10. Hukuk Dairesi 2024/336 E. , 2024/826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/904 E., 2023/2209 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/1236 E., 2022/3 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline 26.01.2011 tarihi itibarıyla babası üzerinden ölüm aylığı bağlandığını, 16.11.2016 tarihi itibarıyla davacının ölüm aylığının kesilerek yersiz ödeme borcu çıkartıldığını, Mayıs 2019 tarihi itibarıyla ölüm aylığının yeniden bağlandığını belirterek sehven tespit edilen yersiz ödeme borcunun silinmesine, müvekkili tarafından ödenen miktarların iadesine ve müvekkilinin aylığından kesinti yapılmamasına, ayrıca hak kazanılan ve ödenmemiş ölüm aylıklarının müvekkiline ödenmesine, tahkikat sonucunda müvekkilinin alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin haksız borç kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun 7751 081 55 Bağ- no ve 18/2333 tahsis numaralı sigortalısı davacının babasının 16.06.1996 tarihinde vefat ettiğini, 01.01.1984- 03.10.2000 tarihleri arasında ölen 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalıların hak sahibi kız çocuklarına aylık bağlanabilmesi için 3 tam yıl sigortalı olma şartı yanında geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak (gelir unsuru ) şartı aranmaksızın sadece herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi işte çalışıp çalışmadıkları veya buralardan aylık veya gelir alıp almadıkları dikkate alındığından, vefat eden eşinden 4/a kapsamında ölüm aylığı aldığının tespit edilmesi üzerine davacının babasından aldığı ölüm aylığının iptal edilerek yersiz ödeme çıkarıldığını, borcun davacının almış olduğu ölüm aylıklarından kesilerek tahsil edildiğini, bakiye borç kalmış olduğunu, 2018/38 sayılı Kurum genelgesi gereği davacıya 01.01.2018 tarihinden itibaren yeniden ölüm aylığı bağlandığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacının 24.03.2006 tarihinde vefat eden davacının 4/a sigortalısı eşi üzerinden aldığı ölüm aylığı yanında 16.06.1996 tarihinde vefat eden 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ- Kur sigortalısı babasından dolayı da ölüm aylığı alabileceği gerekçesiyle
"Davanın kabulü ile
1-Davacının babasının ölümü sebebiyle aldığı ölüm aylığının ( tahsilde tekerrür olmamak üzere) başlangıç tarihi itibariyle yeniden bağlanmasına, bu aylık sebebiyle çıkartılan yersiz ödeme borcunun iptaline ve davacı tarafından ödenen 23.207,45 TL nin borç kesintilerinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine ( tahsilde tekerrür olmamak üzere)," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava değerine esas olacak meblağın takdiren, karar aşamasında müvekkilini güvene almak maksadıyla ıslah ettikleri miktardan daha fazlası olması gerektiğini, müvekkilinin 26.01.2016 ve 2019 Haziran tarihleri arasında ölüm aylığı alamadığını ve davalı Kurum tarafından kendisine işlenen faizlerle birlikte 23.877,44 TL borç çıkarıldığını, Yerel Mahkemece miktar yönünden verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Sigortalılardan birisinin 506 sayılı Kanun, diğerinin 1479 sayılı Kanun kapsamında olması halinde, hak sahibi her iki ölüm aylığına da hak kazanacaktır.
Öte yandan, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesine göre ölüm aylıklarının bağlanmasında yürürlükten kalkan 1479, 506, 2926, 2925 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağından, 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin de somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır.
Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından; davacının müteveffa eşinden (506 sayılı Kanun kapsamında) ve müteveffa babasından (2926 sayılı Kanun kapsamında) dolayı ölüm aylığı almaya hak kazanması ve ikisini birden almaya engel bir yasal düzenleme olmaması ve davacının ıslah dilekçesi kapsamında karar verilmiş olması karşısında Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya çift ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi, 1479 sayılı Kanun'un 45 ve 46 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!