WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/7330 E.  ,  2024/912 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/49 E., 2022/165 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 01.01.2006 tarihinden 30.12.2012 tarihleri arasında davalı ... Başkanlığında temizlik işçisi olarak çalışmalarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet tespiti davasının süresi içerisinde açılmadığını, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi gereği hizmet tespiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini, davanın bu süre içerisinde açılmadığından hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının sigortalı dosyasının incelenmesinde tespit talebinde bulunduğu dönemde diğer davalı ... Başkanlığında hizmetinin bulunmadığını ayrıca davacının her ne kadar dava dilekçesinde 01.06.2006-30.12.2012 tarihleri arasında diğer davalı ... Başkanlığında hizmetinin tespitini talep etmiş ise de davacının bu dönemde dava dışı farklı işyerinde çalışmış olduğunu, davacıya ait hizmet dökümüne bakıldığında Kurumlarına 1011131 işyeri no ile kayıtlı Nur-Soy İnş. Uluslararası Nak. San. ve Tic. A.Ş.'de davacının 18.06.2010 tarihinde başlayan çalışmış, belirli aralıklarla 24.04.2011 tarihine kadar devam ettiğini, toplamda bu işyeride 179 gün hizmetinin olduğunu, tespitini talep ettiği dönemde davacının zaten farklı bir işyerinde sigortalı olarak çalıştığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, Kurum kayıtlarının gerçek durumu yansıttığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini, davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının geriye yönelik olarak 5 yıllık çalışmışlığının tespitini isteyebileceği 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükmü olduğunu, davacının 01.01.2006-30.12.2012 tarihleri arasındaki çalışmışlığının tespitini istediklerini, dava tarihinin ise 2013 olduğunu, 506 sayılı Kanun gereği 5 yıllık süre hak düşürücü süre olup davayı kabul etmemekle beraber bir an için davacının haklı olduğu düşünülse bile talebi hak düşürücü süre gereği red edilmesi gerektiğini, davacının 2006 dan 2012 yılına kadar hizmeti olduğunu ve anılan hizmetin tespitini istediklerini, bu sebeple 5 yıllık hak düşürücü süre gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, esas yönünden ise öncelikle davacı ile bir hizmet akdinin kurulmadığını bildiklerini, davacı belediyenin hizmet akdi kurduğu bir işçisi olmadığını, davacı ile 4734 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereği doğrudan temin usulü ile mal ve hizmet alımı yaptığını, hal böyle onuca davacının söz konusu mal ve hizmet alımında belediyenin açmış olduğu ihalede verdiği teklif ile belediyece açılan ihaleye girdiğini, doğrudan temin usulünde kurulan komisyon piyasadan teklif alıp en düşük teklifi değerlendirerek işi ihale etmekte olduğunu ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.10.2015 tarih ve 2013/47 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararıyla; 11.04.2011-15.04.2011 tarihleri arasında 179 günün tekrar tespitinde hukuki yarar olmadığından bu sürelere ait davanın hukuki yarar yokluğundan, tespiti istenen diğer sürelerinde taraflar arasında hizmet akti bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 07.03.2016 tarih ve 2016/111 Esas ve 2016/2446 Karar sayılı ilamı ile; " Öncelikle Mahkemece, davacının ihale ile iş aldığının iddiası karşısında tüm bilgi ve belgelerin Belediye’den istenmesi, ayrıca, davalı ...’nin aylık ve hizmet prim belgeleri Kurum’dan, ücret bordroları, puantaj kayıtları, Belediye’den istenmeli, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarındaki çelişkiler giderilmeli böylece gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davasının kısmen kabulüne,

-Davaya konu edilen 01.01.2006-30.12.2012 tarihleri arasında dava dışı 1004640 11 Sicil No'lu dava dışı iş yerinden:

18.06.2010-15.11.2010 döneminde 132 gün,
08.12.2010-13.01.2011 döneminde 37 gün,
15.04.2011-24.04.2011 döneminde 10 gün olmak üzere toplam 179 gün Hizmetin Kuruma bildirildiği anlaşıldığından ve bu sürelerin tekrar tespitinde hukuki yarar olmadığından bu sürelere ait talebin hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine,

-Davacı ...'in davalı ... (iş yeri no) nezdinde;
15.02.2006-07.07.2006 tarihleri arasında 142 gün,
15.01.2008-20.12.2008 tarihleri arasında 340 gün,
20.03.2009-20.11.2009 tarihleri arasında 245 gün,
05.01.2010-25.05.2010 tarihleri arasında 140 gün,
30.05.2011-30.12.2011 tarihleri arasında 214 gün,
30.12.2011-13.01.2012 tarihleri arasında 14 gün,
03.11.2012-16.11.2012 tarihleri arasında 13 gün süre ile dönemin prime esas asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.