10. Hukuk Dairesi 2023/14105 E. , 2024/783 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/507 E., 2023/1439 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/222 E., 2018/311 K.
Taraflar arasında davalı Kurumca yapılan aylık kesme ve borç tahakkukuna dair Kurum işleminin iptali ile Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı Kurum'un 23.06.2016 tarih ve 8.991.556 sayılı yazıları ile 01.06.2005 - 31.12.2015 tarihleri arasında yaşlılık aylığı almakta iken çalıştığının tespit edildiğinden bahisle aldığı aylıkların iadesi için 01.07.2016 tarihinde borç bildirimi tebliğ edildiğini, söz konusu bildirimde 105.687,37TL borç aslı ve 23.06.2016 tarihi itibari ile 65.544,49TL işlemiş faiz istenildiğini, müvekkilinin 01.07.2016 tarihli dilekçesinde Ataş Anadolu Tasfiyehanesi A.Ş'den emekli olduğunu, 07.02.2005 tarihinden itibaren özel statü içerisindeki ... İnternatıonal Limited şirketinde çalışmaya başladığını, bu tarihten itibaren sosyal güvenlik desten primine tabi olarak çalıştığını ve aldığı ücretten SGDP kesintisi yapıldığını, ... Internatıonal Limited şirketinin 01.08.2012 tarihinde kamu Kurumu statüsünü aldığını, şirketin statüsünün değiştiği bu tarihten sonra yaşlılık aylığı almadığını, aynı zamanda talep edilen borcun zaman aşımına uğradığını, belirterek borca itiraz ettiğini, davalı Kurum'un 26.09.2016 tarih e 5074379 sayılı cevabi yazılarında yaşlılık aylığı almakta iken 01.06.2005 - 13.01.2016 tarihleri arasında 30.05.2005 tarihinde tescil edilen 106513134.01.53 sicil numaralı ... Internatıonal Limited şirketi resmi işyerinde tüm sigorta kollarına tabi çalıştığını ve 5335 sayılı kanun kapsamında aylığının kesildiğini, bu arada 21.01.2006 - 20.08.2012 tarihleri arasında yaşlılık aylığı almaya devam ettiğinin anlaşıldığını, bu sürede aldığı aylıkların 10 yıllık zaman aşımı süresi de dikkate alınarak 105.687,37TL borç kaydı yapıldığını, yapılan işlemde herhangi bir hatanın bulunmadığını bildirdiğini, davacının ... Internatıonal Limited şirketine 24.12.2015 tarihinde verdiği dilekçe ile emekliye ayrılacağını, istediğini, davalı Kurum'un 19.01.2016 tarihli yazısı ile davacının 14.01.2016 tarihli yazıları ile müvekkilinin tahsis işlemlerinin gerçekleştiğini bildirdiğini, dava konusu dönemde davacının sigortalı bildirimlerinde emekli olduğunun bildirildiğini ve her SGDP kesintisi yapıldığını, ancak ... A.ş'nin 07.02.2012 tarihinde 233 sayılı KHK'ya tabi iktisadi kamu kuruluşu niteliğini aldığını, 01.08.2012 tarihinden sonra davacının emekli maaşının kesildiğini, davacının davalı Kuruma hiçbir şekilde borcunun bulunmadığını, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu borcun zaman aşımına uğradığını ve bu yönüyle Kurum işleminin iptalinin gerektiğini davalı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen 105.687,37TL borç aslı ve faiziyle ilgili olarak davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile dayanak Kurum işleminin iptaline ve davalı Kurumca tahakkuk ettirilen borcun icraya intikal ettirilmemesi hususunda tedbir kararı verilmesini, davanın ... International Ltd. Şti. Ankara şubesi'de de ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davacının yaşlılık aylığı almakta iken 01.06.2005 - 13.01.2016 tarihleri arasında 30.05.2005 tarihinde tescili yapılan .... sicil numaralı ... Internatıonal Ltd. Şti resmi iş yerinde tüm sigorta kollarına tabi olarak çalıştığı ve 5335 sayılı kanun kapsamında ve 506 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereği yaşlılık aylığının 01.06.2005 tarihi itibariyle durdurulduğunu bu arada 21.01.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, kurumlarınca yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, bozma öncesinde verilen kararı ile; Tüm dosya kapsamı itibariyle: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının ... Internatıonal Ltd. Şti. işyerinde çalışması nedeni ile yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği konusunda olduğu, davacının yaşlılık aylığı almakta iken bu şirkete ait işyerinde 01.06.2005 tarihinden itibaren hizmet akdine dayalı sigortalı olarak çalışması nedeni ile 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi gereğince yaşlılık aylığının kesildiği, ... Internatıonal Ltd. Şti.'ne ait işyerinin Başbakanlık Devlet Teşkilatı kayıt sisteminde 38619597 teşkilat kodu ile bir Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olduğunu, ...'