WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/12935 E.  ,  2024/1278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/144 E., 2014/437 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2012/144 esas, 2014/437 karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı beraatine, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrası f bendi ve son maddesi, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 21.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekili, sanık ... hakkında uygulanan indirimin cezanın sanığın eylemi açısından caydırıcılığını ortadan kaldırdırdığını, sanık ...'ün ise dolandırıcılık düzeninin içinde bilerek ve isteyerek bulunduğunu beyan edere hakkında verilen beraat kararlarının hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.
2. Sanık ... müdafii, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin olayda ne sahtecilik ne dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğini gösterir bir delil olmadığını, eylemi kimin ve nasıl gerçekleştirdiğinin belirlenemediğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Ankara 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/364 E sayılı dosyasında 30.04.2010 tarihinde suça konu çeki sahte olarak düzenleyen ve piyasaya süren kişiler hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturmada; sanık ...'un şirketi perde arkasından yöneterek suça konu çeki 12.12.2007 tarihinde düzenleyerek baldızı sanık ...'e imzalatıp ...'un imzasını taklit edip kendisinin piyasaya sürdüğü sanık ...'ün de bunları bilmesine rağmen çeklere imza atarak ve sanık ...'in bu eylemlerine göz yumarak suça katıldığı ve müşteki şirketi bu şekilde dolandırmak suretiyle üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia olunmuştur.
2. Sanık ... savunmasında, suça konu çekin 10.000 TL bedelli ve bu kapsamlı ciro içerisinde düşük bir değerli çek olup sahte olarak düzenlenmiş olmasının mümkün olmadığını, çekin karşılığında faturalı mal girişi olduğunu, ...’un ayrıldığı belirtilen tarihte ve daha sonraki tarihlerde şirket temsilcisi sıfatıyla bir çok çekte imzası bulunduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık ... savunmasında, Lütfiye Aydost ile birlikte şirket ortağı olduklarını, şirketin çift imza ile çek keşide edebildiğini, çeklerin muhasebede hazırlandığını, önce kendisinin imzaladığını, ikinci imzanın Lütfiye hanıma ait olup olmaması konusunda bir bilgisi olmadığını beyan etmiştir.
4. Katılan ...'nin keşideci şirketten 24.09.2007 tarihinde istifa etmiş olduğu dosya içerisindeki kayıtlardan anlaşılmaktadır.
4.29.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda, keşidecesi ...A.Ş. olan 12/12/2007 keşide tarihli 10.650,00 TL bedelli suça ve şikayete konu çekin ön yüzünde bulunan yazıların ... açısından benzerlik ... açısından fark olduğu, keza suça ve şikayete konu çekin ön yüz alt sol tarafında bulunan imzanın sanık ... imzası ile benzerlik arz ettiği, ön sağ tarafındaki imza ile ... ve ... imzaları arasında fark olduğu tespit edilmiştir.
5. 20.11.2012 tarihli duruşmada çek aslının incelenmesinde, 12/12/2007 keşide tarihli, 10.650 TL. bedelli, keşidecisi ...Sağlık Hizmetleri A.Ş., lehdarı... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi olan bir çek olduğu, çekte tahrifat yapıldığını gösterir herhangi bir silinti, kazıntı veya benzeri bir iz veya emare bulunmadığı, TTK hükümlerine göre tüm yasal unsurları taşıdığı ve iğfal kabiliyetine haiz olduğu, sadece çek bedelinin yazı ile yazıldığı kısımdan “onbinaltıyüzelli” yazısında miktar bölümünde harf değişikliği nedeniyle çeki keşide eden her iki kişi tarafından paraf imza atılmak suretiyle çek bedelinin rakam ile yazılan 10.650,00 TL. ile tutarlı hale getirildiği, çek arka yüzünde sırasıyla... İç ve Dış Ticaret, ...iomedikal Mühendislik kaşe ve imzaları ile ...ad, adres, T.C. kimlik numarasının ve 13/12/2007 tarihinde çekin karşılığı yoktur şeklinde banka kaşesinin bulunduğu tespit edilmiştir.
6. Mahkemece, şirketi fiilen idare eden ve çeki satın aldığı mal karşılığı teslim eden kişinin sanık ... olduğunun anlaşılması karşısında sahteciliğin de bu sanık tarafından yapılmış olduğu keza dolandırıcılık fiilinin de sanık ... tarafından işlendiği, katılanın beyanı ile tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla sanık ...'un mahkumiyetine, sanık ... hakkında ise sanığın ...Sağlık Hizmetleri Tic. A.Ş.nin müştereken temsile yetkilisi olduğu ve suça ve şikayete konu çekin kendisine ait bölümünü imzaladığı, bu sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir sahtecilik söz konusu olmadığı gibi çekin satın alınan mal karşılığı hastaneye ve şirkete fiilen idare eden ... tarafından katılana verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında sanık ...'in atılı suçu işlediği hususunda mahkumiyetine yeter derecede, her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden beraatine dair hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Katılan ... vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sahtecilik suçlarında mağdurun, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olması ve suçun konusunu oluşturan çekin müdahale talebinde bulunana karşı kullanılmaması nedeniyle, nitelikli dolandırıcılık suçunda ise yine müdahale talebinde bulunana karşı herhangi bir eylem olmaması nedeniyle sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen müdahale talebinde bulunanın kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1. Sanık ile katılanın arasındaki ticari ilişkide, katılan beyanları uyarınca taraflar arasında mutat olarak çekle ödeme konusunda anlaşma mevcut olduğu nazara alındığında önceden doğan borç ilişkisinin varlığından bahsedilemeyeceği kabulü ile tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Mahkemece kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00 -100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenirken hataya düşülerek sanığa fazla ceza tayin edilmesi, dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Suça konu çekin mağdura teslim edildiği tarihin dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçu açısından en aleyhe kabulle keşide tarihi olan 12.12.2007 tarihinin suç tarihi olarak belirlenmesi karşısında;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 12.12.2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Katılan ... vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan katılan ... vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçenin (B-1) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2012/144 esas, 2014/437 karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının b bendinden adli para cezası ile ilgili "5 adli gün", "4 adli gün", "80 TL", "21.300,00 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "1065 gün'',"887 gün", ''17.740,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçenin (B-2) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2012/144 esas, 2014/437 karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.