WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13401 E.  ,  2024/708 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/578 E., 2023/1849 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/240 E., 2021/525 K.

Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı .... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının çimento üretimi konusunda faaliyet sösteren davalı işyerinde paketleme işi yapılan öğütme ve paketleme tesislerinde 2004 yılından itibaren makine bakım ve onarım ustası olarak çalışmaya başlaya başladığı, 27.08.2015 tarihinde iş kazası geçirdiği, öğütme ve paketleme tesislerinde çalışırken ürünlerin paketlenmesi anında geçtiği taşıyıcı bant sisteminden ürünlerin düşmesi sorunu yaşanması nedeniyle davacının taşıyıcı bant sisteminin onarımı için ilgili elemanlar tarafından çağırıldığı, bakım ve onarım işi için çağrılan davacı tarafından taşıyıcı bant sisteminin ayarı çekiçle yapılırken sigortalının sağ kolu parmaklarından omzuna kadar taşıyıcı bant sistemindeki bant ile alt kısımdaki tambur arasında kaldığı, kaza sonucunda sağ kolunu parmaklarından omzu da dahil olacak şekilde kullanamadığı, sağ el parmaklarında hareket kısıtlılığı meydana geldiği, kazanın vuku bulduğu sırada ve öncesinde alınması gereken iş yeri güvenliğine ilişkin önlem ve güvenlik tedbirleri ve olası iş kazalarına uygun ekipmanların işyerindeki sorumlu kişiler tarafından sağlanmadığı, ... Batı 3. İş Mahkemesinde açmış oldukları maddi tazminat davasında dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporunda meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 17 olarak belirlendiği, kontrol muayenesi neticesinde maluliyet oranının % 0'a düşmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik aylığı kesildiği, ancak Adli Tıp Genel Kurul kararı ile davacı işçinin 17 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği sabit olduğundan 5510 sayılı Kanun doğrultusunda yeniden sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanmış olması nedeniyle Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu kararı dikkate alınarak aylık bağlanması amacıyla SGK'ya başvuru yapıldığı, SGK tarafından verilen yazı cevabında aylık bağlanamayacağı belirtilerek talebin reddedildiği, ... Batı 3. İş Mahkemesi 2016/825 Esas sayılı dosya kapsamında alınan 25.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporundaki ve %17 oranında meslekte sürekli kazanma gücü kaybı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.

Davalı ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi A.Ş. vekili cevap dilekçesine özetle; davacının uğramış olduğu iş kazasında tüm kusur kendisine ait olduğu, sürekli iş göremezliği olmadığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 14.11.2019 tarihli raporunda ise davacının meslek grubuna göre sınıflandırılması yapılarak 8.GR olduğu tespit edilerek %9 maluliyet oranı belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 14.11.2019 tarihli raporuna vaki itiraz üzerine ATK 2. Üst Kurulu da dairenin tespitini tekrarladığını, 5510 saylı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nın "Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı ve birden çok iş kazası ve meslek hastalığı hali" başlıklı 19 maddesi, İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır hükmünün amir olup, meslekte kazanma gücü kaybı %9 olan davacının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanması mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; ... 3. İş Mahkemesi 2016/825 Esas sayılı dosyası içinde bulunan Adli Tıp Kurumu raporları, SGK Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin sağlık kurulu kararı ve olayın oluş şekline göre gerçekleşen kazanın 5510 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca iş kazası olduğu, kazadan dolayı davacının %17,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edildiği dosya kapsamı ile sabit olduğundan davanın kısmen kabulüne, davacının 27.08.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasındaki meslekte sürekli kazanma gücü kaybı oranının %17 olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği, davacıya sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanması talebine ilişkin olarak ise Mahkemenin maluliyet oranının tespiti kararının kesinleşmesinden sonra davacının iş göremezlik bağlanması için SGK'ya yapacağı başvurunun SGK tarafından reddedilmesi halinde bu taleple ilgili dava açması gerektiği, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 inci maddesine 3 üncü fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlendiği, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun'un 7/3 maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, şu aşamada dava şartı yokluğundan fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının 27.08.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasındaki meslekte sürekli kazanma gücü kaybı oranının %17 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum Yüksek Sağlık Kurulu kararının kesin olarak maluliyet gerekmediğini belirttiği, YSK ile ATK kararları arasında çelişki oluştuğu, eksik inceleme ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2010 gün ve 10-390 / 449 sayılı kararında da belirtildiği şekilde, çelişkinin Adli Tıp Kanunu'nun 15 inci maddesi gereği Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gerektiği, çelişkinin Yüksek Sağlık Kurulu ile Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalından alınan sağlık kurulu arasında çıkması halinde de, amacın uyuşmazlığı en geniş katılımlı bir kurul kararı ile sona erdirmek, yeni çelişkilerin ortaya çıkıp uyuşmazlığı çözümsüzlüğe itmeyi engellemek olduğu dikkate alındığında, Adli Tıp Genel Kuruluna başvurulmalı ve alınacak raporla (maluliyet başlangıç tarihi de belirtilmek suretiyle) uyuşmazlık sona erdirilmesi gerektiği, 6754 sayılı Kanunun 30 ncu maddesi ile değişik Adli Tıp Kurumu Kanunu 30 uncu maddesi ile başlıkta bulunan “Genel Kurulunun” ibaresi “Üst Kurullarının” ve birinci fıkrasında yer alan “Genel Kurulu” ibaresi “Üst Kurulları” şeklinde değiştirilmiş, yapılan değişiklikle birlikte Adli Tıp Genel Kurula yapılacak itirazların üst kurullara yapılması gerektiği, yukarıda öngörülen prosedür çerçevesinde yöntemince alınan ve birbiriyle uyumlu raporlara göre karar verildiğinden davanın kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 16, 19 ve 58 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.