WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13538 E.  ,  2024/1040 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/909 E., 2023/1091 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/273 E., 2023/129 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde işçi olarak 15.01.2007 tarihinden 12.04.2016 tarihine kadar çalıştığı, buna rağmen davalı tarafından sigortalılık başlangıç tarihinin SGK'ya 10.01.2011 olarak bildirildiği, ayrıca çalışmalarının eksik ve kesintili olarak Kuruma bildirildiği iddiasıyla davacının davalı işyerindeki sigortalılık sürelerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiği, davacıyla ilgili resmi kayıtlar incelendiğinde davacının hizmetlerinin tespitini talep ettiği tarihler arasında başka bir işyerinden çalışmalarının bulunmadığı, Kurum kayıtlarında davacının tespit talep ettiği dönem içerisinde 1046806 sicil numaralı işyerinde 10.01.2011 - 10.10.2012, 13.12.2012 - 12.04.2016 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu, bu tarihler arasında 1065305.5401. sicil numaralı Hülya Tecelli unvanlı işyerinde 11.10.2012 - 12.12.2012 tarihleri arasında çalışmalarının bulunduğu, davacının resmi kayıtların aksine davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia etmesi halinde bu iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 10.01.2011 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı, işten ayrıldığı tarihe kadar sigorta bildirimlerinin eksiksiz olarak yapıldığı, davalı işyerinin 29.02.2008 tarihinde açıldığı, yine 29.02.2008 tarihinde vergi dairesine kayıt yaptırdığı, davacı tarafın çalışmaya başladığını iddia ettiği tarihte mevcut olmayan bir işyerinde çalışmasının mümkün olamayacağı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; Adapazarı Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 25.08.2022 tarihli yazı cevabında davacının ıslak imzası bulunan 2011 yılı Kasım ayı puantaj cetvelinde fiili çalışmasının 10 gün olduğu, 20 gün fiili çalışmasının bulunmadığı, davacının iş kazası sonucunda 14.09.2013 - 27.02.2014 tarihleri arasında 7 gün yatarak, 160 gün ayakta olmak üzere toplam 167 günlük geçici iş göremezlik ödeneği aldığı, ayrıca hastalık nedeniyle 23.03.2016 - 11.04.2016 tarihleri arasında 18 günlük geçici iş göremezlik ödeneği aldığı, fiili olarak çalışılmayan günler ile (hafta sonu ve UBGT hariç) istirahat raporları sonucunda geçici İş Göremezlik Ödeneği alınan sürelerde fiili olarak çalışma söz konusu olamayacağı, davacının ıslak imzası bulunan puantaj kayıtlarına göre fiili çalışmasının bulunmadığı süreler ile istirahatli olduğu günlerde fiili çalışma söz konusu olmayacağı, işverenin anılan süreler için ücret ödeme ve sigorta primi ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, Adapazarı Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 25.08.2022 tarihli yazısı ekinde gönderilen puantaj kaydı ve geçici iş göremezlik ödemeleri dikkate alındığında davacının bir hizmet akdine bağlı olarak davalının 1046806 sicil numaralı işyerinde 15.01.2007 - 10.10.2012 tarihleri arasında sigortalı ve sigortasız olarak çalıştırıldığı anlaşıldığından, sigortasız olarak çalıştırıldığı 15.01.2007 - 09.01.2011 tarihleri arasında 1434 gün, 2011 yılı Aralık ayı 20 gün olmak üzere toplam 1454 günlük süresinin 5510 sayılı kanunun 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası gereğince sigortalılık süresi olarak tespit edilmesi gerektiği, davacının hizmet belgesinde 2011 yılı Aralık ayında eksik gün bildirilme nedeni 7 kod numarası (Puantaj kayıtları) olarak belirtilmiş ise de 2011 yılı Aralık ayına ait puantaj kaydı gönderilmediğinden, 2011 yılı Aralık ayındaki 20 günlük eksik bildirim süresi hizmet tespitinde dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nun hizmet akdine bağlı olarak davalı ...'na ait 1046806 sicil numaralı işyerinde 15.01.2007 - 10.10.2012 tarihleri arasında sigortasız olarak çalıştırıldığı 15.01.2007 - 09.01.2011 tarihleri arasında 1434 gün, 2011 yılı Aralık ayı 20 gün olmak üzere toplam 1454 günlük süresinin 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası gereğince sigortalılık süresi olarak tespit edilmesi gerektiğine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile ilgili resmi kayıtlar incelendiğinde, davacının hizmetlerinin tespiti istediği tarihler arasında başka bir işyerinde çalıştığının görüldüğü, Kurum kayıtlarında davacının hizmet tespiti talep