10. Hukuk Dairesi 2023/12051 E. , 2024/971 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/44 E., 2023/61 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/651 E., 2021/359 K.
Taraflar arasındaki Esnaf Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.04.1993-04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum işleminin yasa ve mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, sigortalı olarak kayıt ve tescilinin şirket ortaklığı nedeniyle 12.12.2000 tarihinde kayıtlara intikal eden giriş bildirgesine göre yapıldığı ve yürürlükte bulunan 619 sayılı KHK ‘nin iptal edildiği ve 4956 sayılı Kanun hükümleri uygulama imkanı olmadığı ve en son düzenleme olan 3165 sayılı Kanun'la değişik 1479 sayılı Kanun'un uygulanması ve Yargıtay HGK içtihatında belirtildiği gibi sigortalılık başlangıcının vergi kaydının başlangıç tarihi olan 09.04.1993 tarihi olması gerektiği ve sonrasında 09.04.1993–03.10.2000 tarihleri arası sigortalı sayılması gerektiği anlaşılmış olup, davanın kabulüne davacının 09.04.1993-03.10.2000 tarihleri arasındaki sürede 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, davacının 7256 sayılı Kanun'dan yararlandırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının limited şirket ortaklığı her ne kadar 06.03.1993 tarihinde başlamış olsa da, amir hüküm gereği sigortalının başlangıç tarihinin 3165 sayılı Kanun ile değişik 24 üncü maddesi kapsamında zorunlu 4/b (Bağ-Kur) sigortalılığının geçerli sayılmasının yürürlükteki Kanun hükümlerine göre mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf yoluna başvuru nedenleri ile aynı gerekçelerle kararın kaldırılması gerektiğini belirtilerek; davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Esnaf Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 24, 25, 26, geçici 18 inci ve 5510 sayılı Kanun Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 8 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!