WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2019/8185 E.  ,  2023/3471 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Samsun 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/793 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, alınan bilirkişi raporuna göre bonolardaki keşideci imzasının sanığın eli ürünü olmadığı belirtilmesine ve dosyada sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmamasına rağmen mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, ikrarın tek başına başka hukuki delillerle desteklenmedikçe sanığı mahkûm etmeye yeterli olmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, şartları oluşmamasına rağmen sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Borçlusu katılan ..., alacaklısı sanık ... olan 5.000,00 TL bedelli iki adet bononun sanık tarafından sahte olarak düzenlenerek, borcundan dolayı ... Yapı... Ltd. Şti.ye bu şirket tarafından da ... Yapı... Ltd. Şti.ye verildiği, borcun ödenmemesi üzerine ... Yapı ... Ltd. Şti. tarafından katılan aleyhine icra takibi yapıldığı iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16.10.2014 tarihli uzmanlık raporunda, bonolardaki ... adına atılı bulunan imzaların katılan ..., sanık ve ... Yapı .... Ltd. Şti. yetkilisi ...'nun eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında, işlerinin kötü gitmesi nedeniyle kayınbiraderi olan katılandan yardım amacıyla hatır senedi vermesini istediğini, katılanın da kabul ettiğini, suça konu bonoları kendisinin yazdığını ve katılana verdiğini katılanın ertesi gün imzalanmış şekilde bonoları kendisine verdiğini, bonoları borcuna karşılık ...'na verdiğini, bonolardaki borçlu imzalarının kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
4. Mahkemece, sanık ...'ün suça konu senetleri borçlarını yapılandırmak maksadıyla tanık olarak dinlenen ...'na ibraz ettiği, bu hususun tanık beyanıyla ve sanık savunması ile sabit olduğu, sanık ile katılan arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu ve bu senetleri bu ticari ilişki çerçevesinde sanığın katılandan aldığı yönünde dosyaya yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı, bu haliyle sanığın sahte olarak oluşturulmuş resmi belgeyi, tanık ...'na ibraz ederek kullandığı, böylece üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği vicdani kanısına varılarak atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuş, sanığın daha önce hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin bulunması ve 6545 Sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile getirilen 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında düzenlenen "denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" hükmü uyarınca, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyizler Nedenleri Yönünden
Dosya kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda; Mahkemenin sübuta ilişkin kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin bu hususa yönelik, sanığın adli sicil kaydına göre erteleme kararı verilmesine ilişkin yasal şartların oluştuğu ve Mahkemenin erteleme kararı vermesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebepleri kabul edilmemiştir. Ancak,
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin ... ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu bono asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilip yasal unsurları taşıyıp taşımadıkları ve aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığı yöntemince tartışılarak, denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulmaları gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi,
2. 5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyaya göre, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği dikkate alınarak objektif ve subjektif şartlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, "... cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat edinildiğinden..." bahisle cezası ertelenen sanık hakkında "...daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3. Uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uygulanmamış ise de hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Hakkında katılma kararı verilerek "katılan" sıfatını alan ...'ın gerekçeli karar başlığında "müşteki" olarak yazılması,
5. Suç tarihinin suça konu bonoların sanık tarafından tanık ...'na verildiği tarih olduğu ve sanık ile tanıktan bonoların ne zaman verildiği hususunun sorulmasından sonra suç tarihinin belirlenmesi gerekirken gerekçeli karar başlığında 2014 olarak yanlış yazılması,
Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/793 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.