WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/12192 E.  ,  2024/703 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/39 E., 2023/44 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki sahte sigortalılığa dayalı yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçelerinde özetle; davalı borçlu hakkında Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4450 sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibinin borçlunun haksız itiraz ile sürüncemede bırakıldığı, 4.4120.010.01.105463.13 sicil sayılı dosyada işlem gören ...'e ait inşaat iş yerinin sahte olduğunun Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu'nun 21.01.2011 tarih ve 51 sayılı raporu ile tespit edildiğinden sahte iş yerinden Kuruma bordro edilen sahte sigortalı ve hak sahiplerine yapılan sağlık giderlerinin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesine istinaden hesaplandığı, bildirim süresinde kendisine ve hak sahiplerinin kullanımına sunulan sağlık karnelerinin yersiz kullanıldığı iddiasıyla Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4450 Esas sayılı dosyası ile başlatılmış olan icra takibine davalının yapmış olduğu yersiz itirazın iptaline ve borçlunun %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; denetim raporunda sigortalının kasıt ve kusurunun araştırılması gerektiğinin belirtildiği, müfettişe dahi davalının beyanda bulunmadığı, işçileri sorgulamadan işyerinin sahte olduğuna karar verilemeyeceği, işe giriş bildirgesinde sigortalının imza atmadığı, başka bir işçiye karşı açılan davanın reddedildiği ve kesinleştiği, Kurumun denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalının fiilen çalıştığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.12.2013 tarihli ve 2012/340 Esas, 2013/482 Karar sayılı kararı ile davalının ...'e ait 1057631 sicil sayılı işyerinde 22.01.2007 - 31.08.2008 döneminde sigortalı gösterildiği, çalışılan bir işyeri bulunmadığı, sigortalılığın fiili çalışmayı yansıtmaması sebebiyle Kurumca iptal edildiği, 31.07.2007 - 13.07.2008 döneminde yapılan 1.656,97 TL sağlık harcaması ile 485,84 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, eylemin haksız fiil olduğu, asıl alacak miktarının davalı tarafça tespiti mümkün bulunduğundan % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerekeceği, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 45 inci maddesinin uygulanma yeri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Mersin 2 İcra Müdürlüğünün 2011/4450 esas sayılı takip dosyasında 1.656,97 TL asıl alacak ile 481,84 TL işlemiş faize yapılan itirazların iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına asıl alacağın %20 si olan 331,40 TL icra inkar tazminatının davalı tarafından alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 17.12.2013 tarihli ve 2012/340 Esas, 2013/482 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemiz tarafından 27.11.2014 tarihli ve 2014/3548 Esas, 2014/24846 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...Dava dışı işveren ...’e ait .... sicil numaralı özel bina inşaatı niteliğindeki işyeri hakkında davacı Kurumca yapılan denetim ve soruşturma üzerine işyerinin sahteliği belirlendikten sonra diğer sigortalılar ile birlikte davalının da 22.01.2007 – 31.01.2008 tarihleri arasındaki bildirimleri iptal edilerek yersiz karşılandığı gerekçesiyle 31.07.2007 – 13.07.2008 dönemine ait sağlık hizmet giderlerinin yasal faiziyle birlikte geri alınması için icra takibi başlatıldığı, 7 günlük yasal süresinde takibe itiraz edilmesi üzerine açılan işbu davada mahkemece, asıl alacak aynen benimsenip faiz yönünden istem kısmen hüküm altına alınmıştır.

Gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilen sigortalılık sürelerine ilişkin davanın yasal dayanaklarından biri 506 sayılı Kanun’un 79/10. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Diğer taraftan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüş olup 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle, söz konusu 2. fıkrada yer alan 'yüzde kırkından' ibaresi 'yüzde yirmisinden' şeklinde değiştirilmiş, ayrıca 67. maddeye 'Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.' sözcüklerini içeren fıkra eklenmiştir. 2004 sayılı Kanun’a 6352 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 10. maddede ise bu Kanun’un ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edileceği belirtilmiş olmakla şu durumda, anılan yasal düzenlemeler karşısında icra takip tarihi esas alınarak 67. maddedeki değişikliklerin 05.07.2012 tarihinden itibaren başlatılan icra takipleri hakkında uygulanması gerektiği açıktır.

Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, 20.01.2011 gün ve 2011/48 sayılı, 21.01.2011 gün ve 2011/51 sayılı Kurum raporları ile işyeri sicil dosyası getirtilmeli, işveren....., muhasebeci ...., bildirimleri iptal edilen sigortalılar hakkında ceza soruşturması bulunup bulunmadığı ve bu konuda Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2010 tarih ve 2010/656 numaralı iddianamesiyle açılan ceza davasının sonucu araştırılmalı, anılan dava dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerin örnekleri eldeki dosya içerisine konulmalı, işyerinin varlığı, Kurum, ilgili Belediye ve Mal Müdürlüğü kayıtlarından yöntemince irdelenmeli, yapılan iş, işin ne şekilde, nasıl, nerede yapıldığı konusunda davacının beyanı alınmalı, varsa ifadeleri Kurum işlemine dayanak kılınan kişilerin, bildirimleri iptal edilmeyen sigortalıların, aynı çevrede faaliyet yürüten işveren ve çalışanların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bildirimlerin geçersizliği yönündeki Kurum işleminin iptali ile zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti yönünde davalı tarafından açılan dava varsa her iki dava arasındaki bağlantı ve birleştirme konusu değerlendirilmeli, 506 sayılı Kanun’un hastalık sigortası hükümlerinin yer aldığı 32 – 40. maddeleri dikkate alınmalı, özellikle, bildirimleri geçersiz kabul edilen diğer sigortalılar hakkında açılan davalarda Dairemizce, Mersin 1. İş Mahkemesi’nin 11.09.2013 gün ve 158/346 sayılı kararının 07.03.2014 tarih ve 22010/4995 numaralı ilamla, Mersin 3. İş Mahkemesi’nin 21.03.2013 gün ve 502/116 sayılı kararının 11.09.2014 tarih ve 14139/17198 numaralı ilamla, Mersin 1. İş Mahkemesi’nin 26.09.2013 gün ve 116/387 sayılı kararının 11.09.2014 tarih ve 23262/17199 numaralı ilamla, Mersin 1. İş Mahkemesi’nin 26.09.2013 gün ve 117/388 sayılı kararının 24.10.2014 tarih ve 23261/20559 numaralı ilamla bozulmuş olması dikkate alınarak anılan davalardan delil olarak yararlanılmalı, toplanan tüm kanıtlardan elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, 05.07.2012 tarihinden önce başlatılan icra takibi hakkında icra inkar tazminat oranının %40 yerine %20 olarak benimsenmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda mahkemece araştırmalar yapıldığı, tanıklar dinlendiği, davalı asilin beyanı alındığı, ayrıca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/353 Esas sayılı dosyada da şirket çalışanları ile SGK arasındaki çalışmaları arasında hukuki ihtilaf olduğu, davalının suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle hakkında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, davalının Kuruma (davacıya) bildirim yapılan iş yerinde fiilen çalışmadığının davalı asilin beyanıyla doğrulandığı, ayrıca davalının dava konusu iş yerinde veya aynı dönem başka bir iş yerinde çalışması ile ilgili açtığı bir hizmet tespit davası olduğuna dair dosyada delil olmadığı, davalının davacı Kurumun sağlık yardımından yararlanması için yararlanma tarihinden önceki 1 yıl içerisinde 120 gün sağlık sigortası primi ödemiş olması gerektiği, ancak davalının davaya konu sağlık yardımlarının yapıldığı dönemde ve öncesindeki hizmet dönemine göre sağlık yardımından yararlanması için yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul - kısmen reddi ile Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4450 Esas sayılı takip dosyasında 1.656,97 TL asıl alacak ile 481,84 TL işlemiş faize yapılan itirazı iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 40 oranında olan 661,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının kastı ve kusuru olmadığından yersiz ödemelerden sorumluluğunun bulunmadığı, işe giriş bildirgesine bir başkasının imza attığı, sigorta belgelerinin düzenlenmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı, yapılan ödemelerin 5510 sayılı Kanun'un Geçici 45 inci maddesi uyarınca istenmesinin mümkün olmadığı, ceza dosyasında beraat ettiği, Kurumu zarara uğratma kastının olmadığı, müfettişin davalının beyanını dahi almadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sahte sigortalılığa dayalı yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 32 ve 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.