10. Ceza Dairesi 2023/481 E. , 2024/15799 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2958 E., 2022/134 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2019/220 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/2958 Esas, 2022/134 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesinin ihlal edildiğine, 2. Suç işleme kastının bulunmadığına, 3. Suçun kanuni tanımındaki maddi unsurlarını bilmediğinden, hakkında "hata" hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan 11.05.2019 tarihli olay tutanağının, 12.05.2019 tarihli tutanağın, 5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi uyarınca düzenlenmiş bilirkişi raporlarının, yurt dışına giriş çıkış kayıtlarının, araç ruhsat bilgilerinin, uzmanlık raporunun içerikleri ile sanığın aşamalardaki savunmaları ve tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin mahkeme huzurundaki yeminli beyanları birlikte değerlendirildiğinde, 11.05.2019 günü Türkiye'ye giriş yapmak üzere İpsala Gümrük sahasına 16 ADT ... plaka sayılı kiralık araçla gelen sanığın, aracın bagajında uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddelerin görülmesi üzerine, X-ray taramasına yönlendirildiği, tarama neticesinde araçta üç adet şüpheli yoğunluk tespit edilerek, arama köpeği marifetiyle yapılan aramada aracın bagajının sağ kısmındaki döşemenin altındaki doğal boşlukta 2 paket halinde ve bagajdaki sanığa ait valizin içinde 8 paket halinde daralı 10.286 gram esrarın ele geçtiği, sanığın 12.05.2019 tarihli tutanak içeriğine göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi üzerine, kendisine eşyaları Kosova'da teslim eden kişilere, bu eşyaları teslim edeceği kişileri öğrenmek üzere, snapchat uygulaması üzerinden mesaj atmasının sağlandığı, ancak mesaja karşılık verilmediği, sanığın aşamalarda, söz konusu uyuşturucu maddelerin, haklarında savunmaları alınamadığından ayırma kararı verilen sanıklar ... ve ... tarafından araca konulduğunu, ancak kendisinin konulan eşyaların uyuşturucu madde olduğundan haberdar olmadığına ilişkin savunmada bulunduğu, sanığın telefonu üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre, shapchat uygulaması üzerinden 11.05.2019 tarihinde çok sayıda görüşme yaptığı hkruzei2 HH olarak kayıtlı kişinin, diğer sanık ... Krueezi olabileceği, ancak söz konusu görüşmelerin içeriklerinin tespit edilemediği, aynı uygulama üzerinden diğer sanık ... ile görüşmesinin bulunmadığı olayda, sanık ...'in, aşamalardaki çelişkili savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı bulunması, uyuşturucu maddelerin, gümrük memurlarına beyan aşamasından sonra, gümrük sahasında ele geçirilmiş olması da dikkate alındığında, eylemin tamamlanmış "uyuşturucu madde ithal etme" suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere ve uyuşturucu madde miktarına göre temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, sanığın en az üç kişi ile aynı yönde hareket ederek atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmadığı, sabıkasız geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle 1/6 oranında takdiri indirim yapıldığı, sanık ...'in diğer sanıklar ... ve ...'ın suça konu uyuşturucu maddenin bulunduğu valizi, içinde yiyecek olduğunu söyleyerek Bursa'daki akrabalarına götürmesi için kendisine teslim ettiklerini belirtip, adı geçenlerin kimlik bilgilerini bildirerek, kimlik tespitini sağlamış ise de, sanık ...'in soyut beyanı dışında yakalanmayan diğer sanıkların, karar tarihindeki delil durumuna göre yakalanmaları durumunda suçu inkar etmeleri halinde, atılı suçu işlediklerine dair dosyada yeterli delilin mevcut olmadığı, ayrıca ileride değişecek delil durumuna göre adı geçenler hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu takdirde, sanık ... hakkında yargılamanın yenilenmesi yoluyla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği göz önüne alınarak, sanık hakkında koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda,
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün, hak yoksunluklarına karar verilirken 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin gözetilmemesi ve adli emanette bulunan uyuşturucu madde dışındaki materyallerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere edilmesi nedenleriyle söz konusu hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamına göre Türk vatandaşı olup, olay tarihinde sınır kapısından Türkiye'ye giriş yapan sanığın, kullandığı aracın bagaj kısmındaki döşemenin altındaki doğal boşlukta ve bagajdaki valizde bulunan 10 paket halindeki daralı 10.286 gram esrardan haberdar olmadığına ilişkin hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilemeyeceği, bu haliyle suçun maddi unsurlarında hataya düştüğünden söz edilemeyeceği anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/2958 Esas, 2022/134 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza
Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!