WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/2169 E.  ,  2023/4700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1745 E., 2022/1288 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/181 E., 2022/169 K.

Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti ve yapılandırmadan faydalandırılma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, davacının 20.04.1989-03.10.2000 döneminde 1479 sayılı Kanun'a göre sigortalı olduğunun ve 7256 sayılı Kanun'dan yararlanmasının gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığının 07.12.2001 tarihinde yapıldığını, 619 sayılı KHK ve 4956 sayılı Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdığı halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinde başlayacağını kurumca yapılan işlemin usule ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile "Davacının davasının kabulüne,

Davacının 20.04.1989-03.10.2000 arası dönemde 1479 sayılı Kanun'a göre zorunlu bağkur sigortalısı olduğunun ve ek 19 ve ek 63 terklerinden sonraki kalan hizmeti için çıkacak prim borcunun 7256 sayılı Kanun'dan faydalandırılması gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının fiili çalışmasını ispatlayacak ve gerekçeye dayanak olarak gösterilebilecek herhangi bir bilgi veya belgenin dosya kapsamında bulunmadığını, her ne kadar vergi kaydının bulunması esas alınarak karar verilmişse de davacının vergi kaydının bulunmadığını, süresinde kuruma başvurmayan davacının hak talep etmesinin mümkün olmadığını bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı ...'in 04.12.2001 tarihinde minibüsçü olarak bağ-kur'a giriş bildirgesini kuruma verdiği, yine Silifke Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasına 07.06.1989 tarihinde üye kaydının yapıldığı, 24.02.2011 tarihinde sonlandırıldığı, yine davacının ilk kez 04.10.2000 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescilinin yapıldığı, ayrıca davacının 7256 sayılı yasa kapsamından faydalanmak üzere 31.12.2020 tarihinde kuruma başvurduğu görülmüş,

1479 sayılı Kanun'un 24 (2654, 3165 ve 4956 sayılı yasalar ile değiştirilmiş halleri de dahil) maddesi, yine 1479 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun gereklerinin geçici 18 inci maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının 20.04.1989-03.10.2000 tarihleri arasında esnaf odasına kaydı da dikkate alınarak 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun kabulü de zorunluluk olduğu, yine davacının 7256 sayılı Kanun kapsamından faydalanmak için süresinde davalı kuruma başvurduğu anlaşılmakla, yerel mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararının yerinde olduğu, dolayısıyla davalı kurum vekilinin yapmış olduğu istinafın reddi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24, 25 ve Geçici 18 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dosya kapsamı incelendiğinde, 20.04.1989-18.11.1991, 18.04.1994-16.07.2002, 05.11.2002-31.12.2002 tarihleri arasında vergi, 07.06.1989-24.02.2011 tarihleri arası oda ve sicil kaydı bulunan davacının 04.12.2001 tarihinde davalı Kuruma başvurusu üzerine 04.10.2000 tarihinden itibaren tescilinin yapıldığı, 20.04.1989-04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ve yapılandırma kanunundan yararlanması gerektiğinin tespiti istemli iş bu davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesince vergi ve oda kayıtları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği ne var ki, hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.

3. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde “...kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler...”, “meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren” zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılmışken, anılan maddelerde 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, “kendi adına ve hesabına” çalışma koşulu ve belirtilen nitelikte çalışmaya başlama tarihi sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir. 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemede, kendi adına ve hesabına çalışma koşuluna ek olarak “gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar” için mükellefiyetin başlangıç tarihinden, “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar” kayıtlı oldukları tarihten itibaren sigortalı sayılmaktadır.

4.22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikte ise, bu kez, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; “gerçek ve götürü usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkarlar Siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlardan” gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da Esnaf ve Sanatkarlar Siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden sigortalı sayılmışlardır.

5.02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemede de; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; “gelir vergisi mükellefi olanlar ile, gelir vergisinden muaf olanlardan Esnaf ve Sanatkar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıt olanlar” sigortalı sayılmışlardır.

6.Yukarıda açıklanan tüm bu Kanunlarla yapılan değişiklikler; önceki mevzuatın öngördüğü koşullara sahip olan sigortalıların, sigortalılık niteliklerine son vermemekte, değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Bağ-Kur sigortalılık niteliğini kazananlar yönünden yeni düzenlemeler içermektedir. Tersinin kabulü, kazanılmış hakları ortadan kaldırmak olur ki, bu durumun kabulüne yasaca ve hukukça olanak olmadığı açıktır.

7.Belirtilen açıklamalar ışığında davacının kendi nam ve hesabına çalışma olgusunu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlemesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece, davacının vergi kaydı dışında kalan süreler (19.11.1991-17.04.1994) yönünden, davacının mesleki faaliyeti dikkate alınmak suretiyle, zabıta araştırması yapılmalı, ilgili dönemde aynı işi yapan kamu tanıkları re’sen tespit edilmeye çalışılarak beyanlarına başvurulmalı, oda kaydına dayanak bilgi ve belgeler getirtilmeli, davacı adına ticari araba, sürücü belgesi vs. olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, tarafların bu yöndeki kanıtları sorulmalı ve 1479 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinde düzenlenen, “sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz” kamusal yapısı gereği yöntemince araştırma yapılıp elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.