WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2022/5156 E.  ,  2024/797 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1889 E., 2022/488 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/240 E., 2021/136 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 17.04.2018 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkile atfı kabil bir kusurun bulunmadığını, davacının zararı ile müvekkil şirket arasında uygun illiyet bağı nedensellik de mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının yaralanması emire ve talimatlara aykırı şekilde tüm sorumluluğu üzerine almak suretiyle hareket etmesi nedeniyle meydana geldiğini, davacıya işin güvenli şekilde yapılması amacıyla verilen talimatlara aykırı hareket ettiğini, özensiz ve dikkatsiz şekilde hareket ile yaralandığını, davacının kendisine verilen tüm talimat ve yasaklara aykırı şekilde çalışma alanında kendisine talimat verilmediği halde hareket ederek yaralanma olayının meydana geldiğini, davacıya ait şahsi sicil dosyası celp edildiğinde; davacının koruyucu malzemeleri kullanma taahhüdünün imzalanmış olduğunu, davacıya İş Sağlığı ve Güvenliği Temel Eğitimi verildiğini, kendisine iş sağlığı ve güvenliği kurallarının tebliğ edildiğini, talimatlarda imzasının bulunduğu nazara alındığında objektif olarak müvekkili şirketten beklenen azami özenin gösterildiğini, buna karşın davacı işçinin işyeri güvenlik talimatlarına aykırı şekilde ve kendi inisiyatifinde hareket ederek kazaya sebebiyet verdiğini, meydana gelen yaralanma sonucunda davacı da herhangi bir uzuv kaybı meydana gelmediğini ve meslekte kazanma gücünden bir kaybının olması da söz konusu olmadığını, davacının hiçbir emir ve talimat olmaksızın kendi sorumluluğunda olmak üzere kendi güvenliğini temin etmeksizin emir ve talimatlara aykırı hareket ile yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket tarafından kendisinden beklenen tüm tedbirleri aldığını, işin güvenli şekilde yapılması için denetim gözetim amacıyla gerekli kontrolleri sağlandığını, davacının yaralanmasında müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 184.223,84 TL maddi tazminatın, 52.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kazada davalının tam kusurlu olduğunu, davacının %47 maluliyeti bulunup tek başına hareket edemediğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu, maddi tazminatın olması gerekenin çok altında olduğunu, pasif dönemin eksik hesaplandığını, %10'luk artışın ekonomik veriler dikkate alındığında olması gerekenden az olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kusur raporuna yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, kazada işçinin tam kusurlu olduğunu, davacının tecrübeli bir çalışan olup çalışmayı kendisinin yönlendirdiğini, kusur raporuna yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan hesap raporu alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK inceleme raporunda davalı işverenin %70, davacının %25 kusurlu bulunduğu, dosyada aldırılan iki ayrı kusur heyet raporunda davalının %60, davacının ise %40 kusurlu bulunduğu, davacının kaza nedeniyle sol femur boyun fraktürü nedeniyle opere edildiği, sonrasında total kalça protezi uygulanıp maluliyetinin %47 olup yardıma muhtaç olmadığının belirlendiği, aldırılan 2 heyet raporunda da davalı işverene işin yapımında yükün sabitlenecek şekilde kaldırılmasını sağlayacak uygun makine ve ekipmanın kullanılmasını sağlamaması nedeniyle %60 kusur verildiği, PMF tablosuna göre davacının 46 yaşında olması dikkate alındığında bakiye ömrün 24 yıl olarak alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, kaza tarihi, kaza nedeniyle oluşan maluliyet, kazada davacının %40 kusurlu olması, ekonomik koşullar ve tazminatın genel ilkeleri dikkate alındığında 52.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

3.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dosya kapsamından, meydana gelen iş kazası neticesinde davacıda oluşan iş göremezlik oranının %47 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacı kazalının %40, davalı işverenin %60 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.

3.Dava niteliği itibariyle SGK tarafından karşılanmayan maddi ve manevi tazminatın giderilmesi istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, maddi tazminat miktarının hesabı açısından, sigortalı işçinin kaza tarihindeki yaşına göre, bakiye ömür tablosu gereğince tespit olunacak olası bakiye ömrü esas almak, sigortalının 60 yaşına kadar aktif hesap devresi içerisinde bulunduğu gözetilerek sigortalının işveren nezdinde asgari ücrete oranla aldığı ücret belirlenerek aktif devre boyunca bu oran üzerinden hesap yapmak, 60 yaşından itibaren ise davacının pasif hesap devresi içinde bulunacağını dikkate alarak asgari geçim indirimi dışlanmış asgari ücret üzerinden hesap yapmak, öte yandan bilinen dönem ücretini belirledikten sonra bilinmeyen dönem hesabında da sigortalının hak kazacağı ücretin tespiti açısından arıtırım ve iskontolama yöntemiyle sigortalının bilinmeyen devre dönemi için hak kazanabileceği ücreti bilinen dönem için olduğu gibi her yıl için ayrı ayrı belirlemek, bu şekilde hesap edilecek maddi tazminat alacağından sırasıyla davacı kusuru ve tespit olunan sürekli iş göremezlik oranında indirim yapmak akabinde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci maddesi hükmü gözetilerek Kurumca davacıya geçici iş göremezlik döneminde yapılan ödeme ile yine Kurumca tespit olunan sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin, rücuya kabil kısımlarını tazminat alacağından tenzil etmek suretiyle davacının hak kazanabileceği maddi tazminat alacağını hesaplamaktan ibarettir.

4.Somut olayda Mahkemece hükme esas alınan 28.02.2021 tarihli hesap bilirkişisi raporunda bakiye ömür tespiti yönünden PMF Yaşam Tablosunun esas alındığının anlaşıldığı, ancak her ne kadar bakiye ömrün tespitinde Dairemizce kabul görmeyen PMF Yaşam Tablosu (bakiye ömür tablosu) esas alınmış ise de; bu hususa ilişkin açık temyiz bulunmadığından, bozma nedeni olarak kabul edilememiştir.

5.Öte yandan, hükme esas alınan 28.02.2021 tarihli hesap bilirkişisi raporunda bakiye ömür tespiti yönünden eksik hesaplama yapıldığı ve giderek pasif dönem sonu yönünden hatalı sonuca varılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

6.Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş; davacının maddi tazminatının hesabı noktasında davacının bakiye ömrünü doğru belirlemek, bu hesap raporunda esas alınan ve Mahkemece kabul gören diğer verileri gözetmek, Kurumca bağlanan gelir ve ödeneğin tenzili noktasında da davalı kusuruna isabet eden miktarı esas almak suretiyle davacının maddi tazminat alacağını belirletmek, davacının talebini ve usuli kazanılmış hakları da gözeterek maddi tazminat istemi hakkında bir karar vermekten ibarettir.

7.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı vekillerinin hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2.Davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz istemleri nedeniyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,

4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.