10. Ceza Dairesi 2023/14604 E. , 2024/15915 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/41 E., 2013/57 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli ve 2011/93 Esas, 2011/1132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Kararın 20.01.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 23.01.2012 tarihli ek kararı sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 31.05.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
D. Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2013 tarihli ve 2012/784 Esas, 2013/408 sayılı ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, sanığa yapılan tebliğin usulüne uygun olduğundan “temyiz talebinin reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, mağduriyetinin giderilmesi için ek kararın temyizi talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan tedavi ve hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, kararın 20.01.2012 tarihinde kesinleştiği, sanık hakkında mahkemece verilen kararın infazı sırasında yapılan denetimlerde Denizli Devlet Hastanesinin 08.05.2012 ve 19.06.2012 tarihli idrar sonuçlarıyla sanığın uyuşturucu madde kullandığının belirlendiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymayarak uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiği tüm dosya kapsamıyla anlaşıldığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
23.05.2013 tarihli sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edildiği ve sanık tebliğ tarihinde Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından tebliğ tarihinin öğrenme ve temyiz isteminin süresinde olduğu ve sanığın temyiz isteminin reddine ilişkin 11.12.2013 tarihli ek kararın yerinde olmadığı anlaşıldığından ek kararın kaldırılması ile 23.05.2013 tarihli kararın sanığın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanığın, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne kanun yararına bozma talebinde bulunması üzerine, Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2015 tarihli kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilerek kararın bozulması yönünde Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.06.2022 tarihli görüşünün dosya arasında bulunduğu, bahsi geçen karara ilişkin kanun yararına bozma kararının verilmediği görülmekle, ayrıca bahsi geçen ve sanığın yokluğunda verilen kararın tebliğin de usulsüz olduğu bu nedenle kesinleşmeyen karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden yapılan incelemede;
A. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 25.05.2013 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2013 tarihli ve 2012/41 Esas, 2012/57 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un
223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!