10. Hukuk Dairesi 2023/14425 E. , 2024/890 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/945 E., 2023/985 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/54 E., 2020/57 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde, davacı Kurumun .....sicil sayılı dosyasında işlem gören .... İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde iş yeri sigortalılarından dava dışı ...'nın 14.05.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine, 288.239,02 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 595,00 TL cenaze masrafı yapıldığını, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, toplam Kurum zararından, şimdilik 10.000,00 TL'nin hüküm altına alınarak, bu miktardan cenaze masrafını oluşturan 59,50 TL ile peşin sermaye değerli geliri oluşturan 9.940,50 TL'nin gelir bağlama kararının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın .... Sigorta A.Ş.'ne ihbarını talep ettiklerini, müteveffa dava dışı kazazede.....'nın vinç operatörü olduğunu, iş kazasının müteveffa dava dışı kazazede .....'nın kusurlu davranışları neticesinde gerçekleştiğini, davalı şirket ile diğer davalı.... İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 25.07.2017 tarihli sözleşmenin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirme yükümlülüğünün diğer davalı ..... İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait olduğunu, önce kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Tasfiye Halinde... İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın yetkisiz İş Mahkemesinde açıldığını, davalı şirketin adresinin yargı çevresi açısından, ... İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı şirket hakkındaki davanın yetkili ... Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, kazanın, işe başlanılan gün içinde olduğunu, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirlerin davalı Tasfiye Halinde... İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'den talep edilmesine itiraz ettiklerini, kusurun davalı Tasfiye Halinde... İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait olmadığını, kazanın 34 metre yükseklikte bir kule vincin devrilmesinden ileri geldiğini, kule vincin kurulum ve bakım işlemlerinin davalı şirket tarafından yapılmadığını, bütün bu işlemlerin dava dışı... Elektrik İş Makineleri İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yerine getirildiğini beyan ederek, yetki itirazının kabulüne, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile
231.067,21 TL Kurum zararının;
- 230.591,21 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 31.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
- 476,00 TL cenaze yardımının, yardımın tediye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı SGK vekili istinaf dilekçesinde, olayda davalıların %100 kusurlu bulunduklarını bu nedenle hükme esas alınan kusur oranlarını kabul etmediklerini, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
2.Davalı Tasfiye Halinde... İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde, davalı tasfiye halinde olduğundan ihya edilmesi gerektiğini, olayda ilgili davalının kusurunun bulunmadığını, kule vinci kurulum ve bakım işlemlerinin kendileri tarafından yapılmadığını dava dışı... Elektrik...Ltd Şti tarafından bu işlemlerin yapıldığını bütün bakım ve onarım işlemlerinin tam olduğunu, olayın kazalının kusuru ile meydana geldiğini Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
3.Davalı ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde, olayda davalının kusuru bulunmadığını, kazalının tecrübeli bir vinç operatörü olduğunu, kazanın kazalının kusuru ile meydana geldiğini, hükme esas alınan ve müvekkili davalıya atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile 76 ıncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231).
Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).
Ticaret şirketlerinin taraf ehliyetinin son bulması konusuna ilişkin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun “Tüzel kişiliğinin devamı” başlıklı 269 uncu maddesine göre; “ (1) Tasfiye hâline giren şirket, ortaklarla ilişkilerinde de 293 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını buna “tasfiye hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder.” yine aynı Kanunun “Tasfiyenin sonu” başlıklı 303 üncü maddesinde; “ (1) Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için durum, tasfiye memurları tarafından ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir.” denilmektedir.
Bir ticaret şirketinin, taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket, davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, ... 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz. İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, ... 1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder ( Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511; İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309)
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2009 gün ve 2009/11-173 Esas -2009/247 Karar sayılı ve 14.3.2012 tarih ve Esas 2011/12-850 Karar 2012/147 sayılı ilamlarında da iflas eden şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmekle dava ve taraf ehliyetinin sona ereceği kabul edilmiştir.
2.Somut olayda; davalı Tasfiye Halinde... İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarına göre 26.09.2019 tarihli genel kurul kararı ile terkinin tesciline karar verilmiş, 08.10.2019 tarihinde sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşılması nedeniyle, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhinde karar verilmiş olduğundan, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına dair karar alınıp ve bu kapsamda tasfiye memuru da belirlenmek suretiyle usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!