10. Ceza Dairesi 2023/19007 E. , 2024/15797 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3282 E., 2023/3644 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
2. Sanıklar müdafileri ve sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2018 tarihli ve 2018/187 Esas, 2018/167 Karar sayılı kararı ile İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/255 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/255 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2019 tarihli ve 2018/255 Esas, 2019/465 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 1. Sanık ...'ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 2. Sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü, 52 nci , 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 30 yıl hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/540 Esas, 2020/1924 Karar sayılı kararı ile, 1. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/540 Esas, 2020/1924 Karar sayılı kararının, sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.07.2023 tarihli ve 2020/20342 Esas, 2023/6115 Karar sayılı kararı ile; "1. Kabul edilebilir temyiz başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin yapılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan sabit görülen eylemler delilleri ile birlikte gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule ve uygulamaya göre de; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmasına esas alınan 17.11.2017 tarihli olayda, Bölge Adliye Mahkemesince "Tape görüşmelerinin buluşma ve yer teminine ilişkin olduğu, SSÇ ile yanında bulunan kişilerin üzerinde ve olay yerinde ele geçirilmiş herhangi bir uyuşturucu maddenin bulunmadığı, tüm delil durumuna göre SSÇ'nin atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı" belirtilmek suretiyle delil değerlendirilmesi yapılarak 17.11.2017 tarihli eylemin sabit görülmediği; ayrıca "sanık ...'ün 08.11.2017 tarihli sabit olan eyleminde, yaşı küçük tanık ...'e uyuşturucu satması nedeni ile hakkında 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesine göre temel cezasının belirlenmesi gerektiği" tespit edilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmünün duruşma açılmaksızın kaldırılmasına ve yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmasına karar verilmişse de; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre Bölge Adliye Mahkemelerince ancak "Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hallerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" duruşma açılmaksızın karar verilebileceğinden, "sanık hakkında şahsi nedenlere bağlı indirim sebebi veya şahsi cezasızlık sebebi olmayan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç
hükümlerinin uygulanmaması" hususunda karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra takdir hakkı kullanılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılıp, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olup; sanık ... hakkında duruşma açılarak yapılacak yargılamanın sonucuna göre, sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması," nedenleriyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/3282 Esas, 2023/3644 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 1. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığına,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, 2. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığına,
C. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemlerin sabit olmadığına, sanığın iştirak iradesinin bulunmadığına, 2. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ve 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığına, 3. Takdiri indirim yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda;
Dosya kapsamında yer alan istihbari raporun, iletişimin tespiti kararlarının, iletişimin tespiti tutanaklarının, fiziki takip ve olay tutanaklarının, uzmanlık raporlarının içerikleri, teşhis tutanakları ile tanık ...'in aşamalardaki beyanı, haklarında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanıklar ... ve ...'ın aşamalardaki beyan ve teşhisleri, sanıklar ... ve ... ile hakkındaki mahkûmiyet hükmü istinaf edilmeksizin kesinleşen temyiz dışı sanık ...'nın aşamalardaki savunmaları birlikte değerlendirildiğinde,
Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yaptığı, öncesinde sanık ...'den uyuşturucu madde satın alan sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'nın, sonrasında sanık ... adına uyuşturucu madde satmaya başladıkları, sanık ...'in, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ya uyuşturucu verip satmalarını istediği, satmaları karşılığında bazen sanıklara ücretsiz olarak uyuşturucu madde verdiği, bazen ise para verdiği, sanık ...'in zaman zaman doğrudan uyuşturucu madde sattığı, ancak çoğunlukla kendisini uyuşturucu madde satın almak için arayan şahısları diğer sanıklara yönlendirdiği, temyiz dışı sanık ...'nın, sanık ...'den satmak için aldığı uyuşturucu maddelerin bir kısmını yine satması için sanık ...'e verdiği, sanık ...'ün, doğrudan sanık ...'den ve sanık ... adına temyiz dışı sanık ...'dan aldığı uyuşturucu maddeleri satıp parasını bu şahıslara verdiği, bazen de uyuşturucu madde alıcılarını sanık ... ile buluşturarak alışverişin yapılmasını sağladığı, sanıkların bu şekilde uyuşturucu madde satışı yaptıklarına ilişkin bir çok telefon görüşmesinin mevcut olduğu, dosya kapsamına göre sanık ...'in doğrudan uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddia edilen 07.11.2017 tarihli eylemin ve sanıklar ..., ... ve temyiz dışı sanık ...'nın birlikte uyuşturucu ticareti yaptıkları iddia edilen 17.11.2017 tarihli eylemin sabit olmadığının anlaşıldığı, 08.11.2017 tarihli olayda, suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olan ... ve sanık ...'ün uyuşturucu madde alışverişi için telefon görüşmesi yapmalarının ardından buluşacakları tespit edilerek, yapılan fiziki takipte, sanık ... ile tanıklar ... ve ...'nın birlikte görüldüğü ve ...'in kolluk görevlilerini görünce ...'den temin ettiği sigara paketi içindeki 0,8 gram esrarı yere atıp kaçtığının tespit edildiği; 15.11.2017 tarihli birinci olayda, tanık ...'in, uyuşturucu madde temin etmek için ilk olarak sanık ...'i aradığı, ...'in de tanığa temyiz dışı sanık ...'nın numarasını söyleyip, uyuşturucu madde satın alması için ...'ya yönlendirdiği, bunun üzerine aynı gün tanık ...'in, sanık ...'yı aradığı ve uyuşturucu madde alışverişi için buluşmayı kararlaştırdıkları, buluşma yeri çevresinde yapılan fiziki takip sonrası tanık ...'in bulunduğu araç durdurulduğunda, tanığın, sanık ...'dan temin ettiği 1,15 gram esrarın ele geçtiği; 15.11.2017 tarihli ikinci olayda, tanık ...'ın,
uyuşturucu madde temin etmek için ilk olarak sanık ...'i aradığı, ...'in de tanığa temyiz dışı sanık ...'nın numarasını söyleyip, uyuşturucu madde satın alması için ...'ya yönlendirdiği, bunun üzerine aynı gün tanık ...'ın sanık ...'yı aradığı ve uyuşturucu madde alışverişi için buluşmayı kararlaştırdıkları, buluşma yeri çevresinde yapılan fiziki takip sonrası tanık ...'ın bulunduğu araç durdurulduğunda, tanığın, sanık ...'dan temin ettiği 2,5 gram esrarın ele geçtiği;
Buna göre, 08.11.2017 tarihli olay yönünden sanık ...'ün eylemi gerçekleştiren durumunda olup, sanık ...'in ve temyiz dışı sanık ...'nın, öncesinde sanık ... ile birlikte hareket etmeleri ve ona satması için uyuşturucu madde vermeleri nedeniyle, sanık ...'ün eylemine iştirak ettiklerinin sabit olduğu; 15.11.2017 tarihli iki ayrı olay yönünden, temyiz dışı sanık ...'nın, uyuşturucu maddeyi tanıklar ... ve ...'a ayrı ayrı sattığı anlaşılmakla birlikte, temyiz dışı sanık ...'nın, sanık ... adına uyuşturucu madde satması ve sanık ...'in olay öncesinde kendisini arayan tanıkları, uyuşturucu madde almaları için temyiz dışı sanık ...'ya yönlendirmesi nedeniyle sanık ...'in bu iki eyleme de iştirak ettiğinin sabit olduğu,
Sanık ... hakkında, sabit görülen 08.11.2017 tarihli eylem yönünden, sanığın uyuşturucu madde sattığı tanık ... on sekiz yaşından küçük olduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, üç sanığın aynı yönde birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından, aynı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca arttırım yapıldığı, sanık ...'ün suçun işlendiği tarihte 15-18 yaş aralığında olması nedeniyle aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; beyanı ile kendisinin ve suç ortaklarının suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği anlaşıldığından, aynı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapıldığı, fiilden sonraki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak takdiri indirim uygulandığı,
Sanık ... hakkında sabit görülen 08.11.2017 ve 15.11.2017 (iki ayrı eylem) tarihli eylemler yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, 08.11.2017 tarihli olayda, sanık ...'in, sanık ...'ün uyuşturucu madde sattığı tanık ...'in on sekiz yaşından küçük olduğunu bildiği sabit olmadığından, hakkında aynı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanmadığı, 08.11.2017 tarihli olay yönünden üç sanığın aynı yönde birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından, aynı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca arttırım yapıldığı, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla uyuşturucu madde satışı gerçekleştirildiğinden zincirleme suç hükümlerine göre 1/4 oranında arttırım yapıldığı, sanığın fiilden sonraki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak takdiri indirim
yapılmadığı ve adli sicil kaydındaki ilama göre tekerrür hükümlerinin uygulandığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, sanıklar arasındaki iştirak iradesinin varlığına, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/3282 Esas, 2023/3644 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!