10. Hukuk Dairesi 2023/14471 E. , 2024/899 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2928 E., 2023/2739 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/687 E., 2023/143 K.
Taraflar arasındaki aylık bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 30.12.2008 tarihinde emeklilik talebinde bulunduğu ve 01.01.2009 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı ve maaşının durdurulduğu 2020 Ağustos ayına kadar emekli aylığı aldığı, SGK tarafından 21.07.2020 tarihinde yapılan yazılı bildirim ile 01.01.2009 tarihinden başlamak üzere SSK emeklilik maaşının iptal edildiği ve yapılan ödemelerin faizi ile birlikte iadesinin talep edildiği, ayrıca müvekkilin emeklilik başvurusunun da 5510 sayılı Kanun 4/b kapsamında Bağ-Kur emeklilik talebi olarak değerlendirmek üzere Alanya Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiğini belirttiği, 4/B (Bağ-Kur) kapsamında Bağ-Kur' dan emekli olma talebinin kabul edildiği, Bağ -Kur emeklisi olarak kendisine Kurum tarafından maaş bağlandığı, Kurumca yapılan hata üzerine 01.01.2009 tarihinden itibaren başlamak üzere 31.07.2020 tarihine kadar davacıya ödenmiş emekli maaşı ve sair gelirlerin talep edildiği, davacının bir kusuru olmadığı halde ödenen emekli maaşları yanında faiz de talep edildiği iddia edilerek, davacının emekli maaşının % 87,5'na tekabül eden ve Kurumca yapılan kesintinin kaldırılmasına, durdurulmasına veya tenkisine, Kurumca yanlışlık yapılmasa idi davacının 01.01.2009 tarihinden itibaren başlayarak 01.06.2021 tarihine kadar sürecek olan aylık, bayram ikramiyeleri, banka promosyonları gibi ödemeleri almaya hak kazandığı tarih olan 01.01.2009 tarihinden başlayarak yasal faizleri ile birlikte hesaplanıp mahsuplaşma yapılmasına, yapılacak mahsuplaşma neticesinde davacının borçlu kalması halinde ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek uygun ödeme koşullarının oluşturulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, Kurum kayıtlarının tetkikinde 01.01.2009 tarihinden itibaren aylık bağlanan davacının Alanya Sosyal Güvenlik Merkezinin 02.06.2020 tarih ve 2009177 sayılı yazısı ile bildirdiği 4b Bağ-Kur hizmeti sonrasında 01.12.2003-29.02.2008 tarihleri arasında BağKur hizmeti bulunduğunun anlaşıldığı, bildirilen Bağ-Kur hizmetine göre, 2829 sayılı Kanun gereği son 7 yıllık fiili hizmet süresi içerisinde 1260 gün bulunması gerekirken 32 gün bulunduğundan aylığın iptal edildiği, bunun üzerine; 42200279584 tahsis numarası ve 4/a üzerinden 01.01.2009 tarihinden geçerli aylık 2020/Ağustos dönemi talimatıyla aylık başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği, davacının tahsis talep dilekçesinin işlem yapılmak üzere Alanya Sosyal Güvenlik Merkezine gönderildiği, Kurum tarafından yapılan tüm işlemlerin usul, yasa ve mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 2829 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi hükmünün sigortalının aleyhine sonuçlar doğuracak şekilde uygulanması mümkün bulunmamakta olup, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması talebine istinaden talep ettiği dikkate alındığında, davacının Mülga 506 sayılı Kanun'a tabi hizmetleri ile yaşlılık aylığı bağlanmasına yeterli olması halinde artık 5510 sayılı Kanun'un 4/I-b bendi (Bağ -Kur) kapsamındaki sigortalılık sürelerinin ele almaya ve dolayısıyla 2829 sayılı Kanun'un uygulamaya gerek bulunmadığı, davacının 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesi (A) bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davacının 29.12.2008 tarihinde 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi (A) bendine göre 15 yıldan beri sigortalı bulunması ve 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olma şartlarını sağladığından 01.01.2009 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin (A) bendine göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan işlerin yasal ve hukuka uygun olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Kurum işlemi davacının bir kısım Tarım Bağ-Kur sigortalılığı sürelerine ilişkin borcunun bulunması sebebiyle aylığa hak kazanamadığı tespitinden kaynaklandığı, ancak davacının 2829 sayılı Kanun hükümlerini yorumlayan yargısal içtihatlar gereği hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı, primi ödenmemiş Bağ-Kur sigortalılığı dikkate alınmadığında bile davacının diğer hizmetleri ve sigortalılık başlangıç tarihi gözetildiğinde o tarihte yürürlükteki 506 sayılı Kanun'un 60/A-b maddesi gereği aylığa hak kazanacağı, bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının aylığının iptal edilmesi nedeniyle yapılan kesintilerin kaldırılmasını, aylık, promosyon gibi ödemelerin hesaplanarak kuruma olan borçlarına mahsup yapılmasını, borçlu kalması halinde uygun ödeme koşullarının oluşturulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!