WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/3519 E.  ,  2023/4734 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2249 E., 2022/2420 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/279 E., 2021/279 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili, tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde Nisan/1999 - 01.02.2018 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyanla Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı...Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiğini, davacının müvekkiline ait işyerinde 21.09.2000 - Ekim/2005 tarihleri arasında çalıştığını, davacının çalıştığı sezon dönemlerinde ve sipariş olduğu zamanlardaki tüm çalışmalarının Kuruma eksiksiz bildirildiğini, bu bildirimler neticesinde primlerinin eksiksiz yatırıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olduğunu, aksi yönde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Kolluk marifeti ile komşu işyerlerinde çalışan ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan işçi ve işverenlerin belirlenmesi ile davalı işyerinin mevsimlik olup olmadığının tespiti, mevsimlikse dönerlerinin belirlenmesinin istenmesine karar verilmiş, verilen cevabi yazıda yapılan araştırmada davalı şirketin İshakçelebi mahallesinde olduğu, işletmeye en yakın Meydanoğlu Et isminde işletme olduğu, başkaca bir işletmenin bulunmadığı, Meydanoğlu Et işletmesinde davalı şirketin çalışmasını iç işleyişini bilebilecek durumda kimsenin tespit edilemediği anlaşılmıştır. Davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ait davacının çalışmasının niteliğinin belirlenmesi için, Tarım Müdürlüklerinden, ziraat odalarından ve vergi dairelerinden davalı işveren tarafından bildirilen muhtasar beyannameler sorularak dosya arasına alınmıştır. Dosyadan davacının çalıştığı iş yerinden talebe konu dönem boyunca çalışan yeterli sayıda bodro tanığı dinlenilmiştir. SGK'ya müzekkere yazılarak, 506 sayılı yasanını 79.maddesine 25/08/1999 tarih 4447 sayılı yasa ile eklenen ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların 30 günden az çalıştıklarını açıklayan bilgi ve belgelerin iş verence prim bildirgelerine eklenmesi şarttır düzenlenmesi uyarınca anılan tarih sonrasına ilişkin eksik bildirimlerin dayanağı belgelerin kuruma ibraz edilip edilmediği ve aksine durum mevcut ise eksik bildirim nedeniyle resen tahakkuk işlemlerinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, gerçekleştirilmediyse nedenlerinin mahkememize bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş, davacı ... ile ilgili olarak, işveren davalı şirketin 27/07/2018 tarih 8975021 sayılı yazılarıyla halen davası devam eden sigortalılar adına ek aylık prim ve hizmet belgelerini düzenleyerek 7143 sayılı yasa kapsamında yapılandırmaya müracaat ettikleri, işverenin verdiği aylık prim ve hizmet belgeleri için tahakkuk oluşturulduğu, dava sonucu kesinleştikten sonra hizmetleri verileceği bildirildiği anlaşılmıştır. İşyerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında...Tarım Ürünleri İth. İhr. San. Tic. A.Ş adına tescilli olduğu, 506 sayılı yasa kapsamına giriş tarihi: 01.07.1997 olduğu, İşyerinin davalı ... Kurumundaki yapılan işin niteliğinin “üzüm işletmesi" ve işyerinin mahiyetinin "devamlı"olduğu tespit edilmiştir. Davalı 1029365.45.01 sayılı işyerinden verilen 01.04.1999 – 01.02.2008 tarihleri arası dönem bordroları ... SGK İl Müdürlüğünden celbedilmiştir. Davacı ...'a ait 4501200009136 sigorta sicil numaralı SGK şahsi kurum dosyası celbedilmiştir. Kurum dosyası içinde davacı imzasını içeren 21.09.2000 işe giriş tarihli davalı işyerinden verilen işe giriş bildirgesi(20.09.2000 varide tarihli 203001 sayılı) bulunmaktadır. Davacı imzası içeren 21.09.2000 tarihli taraflar arasında yapılan imzalı hizmet akdi sözleşmesi, davacı imzası