10. Hukuk Dairesi 2023/14244 E. , 2024/868 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1483 E., 2023/2273 K.
KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/295 E., 2021/131 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın redddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Asıl dava davacısı vekili; davacının, vefat eden babası üzerinden yetim aylığı almaktayken boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilerek 17.10.2008 - 16.02.2016 süresine ilişkin yersiz ödeme nedeniyle adına borç tahakkuk ettirildiğini beyanla, aylık kesen Kurum işleminin iptaline, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine, kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı Kurum vekili; 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi kapsamında boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı denetmen raporuyla tespit olunan davacının aldığı yetim aylığının kesilerek 17.10.2008 - 16.02.2016 süresine ilişkin yersiz ödeme nedeniyle adına tahakkuk ettirilen borcun tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili, 5510 sayılı Kanun'un 56 ve 96 ncı maddelerine göre eşinden boşandığı halde boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiğini, Kurumca yapılan işlemde yasaya ve mevzuata aykırı bir durum bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili; müvekkilinin babasından dolayı ölüm aylığı aldığı dönemde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamasının söz konusu olmadığını beyanla birleşen davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava olan Kurum işleminin iptali davasının reddine, birleşen dava olan itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili, 5510 sayılı Kanun'un 56 ve 96 ncı maddelerine göre eşinden boşandığı halde boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiğini, Kurumca yapılan işlemde yasaya ve mevzuata aykırı bir durum bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili; davalının babasından dolayı ölüm aylığı aldığı dönemde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamasının söz konusu olmadığını beyanla birleşen davanın reddini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, sigortalı Hüseyin Ervüz’ün 26.07.2001 tarihinde vefat etmesi üzerine hak sahibi kızı davacı/birleşen dava davalısı Fulden Şener (Ervüz) 26.07.2001 tarihli tahsis talebine istinaden (02.03.2001 evlenme, 31.05.2002 boşanma) 01.06.2002 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, 20.06.2016 tarihli 8.716.043 sayılı SGK ... Muhasebe Birimi Borç Bildirim Belgesi ile SGK tarafından 2016/610 dosya no ile .... (.....)’in, Kurumdan 3410915349 tahsis no ile aylık almakta iken boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle aldığı aylığın iptal edildiği, 17.10.2008-16.02.2016 süresi aylıklar ve sağlık giderlerinin tahsili için (Borç Aslı: 69.129,95TL. Faiz:21.263,24 TL ) Toplam 90.393,19TL (18.06.2016 tarihi itibariyle) borç tebliğ edildiği ve 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesine istinaden 1 ay içinde ödenmesinin istenildiği, davacı/birleşen dava davalısı tarafından ödeme yapılmaması üzerine ... 6.İcra Dairesinin 2017/1808 takip nolu dosyasıyla ilamsız takiplerde ödeme emri gönderildiği, süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu, davacı ve eski eşinin 2010 - 2011 yıllarında adres kayıt sisteminde aynı adreste bulunmaları, 2016 yılında davacının ... adresinde 1 ay bulunduğu, 2016 yılında davacı ve eski eşinin ...'deki sağlık ocağında aynı tarihte muayene kayıtlarının olduğu, Kurum denetmeni tarafından yapılan araştırmada, adres kayıt sistemine göre davacının eski eşinin 2011 yılından itibaren oturduğu adresi çay ocağı olduğuna, davacının da yer yer yardıma geldiğine yönelik alınan beyanlar ile bu beyanları destekler ... Polis Merkezi Amirliğinin 17.06.2019 tarihli tutanağı, tanık ...'un birlikte yaşama yönelik anlatımı birlikte değerlendirildiğinde Mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemekle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, boşandığı eşi ile fiili birliktelik gerekçesi ile babadan dolayı ölüm aylığının geri alınmasına dair Kurum işleminin iptali ile aylığın tahsisine ve bundan dolayı borçlu olmadığının tespiti; birleşen dava, itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ve 59 uncu maddeleri, Türk Medeni Kanunu 605 - 612 nci maddeleri, İcra ve İflas Kanun'u
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!