WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/4487 E.  ,  2023/4846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1105 E., 2023/178 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/33 E., 2020/210 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 3201 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı için 23.10.2015 tarihinde Kuruma müracaat ettiğini, aylık bağlanması için 5750 gün ve 48 yaşını doldurması gerektiği belirtilerek 78.108 TL borç tahakkuk ettirildiğini, bunun ödenmesi halinde 48 yaşını doldurduğu 01.01.2019 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanacağının söylendiği, davacının belirtilen miktarı ödediğini, 01.02.2019 tarihinde yaşlılık aylığı için müracaat ettiğini, kurumca müracaat sonrası emeklilik şartının genelge ile değiştiğini, 58 yaş, 25 yıl ve 7.000 prim gün sayılı olması gerektiği belirtilerek talebinin reddedildiğini, davacının 18.10.1991 tarihinden itibaren Hollanda'da ikamet etiğini, kurumca borçlanma işleminde 18.08.1995-31.07.1997 arasında Türkiye'de ikamet ediyormuş gibi dikkate alındığını, bu sürelerin kurumca borçlandırılmadığını, davacının Hollanda'da ilk çalışma tarihi olan 25.10.1999 tarihinin Türkiye'de ilk işe başlama tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu tarihten geriye dönük ev kadınlığı olarak 7 yıl 11 ay 8 günlük geriye gidildiğinde 07.11.1991 tarihinin bulunduğunu, buna göre yaşlılık koşullarının 48 yaş, 20 yıl 5525 gün olduğunu, kurumca 2018/38 sayılı genelge ile yaş hesabında 24.10.1999 öncesinin hesaplanmadığını, genelgenin yasadan üstün tutulduğunu, 24.10.1999 başlangıcına göre 58 yaş olduğunun belirtildiğini, 24.10.1999 tarihinin başlangıç kabul edilerek 18.10.1991-24.10.1999 arası ev kadınlığı olarak borçlandırılmasını ve bu süre kadar geriye çekilerek 01.02.2019 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiklerini, kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu, kazanılmış hakkın korunması gerektiğini beyanla, müvekkilinin 18.08.1995-31.07.1997 arası yurt dışında kaldığının tespitine, buna göre borçlanmanın yeniden düzenlenmesine, ilk başlangıç tarihinin 25.10.1999 tarihinden itibaren borçlandığı süre kadar geriye çekilmesine ve başvurusuna göre 01.02.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş Mahkemeleri Kanununun 7.maddesi gereği öncelikle kuruma müracaat koşulunu yerine getirmesi gerektiğini, kurumun kamu kurumu olduğunu ve yasa ve yönetmeliklere göre işlem yaptığını, yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; "Davanın kabulü ile, davacının 18.08.1995-31.07.1997 tarihleri arası dönemde yurt dışında ikamet ettiğinin ve 18.10.1991-24.10.1999 tarihleri arası dönemde borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin kurum tarafından kabul edilen 25.10.1999 tarihinden geriye 7 yıl 11 ay 18 gün geriye çekilmesi gerektiğinin, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 f-ı bendi gereği davacının borçlanma dönemine ilişkin işlemin yerine getirilmesi akabinde 2019 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun kayıtlarından davacı tarafın dosyasının incelenmesinde, davacının ev kadınlığı sürelerinin borçlandırılması talebi ile ilk işe giriş tarihinin 24.10.1999 olduğu ve bu tarihle 23.10.2015 tarihleri arasında 5760 gün sayısının bulunduğunun tespit edildiği, 4759 sayılı Kanun'un 8l inci md. 60/A fikrasına göre 58 yaşını doldurmuş kadın sigortalıların yaşlılık aylığından faydalanma şartının 25 yıl sigortalılık süresi ve bu süre içerisinde 7000 gün şartı olduğunun görüleceği, davacının 58 yaş şartı ve yine 7000 gün şartını yerine getirmediğinden müvekkil kurum davacı tarafin taleplerini yasal mevzuata uygun olarak reddettiği, müvekkil kurumun bir kamu kurumu olduğu, yasalarda ve yönetmeliklerde belirlenen mevzuata göre işlem yapmaktadır. Bu anlamda müvekkil kurumun yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıca müvekkil kurum bu davalarda yasal hasım olduğu, her halükarda yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararının bozulması istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde; Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi; “Madde 5 – (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir. (Ek fıkra: 17/04/2008-5754/79 md.) (Değişik fıkra:17/7/2019-7186/10 md.) Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir. (Ek fıkra:17/7/2019-7186/10 md.) Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir.” düzenlemesini içerir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde davacının Türkiye'de, 5510 sayılı Kanun'un 4/1.(a) maddesi kapsamında işe giriş tarihi olan tarihten, 3201 sayılı Kanun'un uyarınca borçlandığı süre kadar geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresinin belirlenmesi işlemi yasal düzenlemeye uygun ise de, anılan sigortalılık başlangıç tarihinden davacının ev hanımlığında geçen süre kadar geriye gidilmek sureti ile davacının sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi isabetsizdir. Bunun yanında davacının yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu süreler, gerek davacı tarafından sunulacak, gerekse resmi kayıtlarla desteklenecek kayıtlarla her türlü şüpheden uzak bir biçimde netleştirilmeden ve tam olarak araştırılmadan, sadece sıhhatli olarak tutulmadığı anlaşılan davacının ülkeden giriş-çıkış kayıtları esas alınarak kabule konu sürelerde yurt dışında kaldığına dair kurulan hüküm de isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.