WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/2479 E.  ,  2023/4605 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Asıl dava ret, birleşen dava kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl davada ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenmemiş aylıkların davacıya ödenmesi istemli birleşen dava dosyasında itirazın iptali istemli dava dolayısıyla verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.07.2011 tarihinde boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespit edildiği gerekçe gösterilerek 19.09.2016 tarihi itibariyle müvekkiline ödenen yetim aylığının kesildiğinin bildirildiğini ve 20.09.2011 - 09.09.2016 tarihleri arasında ödenen aylıkların yasal faizi ile birlikte Kuruma ödenilmesinin talep edildiğini, davalı Kurumun bu işleminin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Birleşen ... 41. İş Mahkemesi'nin 2019/159 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili sunmuş olduğu dava dilekçesi ile haksız olarak yapılan itirazın iptaline, borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin devamına, reddedilen borç miktarının (84.416,14 TL) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmenlerince davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini, davacının 2012, 2013, 2014, 2015 yıllarında Şabanözü ilçesinde faaliyet gösteren eczanelerden ilaç temin ettiğinin tespit edildiğini, davacının eşinden aylık bağlanması için muvazaalı olarak boşandığını beyanla, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen ... 41. İş Mahkemesi'nin 2019/159 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan haksız ve köt niyetli davanın reddi ile, davacı taraf aleyhine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli ve 2017/307-2018/384 Esas ve Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dosya davalısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2019/181 E., 2020/291 K. nolu kararıyla “Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının annesinin 06.02.2011 tarihinde vefat ettiği, eski eşinden 11.07.2011 tarihinde boşandığı, 13.07.2016 tarihli denetmen raporuna istinaden ölüm aylığının kesildiği ve yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirildiği, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurunun belirtilen ilgili raporunda davacının Ankarada ikamet etmesine rağman ilaç alınan eczanelerin Şabanözün'de bulunması, muhtar olan tanığın imzalı beyanı ile birlikte yaşamayı doğrulaması karşısında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, denetmen raporunun aksinin ispat edilemediği sonucuna varılmış ve redde dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı analaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir” gerekçesine dayalı olarak;

2. “Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dosya davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 12.10.2020 tarihli ve 2020/9227-2020/5854
Esas ve Karar sayılı ilamı ile; "Bu aşamada, özellikle Anayasa'nın 20 inci 5510 sayılı Kanun'un 59, 100, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 28, 45, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 3, 45 – 53, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6, 24 – 33, 189, 190, 191, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6, 19, 20 inci maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili nüfus müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili nüfus müdürlüğünden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, eşlerin boşanma sebebi, boşanma ilamında velayet, çocukla kişisel ilişki, nafaka, tazminat hükümleri varsa nasıl yerine getirildikleri belirlenmeli, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise ödeme için adına açılan banka hesabında kayıtlı yerleşim yeri saptanmalı, özellikle uyuşmazlık konusu dönem olan 20.09.2011 - 19.09.2016 tarihleri arasında davacı ile boşanmış olduğu eşinin kayıtlı bulunduğu tüm adresler yönünden ayrı ayrı geniş kapsamlı, titizlikle ve gerekirse bilgi edinilen şahısların isim ya da sıfatları da tutanağa eklenmek suretiyle, beyan edilen adreslerde fiilen oturup oturmadıkları, birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk marifetiyle araştırılmalı; uyuşmazlık konusu dönemde davacı ile boşanmış olduğu eşinin kayıtlı bulunduğu adreslerin bulunduğu mahallerde görev yapmış/yapmakta olan mahalle muhtar ve azaları ile resen tespit edilecek kişilerden (köy imamı, öğretmen, çevre esnaf, komşular vb.) kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çelişki oluşursa giderilmeli; uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tüm adreslerde elektrik, su, doğalgaz vb. aboneliklerin kimin adına kayıtlı olduğu araştırılmalı; uyuşmazlık konusu döneme ilişkin davacı ve boşanmış olduğu eşi bakımından medula kayıtları celp edilerek bu kayıtlardaki adresleri tespit edilmeli; böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır" denilmek suretiyle kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle,
"1-Mahkememizin 2020/258 Esas sayılı dosyasıyla açılan davanın reddine,

2-Mahkememizin 2020/258 Esas sayılı dosyasıyla birleşen ... 41. İş Mahkemesinin 2019/159 Esas sayılı dosyasıyla açılan davanın kabulü ile; davalının ... 7. İcra Müdürlüğü 2018/8889 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, şeklinde karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dosya davalısı ve davalı/birleşen dosya davacısı Kurum vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen dosya davalısı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece Muhtar olan tanık Haydar'ın yeminli beyanı göz ardı edilerek yalnızca daha öncesinden (büyük ihtimal ile başka bir kişiyi kastederek ifade metinlerinde de ...'nun fiziki özellikleri ile tanımı yapılmamıştır.) SGK müfettişlerine vermiş olduğu beyanının dikkate alındığını, incelemenin eksik ve hatalı yapıldığını, Mahkemece dinlenen tanıkların hiçbirinin davacının eşi ile beraber yaşadığına dair bir beyanda bulunmadığını, gerekçeli kararda davacının adresinin ... ilinde kayıtlı olmasına rağmen 2012-2013-2014 ve 2015 yıllarında boşandığı eşinin adresinin bağlı olduğu ilçede faaliyet gösteren birçok eczaneden ilaç aldığının tespit edildiği" olgusuna dayanıldığını, sayın Dairece de "ilaç alınan eczanelerin Şabanözü'nde bulunması" denilerek bu hususta hatalı değerlendirmenin yapıldığını, davacının çocuklarının Şabanözü ilçesinde iş yerleri mevcut olduğunu, davacının çocuklarının ve yakın akrabalarının yanında belirli aralıklarla yaşadığını ve bu süreçte raporlu kullandığı ilaçlarını bahsedilen eczanelerden tedarik edildiğini, bu durumun boşandığı eşi ile beraber yaşadığı anlamına gelemeyeceğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının haklılığının belirlenmiş olduğunu, davacının kendi köyünün bağlı olduğu Şabanözü ilçesinde mevcut eczaneden ilaç aldığı tarihler ve dönemsel değerlendirmeler göz önüne alındığında gidip gelme durumunun ... il merkezine bir saat uzaklığının oluşundan kaynaklandığını, ayrıca köydeki akrabalarının yanına belirli ayların pazarlarında, belirli alışverişlerini yapma (tereyağ, peynir vb.) ve akrabalarını ziyaret amacıyla hareket edildiğini, davacının çeşitli sağlık problemleriyle mücadele etmekte olup bu haliyle hasta haklarından yeterince faydalanamadığını özet olarak belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl davada uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen Kurum işleminin iptali istemine ilişkin iken birleşen dava dosyasında uyuşmazlık, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 96 ncı maddeleri

3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı/birleşen dosya davalısı vekilinin tüm, davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun icra takip tarihinde yürürlükte olan 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.

3. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, birleşen davada davacı alacaklı Kurum yararına, davalının icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2- Davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 2 numaralı bendinde yer alan " icra inkar tazminatı talebinin reddine," ibarelerinin silinerek yerine, "... 7. İcra Müdürlüğü 2018/8889 Esas nolu icra dosyasında takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine," ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.