ettiği süre içerisinde 1046806.5401 sicil numaralı işyerinde 10.01.2011 tarihinde işe girişinin olduğu 10.10.2012 tarihinde çıkış verildiği aynı sicil numaralı işyerinden 13.12.2012 tarihinde işe girişinin olduğu 12.04.2016 tarihinde çıkış verildiğinin tespit edildiği, davanın kabulüne ilişkin kararda sadece davacı tanıkları ve ilgili tanıkların beyanlarının esas alındığı, Kurum kayıtları ve davacının çalışmasının bilinmediğine ilişkin beyanda bulunan diğer tanıkların beyanlarına itibar edilmediği, aynı zamanda beyanları hükme esas alınan tanıkların davalı ile husumetli olup olmadıklarnın yeterince araştırılmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, resen yapılması gereken araştırmalar yapılmadan karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 10.01.2011 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başlamış olduğunu aynı tarihte de sigorta girişinin yapıldığı, davacı tarafın davalıya ait işyerinde 15.01.2007 tarihinde çalışmaya başladığını belirttiği, bu iddianın doğru olmadığı, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin 29.02.2008 tarihinde açıldığı, yine 29.02.2008 tarihinde vergi dairesine kaydı yaptırıldığı, davacı tarafın işe başladığını belirttiği tarihte mevcut olmayan bir işyerinde çalışmasının mümkün olmadığı, gerekçeli karara esas alınan bilirkişi raporlarının salt işveren aleyhine olan hususlara dayanılarak tarafsızlıktan uzak tanzim edildiği gibi tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve mevzuata da uygun şekilde yerine getiren davalı aleyhinde eksik ve hatalı değerlendirmeleri barındırdığı, davacının işverene ait iş yerinde çalıştığı süreler ve yaptığı işin nevi hakkındaki tanık beyanları arasında ciddi çelişkiler olduğu, karara esas alınan bilirkişi raporlarında bu çelişkiler gözetilmeden salt işveren aleyhine olan hususlar üzerinde durulduğu, rapordaki değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğu gibi çelişkili tanık beyanları esas alınarak hüküm tesis edilemeyeceği, davalıya ait işyerinde davacının çalıştığı süreler içerisinde yıllık izinlerini de kullandığı, nitekim ilk derece mahkemesine de bir örneğini sunduğu, ücret bordroları incelendiğinde, davacının 2012 Temmuz ayında 14 gün, 2013 Ağustos ayında 14 gün, 2014 Ağustos ayında 14 gün, 2015 Eylül ayında 14 gün yıllık ücretli izinlerini kullandığı, ücret bordrosunda imzası ile teyit etmiş olmasına rağmen ileride gereksiz bir sorunla karşılaşmamak adına kendisine ayrıca da hak etmediği halde izin ücretlerinin davalı tarafından ödenmiş olduğunu ödemelere ilişkin banka dekontlarının dosyada bulunduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve beyanları, tanık anlatımları, dosya arasına alınan müzekkere cevapları ve tüm evrak kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun cevabi yazısında davalı iş yerinin 28.02.2008 tarihinde kanun kapsamına alındığı belirtilmiş olsa da Vergi Dairesinin cevabi yazısında ise davalının 08.02.2006 tarihinden buyana faaliyette olduğunun belirtildiği, dinlenilen bordro tanıklarından ... davalı iş yerinde 2006 yılından beri çalışma olduğunu, davacının ise 2007 yılının Ocak ayından buyana davalı iş yerinde çalıştığını beyan ettiği, komşu iş yeri tanıklarından ...'ın da davacının 2007 yılının Mayıs ayından iş kazası geçirdiği tarihe kadar iş yerinde çalıştığını belirttiği tespit edilmiş olup , davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde davacının 2011 yılının Ocak ayında işe giriş bildirgesinin verildiği, hal böyle olunca davacının 15.01.2007 - 10.01.2011 tarihleri arasındaki çalışma iddiasını usulüne uygun deliller ile ispat ettiği, davacının 10.01.2011 - 10.10.2012 tarihleri arasında 2011 yılının Aralık ayında 20 gün eksik bildirim yapıldığı ve bu eksik bildirimi gerektirir bir delil dosya arasına celp edilmediği, yine tanık beyanlarında davacının 2011 yıllının Aralık ayında da çalışmasına devam ettiği tespit olunmuştur. Davacının 2011/Kasım, 2013/Eylül, 2013/Ekim, 2013/Kasım, 01.12.2013 - 27.02.2014 tarihleri arası, 2016/Mart, 2016/Nisan aylarındaki eksik gün bildirimlerinin ise sağlık raporu veya puantaj kaydına dayandığı ve bu dönemlere ilişkin hizmet tespiti talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesice hüküm altına alınan hizmet süresinde her hangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 15.01.2007 - 12.04.2016 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.