10. Ceza Dairesi 2023/395 E. , 2024/15874 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/1022 E., 2019/1059 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/1022 Esas, 2019/1059 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 07.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 2021/22596 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139049 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139049 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın evvelce 10.02.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2017 tarihli ve 2017/1228 soruşturma, 2017/40 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin denetim süresi aynı nev’iden suçu tekrar işlediği gerekçesiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Niğde 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2019 tarihli ve 2018/252 Esas, 2019/81 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip denetim süresi içinde kasten yaralama suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanarak sanığın mahkûmiyetine ilişkin Niğde 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2020/255 Esas, 2020/184 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/1660 Esas, 2021/655 Karar sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesi ile bozulduğu ve Niğde 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/1022 Esas, 2019/1059 Karar sayılı kararına konu 02.08.2019 tarihli suç yönünden Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2017 tarihli ve 2017/1228 soruşturma, 2017/40 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği belirtilerek ihbarda bulunulduğu anlaşılmakla,
Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2017 tarihli ve 2017/1228 soruşturma, 2017/40 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında işlendiği anlaşılan 02.08.2019 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak eyleminin kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle ihlal niteliğinde olmadığı gibi 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu
davası açılamayacağı, sanığın gerçekleştirmiş olduğu 10.02.2017 ve 02.08.2019 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 02.08.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2019 tarihli ve 2019/6179 Soruşturma, 2019/2890 Esas, 2019/2463 sayılı iddianamesi ile, Niğde 1.Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Niğde 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.12.2019 tarihli ve 2019/1022 Esas, 2019/1059 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B. Dosya arasında bulunan Niğde 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/258 Esas ve 2021/244 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 10.02.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2017 tarihli ve 2017/1228 soruşturma, 2017/40 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz süresi ve merciinin gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 27.04.2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği,
2. Şüphelinin 17.04.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2018 tarihli ve 2018/3954 Soruşturma, 2018/3417 Esas, 2018/2872 Karar sayılı iddianamesi ile Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2019 tarihli ve 2018/252 Esas, 2019/81 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 08.03.2019 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 11.03.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Niğde 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2020/255 Esas, 2020/184 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
5. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/1660 Esas, 2021/655 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle "hükmün bozulmasına" karar verildiği,
6. Bozmadan sonra, Niğde 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/258 Esas, 2021/244 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının, 17.07.2021 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, kanuna uygun şekilde verilmesi ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinden sonra itiraz süresinin geçmesi ile kesinleşeceği, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı,
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlal sebebi sayılmakta, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Somut olayda, sanığın incelemeye konu 02.08.2019 tarihli eylemi nedeniyle, hakkında daha önce aynı nev'i suçtan kamu davası açıldığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonucunda, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/1022 Esas, 2019/1059 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın tebliğinin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği ve yapılan yargılama sonunda Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/258 Esas, 2021/244 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının durmasına karar verildiği, dolayısıyla inceleme konusu davada, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açılamayacağı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/258 Esas, 2021/244 Karar sayılı durma kararından sonra dosyanın Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/6600 Soruşturma sırasına kaydedildiği anlaşıldığından, inceleme konusu 02.08.2019 tarihli suç, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceğinden kovuşturma şartının bu dava yönünden
gerçekleşmeyeceği gözetilerek, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesince soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılarak, soruşturmanın devam etmesi halinde 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilerek Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/6600 sayılı soruşturma dosyasında değerlendirilmek üzere gönderilmesi, soruşturma sonucunda kamu davası açılmış olması halinde ise yine "düşme" kararı verilerek 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında mahkemesince değerlendirilmek üzere mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/1022 Esas, 2019/1059 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!