WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13864 E.  ,  2024/973 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3198 E., 2023/2781 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/76 E., 2023/180 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı şirkete ait Dilovası ilçesinde bulunan işyerinde 01.09.1990 tarihinden askere gittiği 01.05.1991 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, davacının emekli olmak için Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ettiğinde, davacının 1990 yılında işe girişinin bildirildiğini, ancak bordroların Kuruma davalı işverence verilmediğinin ve o dönem için sigortalı sayılamayacağından emeklilik işlemlerinin yapılamayacağının bildirildiğini, ayrıca 3 dönem bordrosunun Kuruma verme mükellefiyetinin davacıya değil davalı işverene ait olduğunu beyanla davacının 01.09.1990 tarihinden 01.05.1991 tarihine kadar davalı şirkete ait işyerinde işçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Feri müdahil ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle 11.09.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 3 ve 4 üncü fıkraları kapsamında davalı Kurumun hizmet tespiti davalarında feri müdahil olduğunu Kurum yönünden husumet itirazında bulunduklarını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının diğer davalı şirket yanında belirtilen tarihler arasında kesintisiz ve ayda 30 gün çalıştığını iddia ettiğini, ancak davalı Kurum kayıtlarında davacı ile ilgili bir kayıt bulunamadığını, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, davacının işyerinde tespiti istenen dönemlerde çalışmalarına delil olabilecek yazılı belgelerin ibrazı gerektiğini beyanla davalı Kurum açısından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının 34790.41 sicil numaralı ...-Taşören adına işlem gören .... Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş. isimli işyerinde 01.09.1990-01.05.1991 tarihleri arasında çalışmış olduğu ve Kuruma bildirilmesi gereken eksik prim gün sayısının 240 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinafında özetle; davacı iddiasına karşılık Kurum kayıtlarında davacı ile ilgili olarak bir kayıt bulunmadığı iddia edilen döneme ilişkin 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığı tanıkların bordrolu veya komşu iş yeri çalışanı olması, fiili çalışmanın ispat edilmesi gerektiği ve Mahkemece resen araştırma yapılması gerektiği, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi, gerektiğini belirterek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinafında özetle; karar usul Kanun'a aykırı olduğu, hak düşürücü sürenin geçtiği, tespit davasının şartlarının oluşmadığı Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası müvekkilinin davaya dahil edildiği, yıllar sonra davaya dahil edilerek verilen kararın AİHM Sözleşmesi uyarınca adil yargılama hakkına aykırı olduğu, davacı davalı olarak NAŞAS'a husumet yönelttiğine göre ücretini de bu şirketten aldığı HGK'nın 2011/21-130 Esas - 2011/256 Karar no'lu kararında da ücret hususunun araştırılması gerektiğinin vurgulandığı işe giriş bildirgesinin, talep edilen dönemde hizmet gerçekleşmesine yeterli olmadığı, müvekkilin sahibi olduğu ... adlı şirketin diğer davalı şirketin alt iş vereni olarak bir dönem iş hayatında faaliyet göstermiş ise de 31.08.1994 tarihi
itibariyle gayri faal olduğu müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığı, 31.08.1994 tarihi itibariyle gayri faal olan şirket hakkında prim ödeme yükümlülüğü ve prim borcuna yönelik zamanaşımının söz konusu olduğu davacı tanık beyanlarının çelişkili olduğu davacının hangi tarihte iş başladığına dair çelişki bulunduğu davacının müvekkilinin şirketinde 1998 yılında işe başlamasının mümkün olmadığı tanıklar davacının askerlik nedeniyle 01.05.1991 tarihinde işten ayrıldığını beyan etmişlerse de davacının 02.03.1992 - 02.06.1993 tarihleri arasında askerlik yaptığı, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, alt işverene bağlı çalışanların sigortasız çalıştırılma ihtimalinde üst işverenin kendi kusuru olmamasına rağmen yasal olarak sorumlu olduğu, Kurum'un çalışmanın varlığını denetlemekle sorumlu olduğu gerekçeleriyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda tüm dosya kapsamı ile mevcut delil durumuna göre; davacıya ait 01.09.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin 01.10.1990 tarihinde Kuruma verilmiş olduğu, Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarına göre işe giriş bildirgesinin verilmesi ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesine göre hak düşürücü sürenin kesileceği, dava konusu edilen dönemde işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, davacının işe giriş bildirgesi verildiği ay olan 1990 yılı 3 üncü dönem bordrosunun verilmemiş olması nedeniyle sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmediği gibi işyerinde çalıştığını iddia ettiği 8 aylık sürede Kuruma bildirim yapılmadığından prim gününün hesaba katılmadığı, davacının SSK işe giriş bildirgesinin verildiği, 34790.41 sicil numaralı dosyası ile ... Taşören -... adına işlem gören işyerinden 1990 yılı 3 üncü dönem bordosunun verilmediği, 1991 yılı 1-2 nci dönem bordrolarında da davacının isminin bulunmadığı, davacının ilk işe girdiğini iddia ettiği 01.09.1990 tarihindeki dönem bordroları Kuruma verilmemiş, bu işyerinden 1991 yılı 1. ve 2. döneminde ismi geçen tanık Şaban Kartal ile çalışmalarının geçtiği Nasaş A.Ş. işyerinden verilen bordrolarda ismi bulunan ... ve ... dinlenmiş olup, bu tanıkların da asıl işveren işçisi olması nedeniyle bordro tanığı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, dinlenen üç bordro tanığının davacının 1990 yılının Eylül ayında işe girdiğini ve bu tarihten sonra 8 ay kadar 1991 yılı Mayıs ayına kadar davalı işyerinde hurda toplamak ve ayıklamak işinde birlikte çalıştığını ve davacının askerlik nedeniyle işten ayrıldığını beyan ettikleri, Yargıtay işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda, işyerinde fiili çalışma olgusunun bordro tanıklarının beyanları ile ispatlanması gerektiği hususunu aramakta olup, dinlenen tanıkların tümü aynı işyerinden davacının 8 ay kadar çalıştığı yolundaki beyanları ile de sabit olduğu üzere davacının davalı .... A.Ş. nin taşeronu olan.... sicil numaralı dosyası ile ... - ... A.Ş adına işlem gören işyerinden 01.09.1990 tarihinde işe giriş bildirgesi verildiği bu tarihten 01.05.1991 tarihine kadar 8 ay süreyle işyerinde çalışmış olduğu ve buna göre de sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1990 olduğu kanaatine varılmış, dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davacının davalı işyerinde dava konusu ettiği 01.09.1990- 01.05.1991 tarihleri arasında 240 gün ...-... Taşören adına işlem gören davalı ..... Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş. de çalışmış olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.