10. Hukuk Dairesi 2023/14242 E. , 2024/867 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1501 E., 2023/2386 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/452 E., 2021/143 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin ve itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; murisi ...'dan dolayı almış oldukları dul ve yetim aylıklarının iptal edilmesi sebebiyle Kurum hatasından kaynaklanan yersiz ödeme ve bu ödemelere ilişkin borç tahakkuk işleminin iptali ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada ise; davalı ...'a Kurum sigortalısı müteveffa ...'dan dolayı 01.11.2014 tarihinden itibaren ölüm sigortasından aylık tahsis edildiğini ve 17.05.2013 - 16.10.2015 tarihleri arasında ödeme yapıldığını, müteveffa sigortalı ...'ın ölüm aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımadığının anlaşılması üzerine hak sahibi oğlu ...'ın ölüm aylığının iptal edilerek 17.03.2013 - 16.10.2015 tarihleri arasında ödenen toplam 7.296,35 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsili amacıyla ... 13. İcra Müdürlüğünün 2019/6069 takip sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyanla, davalının ... 13. İcra Müdürlüğünün 2019/6069 takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacılar murisi ...’ın 05.02.1981 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında çalışmaya başladığı, toplam 480 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunu, 04.01.2011 tarihinde vefatına müteakip 540 gün askerlik süresinin borçlanılması ile 3/1560279 tahsis numarası ile mirasçılarına ölüm aylığının bağlandığını, Kurum bilgisayar kayıtlarının yeniden incelenmesi sonucunda 5 yıllık sigortalılık süresinin yerine gelmekle birlikte her türlü borçlanma hariç 900 gün koşulunun oluşmadığının anlaşılması üzerine aylıkların iptal edilerek 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b bendine göre adlarına borç kaydedilerek tahsili işlemlerine başlandığını, 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra 4/1-a sigortalılar için her türlü borçlanma hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup toplam 900 gün MYÖ sigortaları primi bildirilmiş şartları arandığını, Kurumca yapılan işlemlerin 5510 sayılı Kanun'a uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davalı ... vekili, davacı Kurum tarafından davacılara ödenen aylıkların Kurum hatasından kaynaklanan yersiz ödeme nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 96/b bendi gereğince talep edildiğini, Kurumun da kabul ettiği bu durum nedeniyle ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği Geçici 35 inci maddesi göz önüne alındığında müvekkillerine yapılan borç takiplerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumdan celp edilen belgelerde eksik gün sayısı ( 1800 -1020 ) 780 gün için borçlanılacak bir sürenin bulunmadığı, Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “her türlü borçlanma süreleri hariç toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olma” şartı yerine gelmediğinden müteveffa sigortalı ...’dan dolayı hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamayacağı, davalı Kurum hak sahiplerine ödediği yersiz aylıkları 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ( b ) fıkrasına göre hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamını talep edebileceği, davalı Kurum hatalı işlemi tespit ettiği 27.02.2018 tarihinden geriye doğru beş yıllık sürede ödediği yersiz aylıklar için,..... tahsis numaralı ...'a 18.03.2013 - 16.04.2018 süresi için 44.729,37 TL, ..... tahsis numaralı ...'a 18.03.2013 - 16.05.2014 süresi için 3.812,86.TL, 3321560279 tahsis numaralı ...'a 17.05.2013 - 16.10.2015 süresi için 7.296,35. TL, 3411560279 tahsis numaralı ...'a 18.03.2013 - 16.12.2017 süresi için 16.938,54.TL, davalı Kuruma borçlu olduğu, birleşen dosya yönünden; davalı borçlu .....TC kimlik numaralı ...’ ın ... 13. İcra Müdürlüğünün 2019/6069 sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamı gerektiği, 2019/452 E sayılı dava dosyası yönünden; 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “her türlü borçlanma süreleri hariç toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olma” şartı yerine gelmediğinden müteveffa sigortalı ...’dan dolayı hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamayacağı, Kurum işleminin yerinde olduğu, birleşen dosya yönünden de davalı borçlu... TC kimlik numaralı ...’ ın ... 13. İcra Müdürlüğünün 2019/6069 sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacılar Vekilinin İstinaf Sebepleri
06.03.2021 tarihli bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini ve itirazlarına dair herhangi bir karar verilmediğini, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin Anayasa'nın 2, 13, ve 60 ncı maddelerine aykırılık oluşturduğunu, müvekkillerinin herhangi bir kastının veya kusurunun olmaması nedeniyle yersiz ödeme talebi yerine eksik günlerin tamamlatılması imkanı bulunmakta iken bu hususun göz ardı edildiğini beyanla Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.06.2013 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı için 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sigortalının borçlanılan süreler gözetilmeksizin hizmet sözleşmesine dayalı prim gün sayısının 900 gün olmadığı, askerlik borçlanması sonucunda da 1800 prim gün sayısı koşulunun yerine getirilemediğinin anlaşıldığı, (Yargıtay HGK 19.09.2018 t., 2018/10-606 E., 2018/1331 K.; 13.12.2017 t., 2017/10-2827 E., 2017/1750 K.; 13.12.2017 t., 2017/10-1959 E., 2017/1749 K.) yaklaşımına yer verildiği görülmekte olup; Anayasa Mahkemesi ve konuya ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemece asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, Kurum işleminin iptali; birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 32 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!