içeren 2005 yılı -8 / 9 ve 10.aylarına ait davacı imzası içeren ücret bordrosu dosyaya sunulmuştur. Tanıklar dinlenilmiş, beyanlarında özetle; Davacının işletme ve eleme bölümünde çalıştığı, davalı şirkette Ağustos ayında yoğunluk başladığı Ocak ayına kadar yoğunluğun devam ettiği, sonrasında şirketin çalışmaya devam ettiği, ancak işlerin azaldığı, işler sakinlediği dönemde ücretsiz izne ayrılanlar olduğu, iş olduğunda çağırdıklarını beyan ettikleri, davacının, çalışma dönemlerinin tümünde asgari ücretle bildirimin yapıldığı dikkate alındığında, davacının asgari ücretle çalıştığı kanaatine varılmıştır. Dava dosyasına celbedilen ... 3.İş Mahkemesi E.2016/70 K.2018/112 sayılı emsal dosyası(Yargıtay 10.H.D.si tarafından onanmıştır).,vergi kayıtları,işyerinin dönemler itibariyle bildirilen işçi sayısı,ücret bordroları, hizmet sözleşmesi ve istifa dilekçesi bağlamında Ağustos-Aralık ayları arasında yoğun ve devamlı çalıştığı,kalan aylarda çağrı üzerine çalışma yapıldığı,yoğun olmayan dönemlerde SGK’ya yapılan bildirim kadar çalışma olduğu kanaatine varılmıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti  istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma  süresi  yönünden  hak  düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır…” Ancak söz konusu Yönetmelikle tespit edilen belgelerin bu meyanda işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlememesi, ancak iş bu belgelerin içerdiği işe başlama tarihinden sonraki dönem için söz konusudur. Yukarıda belirtildiği üzere davacının 21.09.2000 işe giriş bildirgesinin verilme tarihi öncesi hizmetleri hak düşürücü süre kapsamına girmiştir. Davacı imzasını içeren 21.09.2000 tarihli hizmet sözleşmesi bağlamında yazılı delillerin aksinin ancak yazılı delillerle ispatlanması gerektiği açıktır. Davacının ilk işe giriş tarihinin 21/09/2000 olduğu, davacının işten çıkış tarihinin 01/02/2008 olduğu, bordro tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere, davacının bu tarihleri arasında Ağustos-Aralık aylarında sezon döneminde devamlı-kesintisiz çalıştığı, diğer dönemlerde SGK’ya yapılan bildirim bağlamında hizmetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Emsal Yargıtay içtihatlarında imzalı ücret bordroları,işe giriş bildirgesi ve hizmet sözleşmesi ve istifa dilekçesi bulunması durumunda ayrıca ilgili dönemler yönünden sigortalının imzası olan ücret bordrosu-puantaj kayıtlarına ait aylarda SGK Başkanlığına bildirilen kadar hizmeti bulunduğu, ayrıca bu belgeler bağlamında kesintili çalışma olduğu kabul edilmektedir. Sunulan puantaj kayıtlarında imzasının bulunduğu imzaların inkar edilmediği tespit edilmiştir. 6552 sayılı Yasanın yürürlüğü sonrasında açılan davada SGK Başkanlığının fer'i müdahil olduğu hususunu da gözetilerek taraf sıfatı değiştirilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda işyerinin mevsimlik bir işyeri olmadığı anlaşılmış, yukarıda anılan gerekçelerle 21/05/2021 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesine dayalı olarak,
"Davanın kısmen kabulüne,
1-Davacı,.... T.C ve .....ayılı sigortalı ...'ın davalı işveren...Tarım Ürn.İth.İhr.San.ve Tic.A.Ş’ye ait ... SGK İl Müdürlüğünde 1029365.45.01 işyeri sicil sayılı dosyada işlem gören üzüm işletmesi işyerinde 21.09.2000 – 01.02.2008 tarihleri arasında toplam 1467 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 872 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği 595 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığı, 2000/3.dönem10; 2001/3.dönem51; 2002/3.dönem51; 2003/3.dönem 40; 2004/8.ay25; 2004/9.ay 3; 2004/10.ay15; 2004/11.ay10; 2004/12.ay30; 2005/11.ay30 ; 2005/12.ay30; 2006/8.ay30; 2006/9.ay30; 2006/10.ay30; 2006/11.ay30; 2006/12.ay30; 2007/8.ay 30; 2007/9.ay30; 2007/10.ay30: 2007/11.ay30; 2007/12.ay30 gün olmak üzere; davacının 