WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/14013 E.  ,  2024/869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1094 E., 2023/1540 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/419 E., 2021/128 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı yanında aşçı, temizlikçi vs. olarak 05.05.2009-24.04.2018 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, ücretinin asgari ücret olduğunu, 2015 yılının birkaç ayı hariç olmak üzere ücretini elden aldığını, çalışmalarından bir kısmının Kuruma bildirilmediğini belirterek, Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının sigorta kayıtlarından başka çalışmasının olmadığını, 2017 yılında yapılan denetimde de davacının işyerinde çalışmadığını belirttiğini, davacının son dönem çalışmasının kısmi süreli çalışma olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Fer'i Müdahil vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, iddianın re'sen araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının SGK kayıtlarında yer alan sigortalı çalışma dönemine ait iş akitlerinin, ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının davalı şirket tarafından dosyaya ibraz edildiği, iş yerinde davacıyla aynı dönemde çalışan kişiler ile davalı iş yerine komşu iş yerlerinde çalışan kişilerin dinlendiği, tanıkların yeminli beyanları ile davacının SGK denetmenlerinin iş yeri denetimi sırasında verdiği ifadesine göre; davacının SGK kayıtlarında yer alan hizmetleri dışında özellikle iddia edilen 2015 yılı öncesine ilişkin dönemde davalı iş yerinde çalıştığına dair dosyada herhangi bir somut delil bulunmadığı, tanık beyanları arasında çelişki bulunmayıp beyanların uyumlu olduğu, davacının iş yeri denetimi sırasında verdiği ifadenin zorla alındığı veya denetmenlerin iş yerine geldiği sırada davacının saklandığı hususlarındaki iddiaların soyut beyanlara dayandığı, davacının sigortalı çalışmaları haricindeki iddia edilen dönemde iş yerindeki fiili çalışmasını somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; denetim esnasında davacının davalı tarafından iş yerinden çıkarılmış olması ve davalı şirkette çalışan kişilerin SGK' dan ceza almamak adına bu şekilde beyanda bulunmuş olmalarının alışılmış bir durum olduğunu, müvekkilinin de iş yerindeki ücretini kaybetmemek adına denetim esnasında ortaya çıkmadığını, davanın niteliği gereği bu hususların re'sen değerlendirilmesi gerekirken, işçi aleyhine değerlendirme yapılmış olmasının doğru olmadığını, hizmet tespiti davalarında genellikle somut olarak delil sayılabilecek hususun tanık delili olduğunu, dosyada dinletilen tanıklardan bir çoğunun da davacının çalışmasına şahitlik ettiklerini, hatta davalı şirketin sahiplerinin kardeşi olan ...'in de davacının iş yerinde çalışmasına tanıklık ettiğini, karşı taraf ile akrabalığı olan bu şahsın tanıklığının bizzat dosyaya ilişkin somut delil olarak kabul edilmemesinin de doğru olmadığını, dinlenen ve beyanına itibar edilmiş sayılan diğer tanıkların iş yerinde halen çalışmakta olan kişiler olup bu şahısların beyanının yanlı olduğu değerlendirmesi yerine tarafsız kişilerin beyanına itibar edilmemesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işyerinin 07.02.2005 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davalı işyerinde sigortasız işçi çalıştırıldığına ilişkin ihbarlar nedeniyle işyerinde 10.12.2012, 26.01.2015 ve 09.05.2017 tarihlerinde inceleme yapıldığı, bu incelemelerde davacının çalışmasına ilişkin bir tespitin yer almadığı, davacının 21.05.2018 tarihinde 2009 yılı Eylül ayından beridir davalı yanında çalıştığına ve sigortasının eksik bildirildiğine ilişkin şikayet dilekçesi verdiği, bunun üzerine de işyerinde inceleme yapıldığı, incelemede davacının çalışmasının tespit edilemediği, davacının SGK denetmenine "elinde çalışmasını kanıtlayıcı herhangi bir belge bulunmadığı" yönünde beyanda bulunduğu, yine bu beyanında çalışmasının 2018 yılı Haziran ayına kadar devam ettiğini bildirdiği, beyanlarına başvurulan bordro tanıklarının çalışma sürelerinin (birlikte değerlendirildiğinde) uyuşmazlık konusu dönemi kapsadığı, beyanlarına başvurulan bordro tanıkları ile komşu işyeri tanıklarının beyanlarının davacının kayıtlara yansıyan çalışmalarından başka bir çalışmaya işaret etmediği, netice itibariyle davacının çalışma iddiasını kanıtlayamadığı sonucuna varılmış olup Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 05.05.2009-24.04.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen kesintisiz çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi