WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/4008 E.  ,  2024/15686 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2427 E., 2019/230 K.
SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma, 2. Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin düzeltilerek onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/46 Esas, 2018/94 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesi delaletiyle, 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/2427 Esas, 2019/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (sanık lehine), katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile,
1. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
23.09.2016 günü kolluk görevlilerince rutin devriye görevini ifa ederken, bir aracın görevlileri fark ederek süratli biçimde ve ani hareketler ile sol şeritten sağ şeride geçmeye çalıştığı, kolluk görevlilerince sanık ...'in sevk ve idaresindeki, ön yolcu koltuğunda ise hakkında verilen beraat hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ...'ın bulunduğu kiralık (14 ...) plakalı aracın durdurulduğu, sanıkların tedirgin ve şüpheli hareketleri nedeniyle araçta yapılan aramada, bagaj kısmında naylon beyaz poşet içerisinde kişisel kullanım sınırının çok üzerinde çok sayıda MDMA etken maddeli tabletler ele geçirildiği olayda, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanık ...'in katılan ...'nin ehliyetini kullanmak suretiyle katılan hakkında soruşturma başlatılmasına ve birtakım işlemler yapılmasına neden olduğu anlaşıldığından, sanığın başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu işlediği sabit olup eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 268 nci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, sanığın kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönmüş olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında 3/4 oranında indirim yapılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden ilk derece mahkemesince uygulanan teşdit oranının fazla olması, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu yönünden ise sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,

değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde A ve B numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/2427 Esas, 2019/230 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından sanık hakkında kurulan hükümlerin,
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerinin çıkarılması ve yerlerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.