ın hiyerarşisinde Genel Müdürlük seviyesinde bağlı ortaklık olarak Devlet Teşkilat Sisteminde faaliyet göstermekte olduğu, şirket sermayesinin tamamının kuruluş tarihi olan 03.07.1996 tarihinden bu yana kamuya ait olduğu, işyeri sermayesinin %50 sinden fazlasının kamuya ait olduğunun açıkca anlaşıldığı, hal böyle olunca davacının dava konusu dönemde çalıştığı ... Internatıonal Ltd. Şti.'nin 5335 Sayılı yasanın 30/4 maddesinin f bendinde öngörülen istisna kapsamında olmadığı ve işyerinde aynı maddenin 2 nci fıkra kapsamındaki Kurum, kuruluş, ortaklık vs. olduğu, davacının bu dönemde kurumdan emekli aylığı almasının mümkün bulunmadığı, Kurum tarafından yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davanın reddine dair karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, yeterli araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, davacının konumu ve 233 sayılı KHK hükümlerine göre özel hukuk hükümlerinin uygulanması, gerektiğinden davanın kabulü gerektiğine dair istinaf sebeplerine dayanmıştır.
2.Davalı Kurum vekili ise, müvekkil lehine 16.223,88-TL nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yasaya aykırı olmuştur."şeklinde istinaf sebeplerine dayanmıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, bozmaya konu kararı ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, Somut uyuşmazlıkta; davacının yaşlılık aylığı almakta iken bu şirkete ait işyerinde 01.06.2005 tarihinden itibaren hizmet akdine dayalı sigortalı olarak çalışması nedeni ile 5335 Sayılı Yasa'nın 30. Maddesi gereğince yaşlılık aylığının kesildiği, ... Internatıonal Ltd. Şti.'ne ait işyerinin Başbakanlık Devlet Teşkilatı kayıt sisteminde 38619597 teşkilat kodu ile bir Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olduğunu, ...'ın hiyerarşisinde Genel Müdürlük seviyesinde bağlı ortaklık olarak Devlet Teşkilat Sisteminde faaliyet göstermekte olduğu, şirket sermayesinin tamamının kuruluş tarihi olan 03.07.1996 tarihinden bu yana kamuya ait olduğu, davacının dava konusu dönemde çalıştığı ... Internatıonal Ltd. Şti.'nin 5335 Sayılı yasanın 30/4 üncü maddesinin f bendinde öngörülen istisna kapsamında olmadığı ve işyerinde aynı maddenin 2. fıkra kapsamındaki kurum, kuruluş, ortaklık vs. olduğu, davacının bu dönemde Kurumdan emekli aylığı almasının mümkün bulunmadığı davacının istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13 üncü maddesine göre; tarifenin 2 inci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyorsa avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin 2. kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydı ile tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği için, davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince Mersin 1. İş Mahkemesi'nin 2016/222 -2018/311 E.K.sayılı kararının kaldırılmasına, ve davanın reddine dair karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, bozma kararında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 105. maddesinde sayılan uygulanmayacak hükümler arasında 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin yer almaması, Anayasa'nın 153 üncü maddesinin “iptal kararları geriye yürümez” hükmünü içermesi karşısında; her hangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların, bu aylıkları kesilmeksizin her hangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılmayacakları ve görev yapamayacaklarına dair düzenlemenin 01.01.2005 tarihinden başlamak suretiyle yürürlükte olduğu belirgindir
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.03.1996 gün ve 1995/14-966 Esas, 1996/124 Karar sayılı; 28.02.2007 gün ve 2007/2-91 Esas, 2007/85 Karar ve 27.04.2011 gün 2011/17-50 Esas, 2011/231 Karar, 2012/10-20 Esas, 2012/235 Karar sayılı kararları )
