği gibi 50.000,00 TL'yi peşin olarak aldığını, 55.000,00 TL'nin de 30.09.2009 tarihinde ödeneceğini ancak bu bedelin kendisine ödenmediğini, 2010 yılının sonuna doğru inşaatın bittiğini, bu daireye katılan ...'ın yerleştiğini, eşyalarını taşıdığını, 55.000,00 TL'nin ödenmesi ile ilgili olarak kredi çekemediklerini söylediklerini, kendisinden 85.000 Euro'luk sözleşme düzenleyerek göndermesini, bu sözleşmeye dayanarak kredi çekeceklerini söylediklerini, ancak bu bedelin de ödenmediğini, bu hususa ilişkin olarak tarafından düzenlenen sözleşmenin fotokopisini sunduğunu, kendisinin inşaatı tamamlamak için ... ... isimli şahsa bu daireyi satarak tapuda devir ettiğini ancak bu satışın fiili bir satış olmadığını, inşaatı tamamlamak için kredi teminine yönelik olduğunu, ...'ın parayı getirdiğinde tapu devrinin yapılacağını, dolandırıcılık kastının bulunmadığını ve kollukta alınan beyanında, kendisine ödenecek olan bakiye 55.000,00 TL'nin ... ...'a ödendiğini, ...'dan sadece 50.000,00 TL aldığını, bunun kendisinin mağduriyetiyle ilgili olduğunu, satış bedelinin geç ödendiğini, ... ...'a 90.000,00 TL ödediklerini bilmediğini ifade etmiştir.
3. Katılan ..., komşusu ... vasıtası ile sanıkla tanıştığını, dairesini beğendiklerini, taşınmazın 105.000,00 TL bedelle satışı konusunda aralarında anlaştıklarını, paranın yarısının 31.12.2008 tarihine kadar, kalan yarısının da Mart 2009'a kadar ödeneceği konusunda mutabık kaldıklarını, kendisinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, tüm borcunu ödediğini, aldıkları eve de taşındığını, 2 yıl bu evde kaldığını, yurt dışından her geldiğinde de sanıktan söz konusu taşınmazın tapu kaydının kendisine verilmesini istediğini, ancak sanığın kendisini sürekli oyaladığını, vergi borcu olduğunu ve değişik bahaneler söyleyerek tapuyu üzerine geçirmediğini, 2012 yılı Mart ayında babasının kendisini arayarak evine icra haczi geldiğini söylediğini, kendisinin de böyle bir borcu olmadığını belirttiğini, sonradan durumu araştırdıklarında aynı taşınmazın sanığın bir akrabası veya tanıdığı birinin üzerine kaydının yapıldığını, onun borcu nedeni ile kendisinin evine haciz geldiğini öğrendiklerini, buna rağmen kendisinin başka bir yerde bulunan evini satarak daha önce satın aldığı taşınmaz için yeniden 90.000,00 TL kayıt sahibi olan ... ...'a ve 7.000,00 TL de icra takibi nedeni ile ödeme yaptığını, yani 105.000,00 TL dışında ayrıca 97.000,00 TL daha ödeme yaptığını, beyan etmiştir.
4. Tanık ... ...'ın bozma üzerine alınan beyanı, kendisinin evi satın aldığı kişinin ... isimli kişi olduğuna, ...'dan 95.000,00 TL'ye 2010 yılında satın aldığına, evde eşya olması sebebi ile evi görmediğine, ancak bir alt kattaki evi görerek satın aldığına, daha sonra ...'ın kendisini bulduğuna ve kendisinden satın aldıklarına, daha doğrusu aynı evin sözleşme karşılığında onlara da satıldığına, kendisinin o dönemde kimin tarafından satıldığını bilmediğine, daha sonra kendisinin anlaşarak ...'a söz konusu evi sattığına, ... ile herhangi bir irtibatının olmadığına, kendisinin ... ismini daha sonra ... kendisine konuyu anlattıklarında duyduğuna, yaptığı alım satım işleminin göstermelik olmadığına, tamamen yatırım amaçlı olarak ailesi ile aldıkları karar sonucu yaptıkları bir işlem olduğuna yöneliktir.
5. Tanık ...'ın beyanı, sanık ...'ı dava konusu olmayan bir başka yerde yaptığı inşaattan oğluna daire alması nedeni ile tanıdığına, bu arada ...'ın kendisine gelerek sıkıştığını söyleyerek para istediğine, bunun üzerine ...'a 40.000,00 TL verdiğine, ...'ın "ölüm kalım olduğunu, parayı geri ödeyene kadar bu daireyi kendisinin üzerine yapmak istediğini" söyleyerek dava konusu dairenin satışını verdiğine, daha sonra 40.000,00 TL'yi ödeyince kendisinin de dairenin devrini bir başka bayana verdiğine, o bayana dairenin satışını yaparken kendisinin ...'a yönlendirdiğine, sanığa 40.000,00 TL borç verirken herhangi bir evrak düzenlemediğine, ayrıca ...'dan hiçbir menfaat beklemeden bu parayı verdiğine, daireyi üzerine yaptığı esnada bedelinin 40.000,00 TL'den çok yüksek olduğuna, ... ile bu ilişki kapsamında hiçbir sözleşme veya resmi belge düzenlemediklerine, sadece sözle bu işlemin yapıldığına, yöneliktir.
6. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
7. Yapılan yargılama sonunda sanık hakkında gerekçeleri açıklanarak alt sınırdan uzaklaşılmak ve takdiri indirim uygulanmak suretiyle incelemeye konu mahkumiyet hükmü verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/191 Esas, 2018/94 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.