WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13588 E.  ,  2024/911 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1736 E., 2023/1465 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bismil 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/83 E., 2023/292 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.03.1994 ile 14.04.1999 tarihleri arasında davalı ... bünyesinde temizlik elemanı olarak çalıştığını ancak davalı işverenin çalışmalarını Kuruma bildirmediğini ileri sürerek 30.03.1994 ile 14.04.1999 tarihleri arasında kesintisiz geçen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve davacının müvekkili bünyesinde çalışması olmadığını, kamu kurumu olan müvekkilinin hizmet bildirmemesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu bu nedenle davacı ile işveren arasındaki iddia edilen çalışmanın gerçek bir çalışmaya dayalı olup olmadığının resen araştırılması gerektiğini, davacının talep ettiği hizmetler yönünden hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile,
..... T.C. kimlik numaralı davacı ...'in 30.03.1994-15.02.1999 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde hizmetinin bulunduğunun ve bu hizmetinin kuruma bildirilmediğinin tespitine,
Davacının 15.02.1999-14.04.1999 tarihleri arasındaki hizmeti davalı tarafından Kuruma bildirildiğinden bu tarihler arasındaki hizmet tespiti talebinin reddine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın eksik inceleme dayalı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davacının çalışmasının ispatlanmadığını belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının göz önünde bulundurulacağı açıklanmış olup, anlaşılacağı üzere çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden bu maddeyle getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Buna göre; ilgili kişi hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenmediği, düzenlenmesine karşın yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, sigortalılık bildirimini içeren dönemsel sigorta primleri bordrosunun/aylık prim ve hizmet belgesinin hazırlanmadığı veya anılan süre içerisinde Kuruma teslim edilmediği, sigorta priminin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde Kurum görevlilerince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre içerisinde yargı yoluna başvurması zorunludur. Söz konusu hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

3. Değerlendirme
Somut olayda, davacının davalı işveren nezdinde 30.03.1994 ile 14.04.1999 tarihi arasındaki çalışmalarının tespitini talep ettiği, davacı adına davalı iş yerinden 15.02.1999-14.04.1999 tarihleri arasında hizmet bildirimi yapıldığı, davanın ise 21.11.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmakla; yukarıda açıklanan mevzuat ve ilkeler kapsamında, bildirim öncesi sürelerin hak düşürücü süreye uğradığı ve reddi gerektiği halde kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan vekili ... ile Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla

07.02.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 30.03.1994-14.04.1999 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 15.02.1999 tarihinden sonra hizmeti kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi 15.02.1999 öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

2. Somut uyuşmazlıkta davacının hizmeti 15.02.1999 tarihinde davalı işveren üzerinden Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Mahkemece 30.03.1994-14.04.1999 tarihleri arası ve devamı da blok çalışma olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

3. Kararın davalı ve dahili davalı kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından blok çalışmada kayıt öncesi15.02.1999 öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı, davanın reddi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4. Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir(Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir.

5. Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 30.03.1994 tarihi ile sonrası kayda giren 15.02.1999 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.