21.09.2000-01.02.2008 tarihleri arasında bildirilmeyen toplam 595 gün davalı işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, yerel mahkemece hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle müvekkilinin işe giriş tarihinin 21.09.2000 olarak hesaplanmasının hukuka ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, bilirkişinin, işbu davada dinlenen tanıkların çoğunun davalı işveren ile benzer konuda husumetleri olduğunu ve davalarının olması nedeniyle hükme esas alınamayacağını belirttiğini, davalı işverenin çalıştırdığı tüm işçilerin bildirimini eksik yaptığını ve sigortasız işçi çalıştırdığını, hizmet tespiti davasının mahiyeti gereği kısmen kabul durumunun söz konusu olmadığını, reddedilen kısım yönünden kurulan hükmü ve karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerini kabul etmediklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. İstinaf kanun yoluna başvuran fer'i müdahil Kurum vekili, davalı vekilinin 02.06.2021 tarihli beyanı dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin mevcut bir çok dosyasının incelenmesinde yaptığı işin niteliğine göre belirli dönemlerde dışarıdan günlük çalıştırılmak üzere işçi alımı yapıldığını, alınan işçilerin yalnızca yılın belirli zamanlarında çalıştırıldığını, davacının, Kurum kayıtlarında olan hizmet süreleri dışında bir çalışması bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin ve net olarak davacının çalışma olgusunu ispatlayacak delil bulunmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, tanık beyanlarının çalışmanın ne kadar süreyle olduğuna ilişkin kesin bir bilgi vermediğini, davacının, çalıştığını iddia ettiği dönemde imzasını içeren hiçbir ücret bordrosu-puantaj kaydı bulunmadığının davacının bu dönemlerde çalışmadığının göstergesi olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, her bir davacı için ayrı ayrı inceleme yapılmadan genel olarak aynı gerekçe ile hüküm kurulduğunu, davalı şirkete ait bir çok hizmet tespit davası bulunması ve tanıklarında aynı davalıya karşı dava açmış olması nedeniyle beyanlarına itibar edilmeyeceğini, yeterli delile ulaşılamadığını ve davanın ispatlanamadığını, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini beyanla usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Davacı imzasını içeren 21.09.2000 işe giriş tarihli davalı işyerinden verilen işe giriş bildirgesi (20.09.2000 varide tarihli 203001 sayılı) bulunmaktadır. Davacı imzası içeren 21.09.2000 tarihli taraflar arasında yapılan imzalı hizmet akdi sözleşmesi, davacı imzası içeren 2005 yılı 8, 9 ve 10. aylarına ait davacı imzası içeren ücret bordrosunun dikkate alınması gerekmiştir.
Davacının işe başlama tarihine ilişkin ilk derece mahkemesi kabulü aleyhine davacı tarafça kanun yoluna başvurulmuş olmakla birlikte yazılı iş sözleşmesi ve davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi dikkate alındığında tanık anlatımları ile sonuca gidilmesi mükmün görülmemiştir. Davacının bildirge öncesinde işe başladığının sübutuna yarar delil bulunmamaktadır. Bu nedenle hizmetin başlangıç tarihine dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Yine işten ayrılış tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olmakla davacının işe giriş bildirgesi öncesine dair çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı ortada olmakla davacının bu yöndeki talebi kabul görmemiştir.
İmzalı ücret bordrosu veya davacının imzasını taşıyan puantaj kayıtlarının bulunduğu dönemlerde ise yazılı delil aksine olan tanık anlatımına itibar edilemeyecektir.
İş bu davada dinlenen bordro tanığı ... beyanından anlaşıldığı üzere davacı eleme bölümünde çalışmaktadır. Diğer dosyadaki tanık beyanları da göz önünde bulundurulduğunda eleme bölümünde çalışanlar sezon dönemi dışında sipariş geldiğinde çağrı üzerine çalışmaktadır.
