WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2019/7658 E.  ,  2023/3631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 240 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, mahkûmiyet kararlarının gerçeği yansıtmadığına, bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın şikâyetçi ...'in bilgisi ve rızası dışında 01.06.2014 ödeme tarihli, 20.03.2014 düzenleme tarihli, 5.000,00 TL meblağlı ve 15.05.2014 ödeme tarihli, 20.03.2014 düzenleme tarihli, 5.500,00 TL meblağlı, alacaklısı ..., borçlusu ... olan iki adet bonoyu sahte olarak tanzim edip, mağdur ...'den satın aldığı araçların satış bedeli olarak sahte tanzim ettiği iki adet bonoyu ciro edip mağdur ...'ye vererek bu suretle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Soruşturma aşamasında alınan Ankara Adli Yargı Komisyonu grafoloji ve sahtecilik yeminli bilirkişisinin 12.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu iki adet senedin ön yüzlerinde bulunan yazıların, ...'ın eli ürünü olmadığı, ayrı ayrı ... eli ürünü olduğu, iki adet senedin arka yüzlerinde " Yıldız İnşaat ... " adına atfen atılı ciro imzalarının ayrı ayrı ... eli ürünü olduğu, iki adet senedin ön yüzlerinde " ... " adına atfen atılı borçlu imzalarının ... eli ürünü olmadığı, ... eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçları inkar etmiştir.
4.Şikâyetçi ... beyanında; sanığın, bilgisi ve rızası dışında kendisinin borçlu göründüğü sahte bonoları düzenlediğini ve bu sahte bonoları araç satın aldığı mağdur ...'ye verdiğini ifade etmiştir.

5. Mağdur ... beyanında; sanığa iki adet araç sattığını, sanığın da satış bedeli olarak suça konu iki adet bonoyu ciro edip kendisine verdiğini, araçlardan birinin satışını vererek sanığa teslim ettiğini, senetlerin sahte olduğu anlaşılınca diğer aracı teslim etmediğini ifade etmiştir.
6. Mahkemece sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul edilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda aynı anda kullanılan suça konu sahte belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulanmasının Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1. 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fırkasına "birlikte" ibaresinden sonra gelmek üzere "aynı mağdura karşı" ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise mağdur ... olduğu, bu itibarla atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, adli sicil kaydında engel sabıkası bulunmayan, mağdurun zararını gideren ve hapis cezası ertelenen sanık hakkında "daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği, yasal olarak hakkında yeniden aynı hükmün uygulanamayacağı dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2015/106 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.