Eldeki davada mahkemece davalı kurum işleminin yerinde olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin "a" bendi kapsamında iade borcu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmakta olup, davacı hakkında yapılan sosyal güvenlik destek primleri ödemeleri ve somut olayın özellikleri dikkate alındığında davalı kurumun borç tahakkukuna ilişkin işleminin tebliğ tarihi ve dönemleri netleştirilmek suretiyle kurum alacağının 5510 sayılı Kanun'un 96'ncı maddesinin "b" bendi kapsamında belirlenerek davacının, davalı Kurumun borç tahakkukuna dair kurum işleminin iptali ve menfi tespit istemi bakımından uygun bir karar verilmesi gerekirken, davalı Kurum işleminin tümüyle yerinde olduğu kabul edilerek davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Usul ve yasaya uygun olan Yargıtay, 10. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2022 tarih ve 2021/10782 Esas 2022/11125 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının borç bildirim belgesinde yersiz ödeme tespit tarihinin 14.01.2016 tarihi olduğu, Kurumdan 21.06.2005 - 20.08.2012 tarihleri arasında yaşlılık aylığı aldığı, davacıya 96/a. maddesi gereği tespit tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre gözetilerek 21.06.2006 - 20.08.2012 tarihleri arasında ödenen 105.687,37 Tl. yaşlılık aylığı yersiz ödeme olarak değerlendirildiği, davacıya gönderilen 23.06.2016 tarihinde yersiz ödeme nedeniyle düzenlenen 105.687,37 TL asıl ve 23.06.2016 tarihi itibarıyla 65.544,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 171.231,86 TL'ye ilişkin Borç Bildirim Belgesi davacıya 01.07.2016 tarihinde tebliği edildiği görülmektedir.
Davacıya 21.06.2006-20.08.2012 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının, 96/a. Değil, 96/b. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi durumunda; söz konusu 96/b. maddesi gereği davalı Kurum tespit tarihinden geriye doğru son 5 Yıl içerisinde yani 21.01.2011 - 20.08.2012 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarını, ilk 24 ay içerisinde ödenmesi koşuyla faizsiz, 24 ay içerisinde ödenmediği takdirde 24. ayın bitim tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacıdan isteyebilecektir. Dosya İçeriğindeki bilgilere göre Kurumdan 21.06.2006-20.08.2012 (21.07.2012 tarihinde ödenen 21.07.2012-20.08.2012 dönemi aylığı dahil) tarihleri arasında Kurumdan yaşlılık aylığı almasına rağmen Kamu İktisadi Teşekkülü niteliğindeki ihbar olunan BİL İnternational Limited işyerinde 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine aykırı şekilde SGDP.ne tabi çalıştığını 14.01.2016 tarihinde tespit ettiği davacıya ödediği aylıklardan 5510 sayılı Kanun'un 96/b. maddesi gereği, son 5 yıl içerisinde yani 21.01.2011-20.08.2012 tarihleri arasında ödediği 29.570,74 TL aylık ve 1.182,90 TL Ek Ödeme olmak üzere toplam 30.753,64 TL'sinden davacının sorumlu olduğu bakiye 74.933,73 TL kısmından sorumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine davalı Kurum tarafından düzenlenen 31.03.2016 günlü borç bildirim belgesindeki, (105.687,37 TL toplam alacaktan, davacının 30.753,64 TL kısımdan sorumlu olduğunun, bakiye 74.933,73 TL kısmından sorumlu olmadığının tespitine,) 30.753,64 TL yönünden 01.07.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere takibin devamına, dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili ile davalı ... Kurumu vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kendisinin kuruma borçlu olmadığını, buna göre hakkında iyi niyet hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davasının tamamen kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 506 sayılı Kanun kapsamında 01.02.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alan davacı hakkında 5335 sayılı Yasa'nın 30'uncu maddesi kapsamında ... Internatıonal Ltd’ne bağlı olarak geçen çalışmaları nedeniyle 2016 yılında yapılan kurum işlemi ile davacıya bağlanan yaşlılık aylıklarının kesilmesi ve 01.06.2005 tarihinden itibaren davacıya yapılan aylık ödemelerinin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin “a” bendi kapsamında yersiz ödeme borcu tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işleminin iptalinin gerekip gerekmediği ile davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususundadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5335 Sayılı Kanunun 30 uncu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 96 ncı maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!