Sezon döneminin Ağustos ayında başladığı kabulü ile sonuca gidildiği görülmektedir. Davacısı Fatma Durmaz olan 01.06.1997-23.12.2015 tarihleri arasındaki süre yönünden tespit talepli ... 3. İş Mahkemesi 2016/66 E. 2018/109 K. Sayılı 29.03.2018 tarihli ilamı aleyhine yapılan istinaf üzerine Dairemizin 2018/1564 esas ve 2019/1304 karar sayılı hükmünde "... davacının puantaj cetvellerinde imzası bulunduğu sezon dönemindeki aylarda sürekli, diğer aylarda bildirim yapılan süreler kadar çalıştığı, sezon süresinin dört ay olduğu, davacı ile aynı konumda olan işçilerin açtığı ... 3.İş Mahkemesinde görülüp karara bağlanan 2018/1562,1563,1566,1567.. esas sayılı emsal dosyalarda da bu kanaate varılarak sonuca gidildiği halde bu dosyada sezon olarak Ağustos ayı ile birlikte beş ay sürekli çalışıldığının kabulü ile çelişkili yaklaşımla karar verilmesi karşısında ilk derece mahkeme kararının yerinde olmadığı belirgindir.." denilerek sezon döneminin Eylül-Aralık arası olduğuna ilişkin kabul aleyhine davacı tarafça yapılan temyiz başvurusu Yargıtay 10. H.D. 2020/3564 E. 2021/7000 K. Sayılı 26.05.2021 tarihli onama ilamı ile reddedilmiş olmakla emsal iş bu dosyadan da ortaya çıktığı üzere sezon dönemi Eylül-Aralık ayları arasına ilişkin kabul edilmelidir.
Davacının iş sözleşmesinin incelenmesinden sipariş üzerine kısmi süreli çalışma olacağının kayıt altına alındığı izlenmektedir. Davacının yazılı iş sözleşmesi ve tanık Aliye beyanından anlaşıldığı üzere davacının eleme bölümünde çalışması karşısında sezonluk çalışanlardan olduğunun kabulü dosya kapsamı ile örtüşmektedir.
Bu nedenlerle Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında tam çalışma kabulü gerekirken bu aylar dışında, bildirimden daha fazla çalışıldığının ispat edilemediğinin kabulü gerekmiştir.
Davacının istirahatli olduğu dönemlerin 07.10.2002 – 21.10.2002 arası (14 gün), 14.10.2003 – 16.10.2003 arası (2 gün), 2004/9 uncu ayında 3 gün, 06.10.2004 – 18.10.2004 arası (12 gün) olduğu görülmektedir..." gerekçesiyle;
"A) 1-Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 10/06/2021 tarih, 2019/279 Esas ve 2021/279 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf yargılama giderlerinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına,
3-Dosyanın adli yardımlı olması nedeniyle istinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gereken 80,70 TL istinaf karar harcı ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

B) 1-Fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 10/06/2021 tarih, 2019/279 Esas ve 2021/279 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince KALDIRILMASINA,
Davacının davasının kısmen kabulü ile,
Davacının davalı işverene ait, 1029365.45 sicil sayılı işyerinde, dönemin asgari ücreti ile, 2000/3 üncü dönem 10 gün, 2001/3 üncü dönem 51 gün, 2002/3 üncü dönem 51 gün, 2003/3 üncü dönem 40 gün, 2004/10 uncu ayında 5 gün, 2004/11 inci ayında 10 gün, 2004/12 inci ayında 30 gün, 2005/11 inci ayında 30 gün, 2005/12 inci ayında 30 gün, 2006/9 uncu ayında 30 gün, 2006/10 uncu ayında 30 gün, 2006/11 inci ayında 30 gün, 2006/12 inci ayında 30 gün, 2007/9 uncu ayında 30 gün, 2007/10 uncu ayında 30 gün, 2007/11 inci ayında 30 gün, 2007/12 inci ayında 30 gün çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemece hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle müvekkilinin işe giriş tarihinin 21.09.2000 olarak hesaplanmasının hukuka ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, davalı işverenin çalıştırdığı tüm işçilerin bildirimini eksik yaptığını ve sigortasız işçi çalıştırdığını, hizmet tespiti davasının mahiyeti gereği kısmen kabul durumunun söz konusu olmadığını, reddedilen kısım yönünden kurulan hükmü ve karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerini kabul etmediklerini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.